Öz: Bu araçtirma, ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlik üzerinde yordayici etkisini incelemek amaciyla yapilmi§tir. Araçtirmada iliçkisel tarama modeli kullanilmiçtir. Araçtirmanin evrenini Malatya il merkezinde 9-12. Sinifta ögrenim görmekte olan ergenler oluçturmaktadir. Örneklemi ise uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 682 ergen oluçturmaktadir. Araçtirmada bilgi toplamak için Genel Bilgi Formu, Sosyal Öz-yeterlik Algisi Ôlçegi ve Duygusal Öz-yeterlik Ôlçegi kullanilmiçtir. Elde edilen verilerin analizinde yapisal eçitlik modeli kullanilmiçtir. Verilerin analizinde SPSS 22 VE LISREL 8.5 programlari kullanilmiçtir. Araçtirmanin sonucunda; sosyal öz-yeterlik algisi ile duygusal öz-yeterlik arasinda anlamli ili§ki oldugu ve sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlik örtük degiçkeni üzerinden duygulari düzenleme, duygularin destekleyici etkisi, duygulari anlama ve duygulari algilama alt boyutlari üzerinde dogrudan veya dolayli olarak anlamli etkilere sahip oldugu ve sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterligin anlamli bir yordayicisi oldugu ortaya çikmiçtir. Ba§ka bir ifadeyle sosyal öz-yeterlik algisi duygusal öz-yeterligi pozitif yönde yordamiçtir.
Anahtar Kelimeler: Ergen, Sosyal Öz-Yeterlik Algisi, Duygusal Öz-Yeterlik, Yapisal Eçitlik Modeli.
Investigation of the Relationship between the Perception of Social Self-Efficacy and Emotional Self-Efficacy in Adolescents Using the Structural Equation Model: A Model Proposal
Abstract: This study was conducted to investigate the predictive effect of the perception of social self-efficacy on the emotional self-efficacy in adolescents. In the study, the relational screening model was used. The population of the study consists of adolescents, studying in 9-12 ongoing classin the Province of Malatya, Turkey. And, the sample consists of 682 adolescents, selected by the convenience sampling method. In the study, a questionnaire, Social Self-Efficacy Perception Scale, and the Emotional Self-Efficacy Scale were used for data collection. The structural equation model was used in the evaluation of the collected data. Data were analyzed using SPSS 22 and LISREL 8.5 programs. As a result of the research, a significant relationship was found between the social self-efficacy perception and emotional self-efficacy, and the perception of social self-efficacy was found to have direct and indirect effects on the emotional orientation, terms of regulation, effect of emotions, understanding and perception of emotions sub-scales through the implicit variable of emotional self-efficacy, and the perception of social self-efficacy was revealed to be a significant predictor of the emotional self-efficacy. In other words, the perception of social self-efficacy predicted the emotional self-efficacy in the positive direction.
Key Words: Adolescent, Social Self-Efficacy Perception, Emotional Self-Efficacy, Structural Equation Model.
1.GÎRΧ
Ergenlik dönemi, bireyin hayatinda birçok açidan degigimler ya§adigi karmagik bir dönem olarak bilinir. Birey bu hassas evrede çocukluk ile yeti§kinlik arasinda geligimini sürdürür. Birey, geli§imin hem hizli hem de yogun oldugu bu evrede bedeninde, duygularinda, davraniglarinda ve dügüncelerindeki degigimlere uyum saglamaya çaligir, bazen de bocalar (Çivilidag, 2013). Hizli bedensel geligimi zamanla ruhsal ve toplumsal geligim izler. Ergen, yeni ve daha olgun iligkilere erigir. Özellikle akranlariyla sosyal iligkiler kurarak sosyal iligki kurma becerileri geligtirir. Erkeksi veya kadinsi sosyal role erigir. Hizli bedensel degigikliklerden dolayi bedenini kabul etmek ve etkili gekilde kullanmak durumundadir. Ailesinden ve çevresindeki kigilerden uzaklagarak duygusal bagimsizliga ulagir. Bedenindeki hizli degigimler nedeniyle birey sikilgan ya da kaygili olabilir. Çogu zaman insanlarin kendilerini anlamadigini dügünür, duygusal dalgalanmalar görülür. Kabul görmek ve begenilmek, akranlariyla özdeglegmek ister (Meggitt, 2012). Erikson'un Kigilik Kuraminda ergenlik dönemi, 'kimlige kargi rol karmagasi' olarak ele alinmig ve bu dönemin kimlik olugumunda önemli oldugu vurgulanmigtir. Bu nedenle birey yardima, destege, dayanigmaya ve igbirligine daha fazla ihtiyaç duyar. Ergenin ailesi ve yakin çevresindeki kigiler ergenin yagamindaki degigimlerden etkilenmeye duyarlidir. Yakin çevresinde aile, arkadag veya yetkin kigiler bulundugunda kendini daha iyi hisseder. Benlik algisinin bir uzantisi olarak "Ben Kimim?" sorusunu sorar ve aile hayatina hazirlanabilir (Bacanli, 2013; Kutlu, 2005; Köknel, 1999).Öz-yeterlik algilari, bireylerin belirledikleri amaçlara ulagmak için ne kadar çaba harcayacaklarini, kargilagtiklari güçlüklerle ne kadar süre yüz yüze kalacaklarini ve bagarisizlik kargisindaki tepkilerini etkiler. Öz-yeterlik algisi yagamin degigik dönemlerinde geligim gösterir; çünkü her bir dönem farkli yeterlikleri gerektirir. Bu süreçte kiginin kendi geligiminin açik analizini yapmasi, onun öz-yeterlik algisini olugturur. Ergenler, yetigkinlik dönemi yaklagtikça hayatin her dönemine iligkin farkli sorumluluklar almak durumundadir. Bu da birçok alanda beceri ve uzmanlagmayi gerektirir (Bikmaz, 2004; Bandura, 1994). Sosyal öz-yeterlik algisi, kigiler arasindaki iligkilerde sosyal yeterligi ayarlamaya yardimci bir faktör olarak degerlendirilir. Sosyal öz-yeterlik bir nevi sosyal özgüven olarak da degerlendirilebilir. Bireylerin sosyal olunmasi gereken durumlar için güvenli davraniglar göstererek saglikli kigiler arasi iligkiler geligtirebilmelerini 832 destekleyen olumlu algiya katki saglar. Duygusal öz-yeterlik ise bireyin birçok durumda uyumlu iglev içinde olabilmesi için duygusal iglevselligin farkli unsurlarini kullanabilme yetenegidir. Duygularin farkinda olma, duygulari anlama, algilama ve düzenleme, kendini motive etme, empati kurabilme, iligki yönetebilme, farkli duygularla baga çikabilme becerilerini kapsar (Southam-Gerow, 2014; Wallace ve Alden, 1997).Duygusal öz-yeterlik, kiginin yagamindaki bagarinin belirleyicisi olarak kendine ait duygulari fark edip tanimasi kontrol edebilmesi ve yagamindaki kigisel motivasyonunu gerçeklegtirebilmesi gibi sosyal yetenek ve becerilerin bir kombinasyonudur (Acar, 2002). Totan, ikiz ve Karaca (2010) ise duygusal öz-yeterligi uyumsal duygusal iglevsellik düzeyini tanimlamak üzere kullanilan bir terim olarak ifade etmigtir. Yüksek düzeyde duygusal öz-yeterlige sahip olan bireylerin akademik ve mesleki performanslarinin yüksek oldugunu, zihinsel ve fiziksel sagliklarinin daha iyi oldugunu ifade etmiglerdir. Sosyal biligsel teorinin önemli kavramlarindan biri olan öz-yeterlik son yillarda aragtirmacilar tarafindan çokça çaligilmigtir. Öz-yeterlik algisinin ergenlerin geligimine önemli katkida bulundugu (Caprara, Barbaranelli, Pastorelli ve Cervone, 2004) ve farkli alanlardaki öz-yeterlik becerilerinin arasinda iligkinin olduguna dair aragtirmalarin (Bandura, Pastorelli, Barbaranelli ve Caprara, 1999; Suldo ve Shaffer, 2007; Willemse, 2008) bulundugu görülmektedir. Yapilan aragtirmalar incelendiginde ergenlerde sosyal özyeterlik algisi ve duygusal öz-yeterlik iligkisinin yapisal egitlik modeli ile incelendigi aragtirmaya rastlanmamigtir. Ayrica bu çaligmanin ilgili alan yazina olumlu katki saglayacagi dügünülmügtür.
Araçtirmanrn Amaci
Bu aragtirmanin amaci, ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlik üzerinde yordayici etkisini incelemektir. Bu genel amaç dogrultusunda agagidaki alt amaçlara yanit aranmigtir.
1. Ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisi duygusal öz-yeterligin anlamli bir yordayicisi midir?
2.Ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisi ile duygusal öz-yeterlikarasinda anlamli bir iligki var midir?
3.Test edilen modelde bagimli degi§kenlerle (duygulari düzenleme, duygularin destekleyici etkisi, duygulari anlama ve duygulari algilama), bagimsiz degi§ken (sosyal öz-yeterlik algisi) ve bagimli degi§ken (duygusal öz-yeterlik) arasinda kismi aracilik etkisine sahip midir?
Ara§tirmada test edilen kuramsal model §ekil 1'de verilmi§tir.
2.YÖNTEM
Bu bölümde ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlik üzerinde yordayici etkisini incelemek amaciyla yapilan araçtirmanin modeli, evren ve örneklemi, veri toplama araçlari, verilerin toplanmasi ve verilerin analizi açiklanmiçtir.
2.1. Araçtirmanin Modeli
Araçtirmada iliçkisel tarama modeli kullanilmiçtir. îliçkisel tarama modeller! iki ve daha çok degiçken arasindaki birlikte degiçim varligini veya derecesini belirlemeyi amaçlayan araçtirma modelleri için kullanildigindan bu tür araçtirmalar için uygun görülmektedir (Tekbiyik, 2014; Karasar, 2006; Cohen, Manion veMorrison, 2000). Korelasyonel araçtirmalarda sadece degiçkenlerin birlikte degiçimleri incelenir. Bu araçtirmada örtük degiçkenler ile yapisal eçitlik modeli kullanilmiçtir. Yapisal eçitlik modeli, gözlenebilen ve gözlenemeyen degiçkenler arasindaki dogrudan ve dolayli etkilerin birlikte analiz edilmesine olanak saglayan bir istatistik yöntemi olup, degiçkenler arasindaki dogrusal iliçkilerin hatadan arinmiç çekilde hesaplanmasina olanak tanimaktadir (Bayram, 2011; Seçer, 2015).
2.2. Evren ve Örneklem
Araçtirmanin evrenini Malatya il merkezinde 9-12. Sinifta ögrenim görmekte olan ergenler oluçturmaktadir. Örneklemi ise evren içerisinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 682 ergen oluçturmaktadir. Katilimcilar benzer sosyoekonomik düzeylere sahip, 14-18 ya§ araliginda, 9-12 sinifa devam eden 682 ergenden (267 erkek, 415 kiz) oluçturmaktadir. Örneklem grubunu oluçturan ergenlerin tüm lise türlerinde (Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Anadolu imam Hatip Lisesi, Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Saglik Lisesi, Spor Lisesi, Tarim Lisesi, Kiz Teknik ve Meslek Lisesi, Turizm Meslek Lisesi, Ticaret Meslek Lisesi, Saglik Meslek Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu Lisesi) ögrenimine devam eden ögrencilerden olu§masina özen gösterilmi§tir. Ara§tirmaya gönüllü olarak katilmak isteyen ögrenciler dâhil edilmiçtir.
2.3.Veri Toplama Araçlari ve Verilerin Toplanmasi
Bu araçtirmada veri toplamak amaciyla Genel Bilgi Formu, Sosyal Öz-yeterlik Algisi Ôlçegi ve Duygusal Öz-yeterlik Ôlçegi kullanilmiçtir.
2.3.1.Genel Bilgi Formu
Ara§tirmaci tarafindan geliçtirilen Genel Bilgi Formu'nda ergenlerin ya§, cinsiyet ve sinif düzeylerine iliçkin sorular yer almaktadir.
2.3.2.Sosyal Öz-yeterlik Algisi Ôlçegi
Sosyal Öz-yeterlik Algisi Ôlçegi, Smith ve Betz (2000) tarafindan geliçtirilmiçtir. Ôlçegin Türkçe'ye uyarlama çaliçmasi Ôzbay ve Palanci (2001) tarafindan yapilmiçtir. Ôlçek üniversite ögrencileri ve ergenlerin geniç bir sosyallik tanimlamasi içerisinde sosyal öz-yeterlik algilarini ôlçebilmeyi amaçlar. Ôlçek 25 maddelik olup orijinalinde sosyal etkileçim, arkadaçlik iliçkileri, sosyal giriçkenlik, kalabalik önünde rahat olabilme, gruba katilabilme ve sosyal destek/yardim sunabilme gibi boyutlari içermektedir. Hiç güvenim yok (1)'tan Tamamen güvenim var (5)'a dogru beçli likert tipinde derecelendirilen ôlçekte yüksek puan almak sosyal öz-yeterlik algisinin yüksek oldugunu ifade etmektedir. Yapi geçerligine yönelik gerçekleçtirilen çaliçma sonucunda orijinali 25 madde olan ôlçegin 25 maddesi bir faktör altinda korunarak varyansin %44.2'sini açikladigi gôrülmüçtür. Testin güvenirligi maddeler arasi iç tutarlilik yôntemi ve test tekrar test yôntemiyle gerçekleçtirilmiçtir. iç tutarlilik yôntemi ile güvenirlik katsayisi 0,89 olarak hesaplanmiçtir (Ôzbay ve Palanci, 2001). Bu araçtirmada sosyal öz-yeterlik algisi için Cronbach Alpha degeri 0,82 olarak hesaplanmiçtir.
2.3.3.Duygusal Ôz-yeterlik Ôlçegi
Duygusal Ôz-yeterlik Ôlçegi, KirkiShutte ve Hine (2008) tarafindan geliçtirilmiçtir. Ôlçegin Türkçe'ye uyarlama çaliçmasi Totan, ikiz ve Karaca (2010) tarafindan yapilmiçtir. Ôlçek, ergenlerin duygusal öz-yeterlik düzeylerini ö^meyi amaçlamaktadir. Yapi geçerligini saglama içleminde 32 maddeden oluçan ölçegin Dogrulayici Faktör Analizi ile dört boyutlu yapisi incelenmiçtir. Ôlçegin güvenirlik çaliçmasi ise iç tutarlilik katsayisi ve test tekrar test yönteminin kullanilmasiyla yapilmiçtir. Ôlçegin toplamina iliçkin Cronbach Alpha katsayisi 0.93, Duygulari Düzenleme boyutu için 0.70, Duygularin Destekleyici Etkisi boyutu için 0.80, Duygulari Anlama boyutu için 0.83, Duygulari Algilama boyutu için 0.77 olarak hesaplanmiçtir (Totan, ikiz ve Karaca, 2010). 32 madde olup likert tipinde derecelendirilen ö^ek bireysel veya grup olarak uygulanabilmektedir. Ôlçegin alt boyut veya toplam puanindan yüksek puan alinmasi kiçilerin duygusal öz-yeterlik bakimindan üst düzeyde oldugunu ifade etmektedir.
Verilerin toplanmasi sürecinde ergenlere çaliçmanin amaci kisaca açiklanmiç ve gönüllü olanlarin ölçekleri doldurmalari saglanmiçtir. Ôlçek maddeleri ergenler tarafindan bireysel olarak doldurulmuçtur. Verilerin toplanmasi iki hafta sürmüçtür.
2.4.Verilerin Analizi
Verilerin analizinde SPSS 22 ve LISREL 8.5 programlari kullanilmiçtir. Araçtirmada elde edilen veriler bilgisayar ortaminda kaydedilmiçtir. Ôlçeklerin 11'inde veriler eksik oldugundan veri setinden çikarilmiçtir. Mahalanobis ve Cook's uzaklik degerleri hesaplanarak verilerin dagilimini etkileyebilecek uçlarda olan 9 ögrencinin verileri de veri setinden çikarilmiçtir. Toplam 20 ögrenciye ait veriler veri setinden çikarildiktan sonra 682 ögrenciden elde edilen veriler incelenmiçtir. Verilerin normal dagilim gösterip göstermedigi KolmogorovSmirnov normallik testi ile incelenmi§tir. Veriler normal dagilim gösterdiginden verilerin analizinde parametrik testler kullanilmi§tir. Sosyal öz-yeterlik algisi ile duygusal öz-yeterlik arasindaki iliçkilerin belirlenmesinde Pearson Momentler çarpimi korelasyonu, sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlik üzerindeki yordayici etkisinin belirlenmesinde ise yapisal eçitlik modeli kullanilmi§tir.
3. BULGULAR
Bu bölümde araçtirmada elde edilen bulgular sunularak yorumlanmiçtir.
Sosyal Özyeterlik Algisi ve Duygusal Özyeterlik Arasindaki ili§ki
Ergenlerin sosyal öz-yeterlik algisi puanlari ile duygusal öz-yeterlik puanlari arasindaki iliçki Pearson Momentler çarpimi korelasyonu ile belirlenmiçtir. Sonuçlar Tablo 1'de sunulmu§tur.
Tablo 1 incelendiginde modeldeki sosyal öz-yeterlik algisi ve duygusal öz-yeterlik arasindaki korelasyon ve tanimlayici istatistikler görülmektedir. Korelasyon katsayisinin ±1 olmasi iliçkinin mükemmel oldugunu, 0 (sifir) olmasi ise iki degiçken arasinda hiçbir iliçkinin olmadigini göstermektedir. Korelasyon katsayisi 0.30'dan düçükse iliçki zayif, 0.30-0.70 arasinda ise orta, 0.70'ten büyükse degiçkenler arasinda yüksek düzeyde iliçki vardir (Büyüköztürk, 2011). Tablo 1'e göre duygulari düzenleme, duygularin destekleyici etkisi, duygulari anlama ve duygulari algilama puanlarinin her biri ile sosyal öz-yeterlik algisi puanlari arasinda orta düzey iliçki saptanmiçtir. Ôlçeklerden elde edilen ortalama puanlar; duygulari düzenleme için 100.7, duygularin destekleyici etkisi için 82.3, duygulari anlama için 43.2, duygulari algilama için 12.7 olarak hesaplanmiçtir.
Tablo 2'de modelden elde edilen degerlere bakildiginda uyum degerlerinin geçerli veya iyi uyum düzeyinde oldugu (X2/sd=2.08; GFI=0.96; CFI=0.92; IFI=0.93;TLI=0.97;RMSEA=0.08) görülmektedir.
Yapisal e§itlik modeline iliçkin belirleme katsayilari Tablo 3'te verilmi§tir.
Tablo 3 incelendiginde ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlikteki varyansin %58'ini (£1η1=0.58) açikladigi saptanmiçtir. Duygusal öz-yeterlige iliçkin ôlçme modelinde duygusal öz-yeterligin duygulari düzenlemedeki varyansin %56'sini, duygularin destekleyici etkisindeki varyansin %44'ünü, duygulari anlamadaki varyansin %51'ini, duygulari algilamadaki varyansin %48'ini açikladigi belirlenmiçtir.
Bagimli ve bagimsiz degiçkenlere iliçkin etki degerleri de Tablo 4'te sunulmuçtur.
Tablo 4 incelendiginde sosyal öz-yeterlik algisinin duygulari düzenleme (β=0.49, c.r.= 4.24, p<.01), duygularin destekleyici etkisi (β=0.46, c.r.= 3.56, p<.01), duygulari anlama (β=0.52, c.r.= 4.45, p<.01) ve duygulari algilama (β=0.43, c.r.= 3.17, p<.01) üzerinde dogrudan etkisinin oldugu görülmektedir. Sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlik (β=0.45, c.r.= 3.23, p<.01) üzerinde dolayli etkisinin oldugu; bu etkide duygulari düzenleme, duygularin destekleyici etkisi, duygulari anlama ve duygulari algilamanin aracilik etkisinin oldugu görülmü§tür. Duygulari düzenleme (β=0.58, c.r.= 3.02, p<.01), duygularin destekleyici etkisi (β=0.42, c.r.= 3.52, p<.01), duygulari anlama (β=0.54, c.r.= 4.13, p<.01) ve duygulari algilamanin (β=0.48, c.r.= 3.82, p<.01) duygusal öz-yeterlik üzerinde dogrudan etkisinin oldugu görülmektedir. Bu degiçkenlerin sosyal öz-yeterlik algisi ile duygusal öz-yeterlik arasinda aracilik etkisinin anlamliligini belirlemek için Sobel z testi uygulanmiÿtir. Sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterlige etkisinde duygulari düzenleme (sobel z=2.14; p<.01), duygularin destekleyici etkisi (sobel z=2,63; p<.01), duygulari anlama (sobel z=2.81; p<.01) ve duygulari algilamanin aracilik etkilerinin (sobel z=2.58; p<.01), anlamli oldugu söylenebilir. Bu bulgular, sosyal öz-yeterlik algisi ve duygusal öz-yeterlik arasinda duygulari düzenleme, duygularin destekleyici etkisi, duygulari anlama ve duygulari algilama degiçkenlerinin aracilik etkisinin anlamliligini desteklemektedir.
4.SONUÇ, TARTI§MA VE ÖNERiLER
Araçtirmada ergenlerin sosyal öz-yeterlik algilarinin duygusal öz-yeterlikleri üzerinde yordayici etkisini incelemek amaçlanmiç ve varsayilan model araçtirma verisi ile dogrulanmiçtir. Kuram temelinde öne sürülen modelin yapisal eçitlik modellemesi ile elde edilen modelin uyum degerlerinin kriter degerlerle uyumluluk gösterdigi saptanmiçtir. Analiz sonuçlari, sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal düzenleme, duygularin denetleyici etkisi, duygulari anlama, duygulari algilama ve duygusal öz-yeterlik ile pozitif yönde iliçkili oldugunu; duygusal düzenleme, duygularin denetleyici etkisi, duygulari anlama, duygulari algilamanin da duygusal öz-yeterlik ile pozitif yönde iliçkili oldugunu göstermi§tir. Sonuçta; sosyal öz-yeterlik algisi ve duygusal öz-yeterlik arasindaki iliçkide duygusal düzenleme, duygularin denetleyici etkisi, duygulari anlama ve duygulari algilamanin kismi aracilik rolü üstlendigi saptanmiçtir.
Cicognani (2011), araçtirmasinda sosyal destek, sosyal öz-yeterlik ve duygusal olarak iyi olma arasindaki iliçkiyi incelemiç ve sonuçta sosyal öz-yeterlik stratejilerinin ergenlerin duygusal olarak iyi oluçlarini etkiledigi ortaya çikmiçtir. Lynch ve Cicchetti (1997), ergenlerin sosyal destek algilari ile ergenin kendini duygusal bakimdan iyi hissetmesi arasinda pozitif bir iliçkinin oldugunu saptamiçtir. Vardarli (2005) araçtirmasinda ortaokul ögrencilerinin genel özyeterlik düzeylerinin yordanmasini amaçlamiç ve ergenlerin genel öz-yeterlik becerileri üzerinde sosyal becerilerin yordayici etkisinin oldugunu belirlemiçtir. Yardimci (2007)'nin araçtirmasinda sosyal öz-yeterlik algisi ile duygusal öz-yeterligi de kapsayan genel öz-yeterlik arasinda pozitif yönde anlamli bir iliçkinin oldugunu ortaya çikarmiçtir. Ergenlerde sosyal destek algisi ergenin duygusal öz-yeterlik becerilerini etkilemektedir. Kumar ve Lal (2006)'a göre sosyal öz-yeterligin insan davraniçini etkiledigi yollardan biri kiçinin düçünce modellerini ve duygusal tepkileridir. Düçük sosyal öz-yeterlige sahip insanlar bir çeyin oldugundan daha zor olduguna inanabilir, bu yüzden stresleri artabilir ve problemi çözmeye yönelik dar bir vizyona sahip olabilirler. Ergen olumsuz duygular ile baça çikma yeterligine sahip oldugunda kendisine olan güveni artacak ve olumsuz duygularin üstesinden daha kolay gelebilecektir (Willemse, 2008). Bandura, Barbaranelli, Caprara ve Pastorelli (1996) duygusal ve sosyal öz-yeterligin ergenlerde sosyal destek ve tatmin edici iliçkiier sagladigini belirtmiçlerdir. Tahmasbipour ve Taheri (2012), yüksek sosyal destege sahip ergenlerin duygusal sagliklarinin da iyi düzeyde oldugunu ortaya çikarmiÿlardir. Bu bulgularin ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisinin duygusal öz-yeterligi yordadigi bulgusuyla ayni dogrultuda oldugu söylenebilir. Araçtirma bulgulari ile benzerlik göstermeyen ara§tirmalar da bulunmaktadir. Demirdüzen (2013) ara§tirmasinda ergenlerde sosyal öz-yeterlik algisi ile duygusal öz-yeterligi incelemiçtir. Ergenlerin duygusal düzenleme, destekleme, anlama algilama ve toplam öz-yeterlikleri ile sosyal destek toplam puani arasinda istatistiksel olarak anlamli bir fark saptanmami§tir.ßahin (2011)'in araçtirmasinda ergenlerin ögretmen ve arkadaçlarindan algiladiklari sosyal destek düzeylerinin duygusal açidan kendilerini yeterli hissetmelerini durumlarina göre anlamli fark oluçturmadigi saptanmiçtir.
Ergenlere yönelik olarak yapilan bu araçtirma farkli kültürlerdeki ergenlerle de yapilarak sonuçlar karçilaçtirilabilir. Ergenlerin sosyal ve duygusal öz-yeterlik becerileri farkli degiçkenler açisindan incelenebilir. Ergenlerin sosyal ve duygusal öz-yeterlik becerilerinin ileri düzeylere taçinmasi için sosyal ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmeleri saglanabilir. Ôlçeklerden diger katilimcilara göre düçük puan alan ergenlere yönelik destek egitim programi geliçtirilerek söz konusu becerileri desteklenebilir, iyileçtirilebilir ve programin etkililigi incelenebilir. Ergenlerin anne babalari da çaliçmaya dâhil edilerek, ergenlerin sosyal ve duygusal öz-yeterlikleri ile ilgili nitel çaliçmalar da eklenerek çaliçmanin güvenirligi artirilabilir.
SUMMARY
The perceptions of self-efficacy affect how individuals react to failures, how much effort they exert in order to reach their predetermined goals, and how much time they spend to cope with difficulties they have faced. The self-efficacy perception makes progress in various periods of life since each period requires different competencies. Making a clear analysis of his/her own development constitutes an individual's self-efficacy perception. This study was conducted to investigate the predictive effect of the perception of social self-efficacy on the emotional self-efficacy in adolescents. In the study, the relational screening model was used. In correlational research, only the covariance of the variables are analyzed. The structural equation model and implicit variables were used in this study. The structural equation model is a statistical method that allows to analyze the direct and indirect effects between observable and unobservable variables together, and allows the error-free calculation of the linear relationship between the variables. The population of the study consists of adolescents, studying in 9-12 ongoing class in the Province of Malatya, Turkey. And, the sample consists of 682 adolescents, selected by the convenience sampling method. In the study, a questionnaire, Social Self-Efficacy Perception Scale, and the Emotional Self-Efficacy Scale were used for data collection. The structural equation model was used in the evaluation of the collected data. Data were analyzed using SPSS 22 and LISREL 8.5 programs. The data obtained in the study were recorded in a computer setting. Eleven of the questionnaires were removed from the data set due to incomplete data. By calculating the Mahalanobis & Cook's distance values, the data of 9 students that may affect the data distribution were also removed from the data set. After removing data of total of 20 students, the data from 682 students were analyzed. Normal distribution of the data was tested by the Kolmogorov-Smirnov normality test. The parametric tests were used since the data have normal distribution. The Pearson product-moment correlation coefficient was used to determine the relationship between social self-efficacy perception and emotional self-efficacy, and the structural equation model was used to determine the predictive effect of the social self-efficacy perception of the emotional self-efficacy. In the study, the predictive effect of adolescents' social self-efficacy perceptions on their emotional self-efficacy was intended to be analyzed, and the hypothesized model was confirmed by the research data. It was found that the conformance values of the model obtained using the structural equation model based on the hypothesized model fit the criterion values. The results of the analysis showed that the social selfefficacy perception has a positive relationship with the emotional adjustment, controlling effect of emotions, understanding emotions, perceiving emotions, and emotional self-efficacy; and also the emotional adjustment, controlling effect of emotions, understanding emotions, and perceiving emotions sub-scales were found to have a positive correlation with the emotional self-efficacy. Based on the research findings, some recommendations have been introduced. This research, which was conducted for adolescents, can be repeated with adolescents in different cultures in order to compare the results. Adolescents' social and emotional self-efficacy skills can be analyzed in terms of different variables. Adolescents can be directed towards social and cultural activities in order to improve their social and emotional self-efficacy skills. Supportive training programs can be developed for adolescents with lower scores compared to other respondents in order to support and improve their skills in question as well as examining the effectiveness of the program. Parents of adolescents can also be included in research as well as adding quantitative studies about social and emotional self-efficacy of adolescents in order to increase the reliability of the study.
As a result of the research, a significant relationship was found between the social self-efficacy perception and emotional self-efficacy, and the perception of social self-efficacy was found to have direct and indirect effects on the emotional orientation, terms of regulation, effect of emotions, understanding and perception of emotions sub-scales through the implicit variable of emotional selfefficacy, and the perception of social self-efficacy was revealed to be a significant predictor of the emotional self-efficacy. In other words, the perception of social self-efficacy predicted the emotional self-efficacy in the positive direction.
KAYNAKLAR
Acar, F. (2002). Duygusal Zekâ ve Liderlik. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü Dergisi. 12, 53-68.
Bacanli, H. (2013). Egitim psikolojisi. Ankara: Pegem Akademi.
Bandura, A.,Pastorelli, C., Barbaranelli, C., veCaprara, G. V. (1999). SelfEfficacyPathwayst°ChildhoodDepression. Journal of PersonalityandSocialPsychology. 76, 258-269.
Bandura, A. (1994). Self-Efficacy. Encycopedia of Human Behaviors. 4, 71-84.
Bayram, N. (2011). Yapisal e§itlik modellemesine giri§. Ankara: Ezgi.
Bikmaz, F. (2004). Öz-yeterlik inançlari. Egitimde Bireysel Farkliliklar. (Kuzgun, Y. ve Deryakulu, D. Ed.). Ankara: Nobel.
Büyüköztürk, §. (2011). Sosyal bilimler için veri analizi el kitabi. Ankara: Pegem Akademi.
Caprara, G. V.,Barbaranelli, C., Pastorelli, C., veCervone, D. (2004). The Contribution of SelfEfficacy Beliefs to Psychosocial Outcomes in Adolescence: Predicting Beyond Global DispositionalTendencies. Personality and Individual Differences. 37, 751-763.
Cicognani, E. (2011). Coping Strategies With Minor Stressors in Adolescence: Relationships With Social Support, Self-Efficacy, and Psychological Well-Being. Journal of Appleed Social Psychology. 41(3), 559-578.
Cohen, L.,Manion, L. ve Morrison, K. (2000). Research Methods in Education. New York: Routledge Falmer.
Çepni, S. (2007). Ara§tirma ve proje çaliçmalarina giri§. Trabzon: Celepler Yayincilik.
Çivilidag, A. (2013). Geli§im süreci odaginda ergenlik psikolojisi. Ankara: Nobel.
Demirbilek, S. (2000). Korunmaya Muhtaç Gençlerin Topluma Kazandirilmasinda Yeti§tirme Yurtlari. Dokuz Eylül Üniversitesi Iktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi Dergisi. 15(2), 137152.
Demirdüzen, H. (2013). Ergenlerin Algilanan Sosyal Destek Düzeyleri ile Duygusal Özterelik Düzeylerinin incelenmesi. )Yayinlanmami§ Yüksek Lisans Tezi), Dokuz Eylül Üniversitesi, izmir.
Gander, M. J. ve Gardiner, H. W. (2010). Çocuk ve ergen geli§imi.(B. Onur, Çev.). Ankara: imge.
Karasar, N.(2006). Bilimsel ara§tirma yöntemi. Ankara: Nobel.
Kocayörük, E. (2012). Öz-Belirleme Kurami Açisindan Ergenlerin Anne Baba Algisi ile Duyu§sal iyi Oluçlari Arasindaki ili§ki. Türk Psikolojik Dani§ma ve Rehberlik Dergisi. 4(37), 24-37.
Köknel, Ö. (1999). Ergenlik dönemi. Ana baba çocuk okulu. istanbul: Remzi.
Kumar, R., ve Lal, R. (2006). The Role of Self-Efficacy and Gender Difference Among the Adolescents. Journal of theindlan Academy of Applied Psychology. 32(3), 249-254.
Kutlu, M. (2005). Yetiçtirme Yurdu Yaçantisi Geçiren Lise Ögrencilerinin Yalnizlik Düzeyleri. Türk Psikolojik Dani§ma ve Rehberlik Dergisi. 3(24), 89-109.
Lynch, M. ve Cicchetti (1997). Children's Relationships with Adults and Peers: An Examination of Elementary and Junior High School Students. Journal of School Psychology. 49, 323338.
Meggitt, C. (2013). Çocuk geli§imini anlamak.(E. Kantemir, Çev.), istanbul: Optimist.
Özbay, Y. ve Palanci, M. (2001).Sosyal Kaygi Ôlçegi: Geçerlik ve Güvenirlik Çaliçmasi. VI. Ulusal Psikolojik Dam§ma ve Rehberlik Kongresi. ODTÜ, 5-7 Eylül Ankara.
Seçer, i. (2015). SPSS ve LISREL ile pratik veri analizi: Analiz ve Raporla§tirma. Ankara: Ani.
Southam-Gerow, M. A. (2014). Çocuklarda ve ergenlerde duygusal düzenleme. (M. ßahin ve M. Artiran, Çev.). Ankara: Nobel.
Suldo, S. M., ve Shaffer, E. J. (2007). Evaluation of the Self-Efficacy Questionnaire for Children in Two Samples of American Adolescents. Journal of Psychoeducational Assessment. 25, 341-355.
ßencan, H. (2005). Sosyal ve davrani§sal ôlçümlerde güvenirlik ve geçerlik. Ankara: Seçkin.
Tahmasbipour, N. ve Taheri, A. (2012). A Surveu on the Relation Between a Social Support and Mental Health in Students Shahid Rajaee University. Procedia-Social and Behavioral Sciences. 47, 5-9.
Tekbiyik, A. (2014). Kuramdan uygulamaya egitimde bilimsel ara§tirma yöntemleri. Ankara: Pegem.
Totan, T., ikiz, E. ve Karaca, R. (2010). Duygusal Öz-yeterlik Ôlçeginin Türkçe'ye Uyarlanarak Tek ve Dört Faktörlü Yapisinin Psikometrik Özelliklerinin incelenmesi. Buca Egitim Fakültesi Dergisi. 28, 71-95.
Vardarli, G. (2005). ilkögretim ikinci Kademe Ögrencilerinin Öz-yeterlik Düzeylerinin Yordanmasi. (Yayinlanmamiç Yüksek Lisans Tezi). Ege Üniversitesi, izmir.
Wallace, S. T. ve Alden, L. E. (1997). Social Phabia and Positive Social Events the Price of Success. Journal of Abnormal Psychology. 3(106), 416-424.
Willemse, M. (2008). Exporing the Relationship Betwen Self-Efficacy and Aggression in a Group of Adolescents in The Peri-Urban Town of Worcester. Unpublish Master of Art Thesis. University of Stellenbosch.
Yardimci, F. K. (2007). ilkögretim Ögrencilerinde Algilanan Sosyal Destek ile Öz-yeterlik ili§kisi ve Etkileyen Degi§kenlerin Incelenmesi. (Yayinlanmami§ Doktora Tezi). Ege Üniversitesi, izmir.
Ayçegül ULUTAß, Yrd. Doç. Dr., inönü Üniversitesi Saglik Bilimleri Fakültesi, [email protected]
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer
Copyright Bartin University, Faculty of Education Oct 2016
Abstract
This study was conducted to investigate the predictive effect of the perception of social self-efficacy on the emotional self-efficacy in adolescents. In the study, the relational screening model was used. The population of the study consists of adolescents, studying in 9-12 ongoing classin the Province of Malatya, Turkey. And, the sample consists of 682 adolescents, selected by the convenience sampling method. In the study, a questionnaire, Social Self-Efficacy Perception Scale, and the Emotional Self-Efficacy Scale were used for data collection. The structural equation model was used in the evaluation of the collected data. Data were analyzed using SPSS 22 and LISREL 8.5 programs. As a result of the research, a significant relationship was found between the social self-efficacy perception and emotional self-efficacy, and the perception of social self-efficacy was found to have direct and indirect effects on the emotional orientation, terms of regulation, effect of emotions, understanding and perception of emotions sub-scales through the implicit variable of emotional self-efficacy, and the perception of social self-efficacy was revealed to be a significant predictor of the emotional self-efficacy. In other words, the perception of social self-efficacy predicted the emotional self-efficacy in the positive direction.
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer




