Content area
Abstract
Bu araştırmanın amacı, Türkiye ve Bazı Avrupa birliği ülkelerindeki öğretmenlere yönelik hizmetiçi eğitim programlarını karşılaştırmak ve Türkiye için yeni bir model önerisi tartışmaktır. Araştırma ile farklı ülkelerdeki hizmetiçi öğretmen eğitimi programlarının tarihsel gelişimi, program temel öğelerinin ele alınış biçimi, öğretmenlerin eğitimlere katılım durumları, eğitim sağlayıcıları ve eğitim süresi karşılaştırılmıştır. Araştırma karşılaştırmalı eğitim araştırmasıdır. Doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Veriler, kütüphanelerden, süreli ve süresiz yayınlardan, ülkelerin eğitim organlarının sitelerinden ve eğitim alanında uluslararası saygınlığı bulunan geçerli bulgular sunan internet kaynaklarından elde edilmiştir.
Bu araştırmada, Türkiye ve seçilen Avrupa Birliği ülkelerinin öğretmenlere yönelik var olan hizmetiçi eğitim programları yatay yaklaşım, tanımlayıcı yaklaşım ve değerlendirici yaklaşım kullanılarak analiz edilip karşılaştırılmıştır. Araştırma, Türkiye ve AB üyesi ülkelerden Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya ve Portekiz ile sınırlıdır.
Araştırma AB üyesi ülkelerin öğretmenlere yönelik hizmetiçi eğitimlerde sürekliliği sağlama yönünde çabalar içinde olduğunu, Bologna süreci ile tanımlanan üçlü derece sisteminin öğretmenlerin mesleki gelişim çalışmalarında önemsendiğini göstermiştir. Birçok AB ülkesinde, hizmetiçi eğitim hizmeti veren bakanlık, yerel otoriteler, özel merkezler, öğretmen eğitim merkezleri gibi farklı eğitim sağlayıcıları bulunmaktadır. Bu kurumların hizmetiçi eğitimde işbirliğini arttırıcı çalışmalar içinde oldukları saptanmıştır. Hizmetiçi eğitimlere katılımın bazı ülkelerde zorunlu, bazılarında seçmeli, bazılarında da seçmeli olmasının yanında teşvikler için gereklidir. Ülkelerin çoğu ihtiyaç analizi çalışması sonucunda bireysel gereksinime dayalı yönlendirme yapmaktadır. Hizmetiçi eğitimler ve mesleki gelişimler değerlendirilmekte ve akredite edilmektedir. Bazı ülkelerde Türkiye'de olduğu gibi hizmetiçi eğitim zorunlu değildir ve değerlendirmenin kariyer açıdan etkisi yoktur.
Araştırma sonucunda Türkiye'de yerel düzeyde var olan iyi örneklerin arttırılması, bağımsız akreditasyon ve değerlendirme kurullarının kurulması, farklı kurum/kuruluşların akredite edilerek hizmet verebilmelerinin sağlanması önerilmektedir.





