Content area
Full text
Özet
Birçok kanser hastasinda tümörün ya da metastazlarinin invazyonu ya da kompresyonundan kaynaklanmayan belirti ve bulgular görülmektedir. Tümörün varligi ile iliskili olarak çesitli organ ve sistemlere ait olabilen bu "uzak" etkiler "paraneoplazi" veya "Paraneoplastik sendrom" basligi altinda incelenmektedir. Paraneoplaziler siklikla tümör hücrelerince üretilen bazi hormonlar, peptidler ve uzun veya kisa etkili sinyal moleküllerine bagli olarak ya da tümör-iliskili antijenlerle immun reaksiyonlar sonucu gelismektedir. Bu makalede paraneoplastik sendromlarin olusum mekanizmalari ve sik görülen paraneoplaziler tartisilmistir. (Türkderm 2013; 47: Özel Sayi 2: 59-64)
Anahtar Kelime: Paraneoplazi, Paraneoplastik sendrom, tümör
Summary
In many cancer patients, various symptoms and signs not due to invasion or compression of tumor and its metastases are observed. These "remote" effects which can perta into various organs or systems are associated with the presence of tumor and examined under the title of "paraneoplasia" or "paraneoplastic syndrome". Paraneoplasias are usually developed through hormones, peptides and long- and short-acting signal molecules produced by the tumoror immunereactions against tumor-associated antigens. Inthisarticle, mechanisms of paraneoplastic syndromes and commonly seen paraneoplasias were discussed. (Turkderm 2013; 47: Suppl 2: 59-64)
Key Words: Paraneoplasia, Paraneoplastic syndrome, tumor
Giris
Kanserli hastalarda ortaya çikan klinik sorunlarin büyük çogunlugu primer tümörün lokal invazyonundan, metastatik lezyonlarin doku ve organlar üzerindeki etkilerinden, infeksiyonlardan ve tedaviyle iliskili yan etkilerden kaynaklanmaktadir. Buna karsin bazi hastalarda bu durumlardan bagimsiz olarak çesitli klinik tablolar görülmektedir. Primer tümörün kendisine veya metastazlarina ait fiziksel etkilerden kaynaklanmayan, ancak tümörün varligina bagimli ve paralel olarak gelisen belirti ve bulgulardan olusan klinik tablo paraneoplazi veya paraneoplastik sendrom (PS) olarak isimlendirilir1. Bu fenomen siklikla tümör hücreleri tarafindan salgilanan hümöral faktörlerle ya da tümör hücrelerine karsi gelisen immun yanitla iliskilidir. Paraneoplaziler varligi bilinen bir tümörün seyri sirasinda ortaya çikabildigi gibi, altta yatan bir tümörün ilk ve tek belirtisi de olabilir ki bu durumda paraneoplazinin tanisi kanserin henüz okkült dönemde, yani erken evrede saptanabilmesi açisindan önemlidir.
Paraneoplazi kavrami ilk olarak 19. yüzyilda ortaya çikmistir. 1890'da Fransiz doktor Auche mide, pankreas ve uterus kanserli hastalarda periferik sinir sistemi tutulumunu tanimlayarak ilk paraneoplazi olgularini bildirmistir2. 1949'da Guichard ve Vigno nmetastatik serviks kanserli bir hastada santral ve periferik nöropatiler saptadiklarinda ilk defa "paraneoplastik" terimini kullanmislardir3. Daha sonra bu hastaya benzer sinir sistemi tutulumu olan üç kanser hastasinin da otopsilerinde medulla spinaliste ve sinir köklerinde tümör hücrelerine rastlanmamasi nedeniyle arastirmacilar...





