Content area
Abstract
Elitler arasındaki iktidar mücadelesi İran İslami Cumhuriyetin’nin istikameti için, sadece hizipsel istikamet bakımından değil, ayrıca iç ve dış politika istikameti bakımından da çok önemlidir. İslam Devrimi’nden sonra elitlerin niteliği değişmiştir ve dini elitler hem dini kurumlara hem de devlet kurumlarına egemen olmuşlardır. Bu elitler benzer dini geçmişe sahip olsalar da, bazıları farklı dünya görüşlerini savunmak¬tadırlar. Bu farklılık da (özellikle Humeyni’nin ölümünden sonra) hizipsel ayrışmaya neden olmuştur. Bu hizipler genel olarak reformcular ve muhafazarlar olarak ayrılmıştır ve reformcu hükümet iktidara geldiğinde, 1990’lı yıllar bu mücadele için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Dolayısıyla, bu tezin amacı 1990’lardan beri elitlerin hizipsel mücadelesini çeştli açılardan incelemek, nedenlerini ve sonuçlarını göstermektir.
Bu tezi derinlemesine çalışmak için karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılmıştır. Şekil ve tablolar sayesinde bu analiz kuvvetlendirilmeye çalışılmıştır. Kavramlar, aktörler ve kurumlar ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Sonuç bölümünde ise kısa ve uzun dönem geleceğe dair senaryolar yaratılmıştır. Netice itibariyle, İran’ın bir paradokslar ülkesi olduğuna karar verilmiştir ve bu gerçek tez boyunca okuyucuya yansıtılmaya çalışılmıştır. Her şeyden önce, bu paradoks İslamî Cumhuriyet’in yapısının temelinde bulunmaktadır. Ayrıca, özellikle siyaset ve toplumsal hayat paradokslar arasında varlıklarını sürdürmektedirler. Bu tezin yazarı olarak önerim şudur ki İran’daki gelecek meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonraki dönemde söz konusu hizipsel mücadelenin değişen yönünün incelenmesi gerekir. Çünkü gelecek meclisin çoğunluğu ve cumhurbaşkanının kişiliği İran İslami Cumhuriyeti’nin geleceğini etkileme gücüne sahiptir. Yine de son söz ruhani lider Hamaney’e aittir ve ülkedeki demokrasi taraftarları en başta onun rolünü değiştirmelidir.





