Turizm faaliyetlerine katılmanın her engelli birey özelinde bir hak olduğunu kabul eden ve özümseyen çoğu ülkede bu çerçevede etkili olabilecek önemli yasal düzenlemeler yer almaktadır. Bu yasal düzenlemelerin varlığıyla engelli bireyler turizm faaliyetlerine katılım sağlayarak birtakım ekonomik, sosyal ve kültürel olanaklardan faydalanmayı tercih eder hale gelmektedirler. Buna karşın birçok yapıda karşılaşılan şekilde turizm yapılarında da engelli bireyler için gerek fiziksel gerek duyusal anlamda uygun olmayan ve bu bireylerin gereksinimlerine hitap etmeyecek biçimde tasarlanmış iç mekanlar, engelli bireylerin turizm faaliyetlerine aktif katılım sağlamalarına engel olmaktadır. Engelli bireylerin, erişilebilir turizmin sunduğu etik ve eşitlik kavramları dahilinde, tüm olanaklardan bağımsızca (herhangi ikinci bir bireye muhtaç olmadan) yararlanabilmeleri ve bunları kullanabilmeleri için, iç mekanda erişilebilirlik çatısı altında bütünsel bir yaklaşımla (toplumdan ayırmadan) benimsenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, bedensel engelliler bağlamında sosyalleşme ve topluma katılım açısından özellikle fiziksel/mekânsal düzenlemelerin önemli bir tasarım ve planlama konusu olarak görülmesi gerekliliğine işaret sayılmalıdır. Bu noktada, bedensel engellilerin özellikle kentsel mekânlara ve yapısal tesislere kolay ve güvenli erişimine yönelik mekânsal düzenlemelerin önem kazandığı anlaşılmaktadır. Nitekim TS 9111 sayılı Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi Kuralları Standardı ile Erişebilir Tesis Belgesi gibi yasal düzenlemelerin, engellilere yönelik iç ve dış mekân düzenleme esaslarına yönelik birtakım ilkelerin belirlendiği görülmektedir. Bu doğrultuda araştırma; bünyesinde pek çok sayıda şehir içi otel bulunduran İstanbul İli Pendik İlçesi’nde hizmet sunum kalitesi bakımından beş yıldızlı otel statüsünde konaklama tesisi olmasının ötesinde gerek bilimsel–sanatsal (konferans–sergi vb.) ve spor–eğlence gerekse iş dünyası (toplantı–etkinlik) bağlamında farklı mekânsal taleplere hizmet sunan şehir içi otellerini konu edinmiştir. Şehir içi otellerin seçilmesindeki temel ölçütler, konumsal nitelik açısından kolay erişebilir olması, farklı sosyal–kültürel etkinliklere konu olması ile konaklama olanakları bakımından sosyal statü yönünden geniş bir kullanıcı portfolyosu sunmasıdır (Yıldız 2020, 300-301). Araştırmanın amacı; seçilen örnek şehir içi otellerin giriş/karşılama mekânları, merdiven ve sahanlıklar, koridorlar, kapılar ve pencereler ile asansör gibi iç mekân sirkülasyon/dolaşım donatı elemanlarının, TS 9111 sayılı Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi Kuralları Standardı açısından ayrıntıda incelenerek, tekerlekli sandalye kullanıcıları yönünden erişilebilirlik sorunlarının tespit edilmesi ve çözüm önerileri için görüş geliştirilmesidir. Araştırma; “Erişilebilirliğin şehir içi otellerindeki yeri ve önemi, “Erişilebilirliğin şehir içi otelleri ortak alanlarında yasal mevzuat çerçevesinde tekerlekli sandalye kullanıcılarına sunduğu olanaklar” ve “Alan çalışması yapılan şehir içi otellerinin erişilebilirlik sorunları” temelinde yürütülmüştür. Araştırma; temelinde literatür taraması ve yerinde gözlem-tespit olmak üzere iki ana yaklaşımdan oluşmaktadır. Araştırmada, kavramsal–kuramsal arka plan oluşturulması, örneklem alanı tespiti, otel iç mekân sirkülasyon/dolaşım donanımlarının sınıflandırılması, yerinde tespit çalışmaları ile fotoğraflanması ve ölçülendirme yapılması, elde edilen bulguların standartlar ve mevzuat gereklilikleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesine dayanan bir yöntem izlenmiştir (Yıldız 2020, 301). Araştırma sonucunda her üç şehir içi otelinin; binanın kullanılabilir alanlarına erişim rotaları, girişlerdeki seviyeler, giriş kapısı genişliği ve düzeni, koridorların genişliği, merdivenler, platform yükselticileri, asansör boyutları ve kontrollerinin değerlendirilmesinde bir takım farklılıklar olduğu ve mevcut standartlara tam uyum sağlanmadığı tespit edilmiştir. Her üç otel çerçevesinde ise ortak olarak giriş kapısı genişliği ve düzeni, koridorların genişliği, asansör boyutları ve kontrolleri ölçütlerinde erişilebilirlik sorunlarının olduğu kanısına varılmıştır. Çalışmanın gerçekleştirildiği şehir içi otel yapılarında, verilen izinler ve zaman kısıtı çerçevesinde değerlendirme yapılabilmesi sebebiyle araştırmada incelenen erişilebilirlik parametreleri dışında kalan ortak alanlar ve buna ek olarak, otellerin isimlerinin çalışmada açıkça belirtilebilmesi için otellerden yazılı bir belge edinilemediğinden otellerin çalışma içerisinde A Oteli, B Oteli ve C Oteli şeklinde ifade edilmesi bu çalışma adına birer sınırlılık oluşturmaktadır. Bu bakımdan araştırmanın sonuçları bu kapsam ve sınırlılıklar doğrultusunda değerlendirilmelidir. Araştırma kapsamında tekerlekli sandalye kullanıcılarının yasal mevzuat temelinde oluşturulan engelli tasarım ölçütleri bağlamında iç mekândaki erişilebilirliklerinin sorgulanması ve fiziksel kısıtlamaya dayanan sorunlarının tespit edilmesinin, gerek mevcut yasal mevzuatın ileride yapılacak şehir içi otel yapılarının mimari tasarımlarına yansıması gerekse engelli bireylerin toplumsal yaşama katılmaları ve sosyal hayatta rol almaları maksadıyla önemli ve gerekli olduğu düşünülmektedir (Yıldız 2020, 301).
Title
An Analysis of the Concept of Accessibility in the Common Areas of Urban Hotels from the Perspective of Wheelchair Users: Three Hotels in Pendik
Author
Yıldız, Neslihan

; Sogüt, Mahmut Atilla
Section
RESEARCH (THESIS)
Source type
Scholarly Journal
Language of publication
English
ProQuest document ID
2703458532
Back to top+0ofPzv1Jr+0z3FuvTQ3GQ==:CWU4KO7REixBhYa0KNDcK4ZDvtChJMJ5z0KV4kn8JIWPmO6x5Fa/2xiFOVmp2xrUDqhM+BlDrMjyHfcbf1aonbRdI0v6rH7KigpFmuT5a6U1rxweF/dpH15NTxrdKnnxO8WvEjFUVLtnHTqQfbtYSbNa3l5ZzWtwG0bq6qpg+wlgeZlodQtBidgZTeBG6g6EgysUSIXfB6ZkS4mwPpVzoj4R+Lqkjk1H4AzoUSOSE7lp4XYdBNXOOx89DX4HgCVZozglpU7kawK9LUJlAQSnY9L566rFx6d1EEeKzykonQelEvOFL3oVIn3f67bcfw/VmsCmrbyEAMjSIr8XAHkb3pVD6M2QhtAXj/J4zAGfx7HnlBaLxRt+bs1BjzGvYkAjcMqDr6p6mmvh9l8yCO0B6g==