Content area
Abstract
“Reform” : Kökeni Fransızca olan ve daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklikler anlamına gelen bu kelime günümüzdegelişen şartlar nedeniyle sosyal konular yanında mali konularda da sıkça gündeme gelmektedir.
Vergi sistemlerinin ekonomik ve sosyal yönden islahı anlamındaki “Vergi Reformu” terimi ise dünyada modern vergi anlayışlarının ortaya çıkması ve gelişmesi ile daha da önem kazanmış ve vergi reformları hemen hemen tüm ülkelerin mali tarihlerine belli zamanlarda yeni bir sayfa açmıştır.
Türk Vergi Sistemi de yaklaşık 25 yıl yürürlükte kalan Cumhuriyet döneminin vergisi olan Kazanç Vergisinden sonra modern vergi anlayışlarından uzak kalamamış ve 1950 Gelir Vergisi Reformuyla modern vergiciliğe geçişin ilk adımını atmıştır.
Bu çalışmanın konusunu Gelir Vergisi Reformu oluşturmaktadır. Çalışmada reform öncesi, reform dönemi ve sonraki dönem olmak üzere üç dönem incelenmiştir.
İlk bölüm Gelir Vergisi Reformundan önceki dönemi ele almaktadır. Bu dönemde uygulamada bulunan Kazanç Vergisi, yapısı, zamanla geçirdiği değişiklikler, Dünya Buhranı ve İkinci Dünya Savaşının Kazanç Vergisi üzerinde oluşturduğu tahripler açıklanmaya çalışılmış ve Kazanç Vergisinin bir eleştirisi yapılmıştır. Yine aynı bölümde Gelir Vergisinin uygulanabilmesi için gerekli ortamın Türkiye'deki durumu ekonomiksosyal ve siyasi yönleriyle ele alınmıştır.
İkinci Bölüm Gelir Vergisi Reformuna ayrılmıştır. Reformu gerektiren sebepler, Gelir Vergisinin yapısı ve reforma yönelik eleştiriler bu bölümün konusunu oluşturmaktadır.
Üçüncü ve son bölümde ise reformun sonuçları üzerinde durulmuştur. Gelir Vergisinin ekonomik ve sosyal yönden görünümü, reformun eksikliklerini gidermek amacıyla 1961 yılında devrim idaresinin yaptığı değişiklikler ve Gelir Vergisinin adalet ve verimlilik ilkeleri açısından durumu bu bölümde incelenmiştir.





