Content area
Abstract
Irak Türklerinin durumunun incelenmesi birçok açıdan önemlidir. Türkmenlerin, Irak’ta üçüncü etnik unsur olmalarına rağmen, haklarında yeterince araştırmanın bulunmadığını söylemek mümkündür. Tarihleri boyunca barışçıl politika izlemeyi tercih eden Türkmenler, istikrar ve barışın sağlanması konusunda bir örnek oluşturmaktadırlar. Osmanlıdan sonra peş peşe gelen Irak yönetimleri tarafından her türlü asimile, katliam ve baskılara maruz kalan Türkmenler, 2003 sonrası demokrasi döneminde de yaşadıkları bu zorluklar son bulmamıştır. Aksine daha da zorlaştığını söylemek mümkündür. Eskiden Araplaştırma politikasıyla karşı karşıya olan Türkmenler bu kez de bölgenin yeniden demografisini değiştirme amaçlı olarak Kürtleştirme politikasıyla karşılaşmışlar. Bağdat ile Erbil arasında yaşanan sorunlar yüzünden Türkmen bölgeleri terör faaliyetlerine açık bir saha olmuştur. Haziran 2014’te ortaya çıkan ve hızlıca yayılan DAEŞ terör örgütü Irak’ta Türkmenlere çok ağır darbeler vurmuştur. Fakat DAEŞ’in Türkmenlere karşı toplu katliam yapması, kadın-çocuğa tecavüz etmesi ve onları kaçırması, bölgelerinin demografisini değiştirme amaçlı onları göçe zorlaması ve hatta bölgelerindeki tarihi eserler dâhil her şeyi yıkıp yerle bir etmesine rağmen, bu konular mahalli ve uluslararası merkez ve örgütler tarafından ele alınmamış ve yeteri kadar da akademik olarak çalışılmamıştır. Bu çalışmada işgal sonrası Irak’ta ortaya çıkan başta terör faaliyetleri ve mezhepsel/etnik çatışmalar, özellikle de DAEŞ terör örgütünün Irak ve Irak Türkmenlerine etkisi, ayrıca Türkmenlerin örgüte karşı göstermiş oldukları mücadele ele alınmıştır.





