Content area
Abstract
Bu çalışmada kamusal alan kavramının ortaya çıkışından sonra kentlerde anıt dışında uygulanan sanat yapıtları, özellikle de heykel çalışmaları; uygulanma süreçleri ve sonrasında yaşananların sanatçılara ve kamuya etkisi bağlamında incelenmiştir. Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra geliştirilmeye çalışılan sanat kurumları ve sanatsal faaliyetler, değişen iktidarlar ve siyasi atmosferden dolayı sekteye uğramış, birçok sanat yapıtı, özellikle de heykel sanatı örnekleri yok edilmiştir. Bunun en önemli sebeplerinden biri olarak Türkiye’de Batı modeli sanat tarzı pratik olarak uygulanıyor olmasına rağmen, Batı’daki sanat kurumlarının Türkiye’de karşılıklarının olmaması olarak ortaya çıkmaktadır. Kamusal alanlara yerleştirilen yapıtların, sanatçıların ifade özgürlüğü ve kamunun ortak kararı aracılığıyla uygulanabileceği kurumların eksikliği ve bu süreçlerin salt devlet kurumlarının iradesine bırakılmış olması Türkiye’de sanatın ve sanatçıların gelişmesinin önünde büyük bir engel olarak durmaktadır. Amerika’da; “Genel Hizmet Yönetimi” ne bağlı “Mimari Yapılarda Sanat”, “Ulusal Sanat Vakfı” na bağlı “Kamusal Alanlarda Sanat” programı, Avrupa’da; Viyana’da bulunan “Kamusal Alanda Sanat Limited Şirketi”, Paris’te bulunan “Kentte Sanat Komitesi” ve Amsterdam’da “Amsterdam Sanat Fonu” ve başka benzer oluşum ve kuruluşlar, kamusal alanlarda sanat yapıtlarının uygulanabilmesi için fon bulmakta ve sivil toplum kuruluşları ve uzmanlarla çalışarak daha demokratik bir karar verme süreciyle bu uygulamaların gerçekleştirilebilmesini sağlamaktadır. Ayrıca yine Amerika’da bina yapımlarında %1’lik oranın sanata harcanması gerekliliğinin yasalarla sağlanmış olması da sanatın, özellikle de kamusal alanda ve kamusal yapılarda sanatın gelişebilmesi için önemli bir girişimdir. Bu ve bunun gibi örnekler bu çalışmada, Türkiye ve Dünya örnekleri arasında somut bir karşılaştırma yapılabilmesi için verilmiş, sonuç bölümünde çözüm için bu örneklerden yola çıkılarak önerilerde bulunulmuştur. Kamusal alanlarda çeşitli şekillerde yok edilen veya saldırıya uğrayan heykel örnekleri, yine dünyadan karşılaştırmalı örneklerle verilmiş, bu örnekler aracılığıyla genel bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.





