Content area
Abstract
Amaç:Optik Koherens Tomografi Anjiyografi (OKTA), retina, optik sinir ve peripapiller bölgenin vasküler yapısının dışarıdan herhangi bir kontrast boya maddesi verilmeden, eritrositlerin hareket kontrastını kullanarak görüntülenebilmesini sağlayan yeni ve non-invaziv bir görüntüleme yöntemidir. Bu araştırma ile primer açı kapanması (PAK), primer açı kapanması glokomu (PAKG), primer açık açılı glokom (PAAG) bulunan olgular ile normal olguların OKTA ile peripapiller bölgedeki vasküler dansitelerini ve akım indekslerini inceleyerek karşılaştırmak ve glokom tanı ve takibinde OKTA'nın yerini değerlendirmek amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem:Bu çalışmaya 22 PAK olgusunun 42 gözü, 29 PAKG olgusunun 53 gözü, 25 PAAG olgusunun 42 gözü ve herhangi bir glokomatöz bulgusu olmayan 35 sağlıklı olgunun 66 gözü dahil edilmiştir. Grupların OKTA ile ölçülen radyal peripapiller kapiller pleksus damar dansitesi (RPKP-DD) ve akım indeksi (Aİ) verileri karşılaştırılmış, bu verilerin OKT ile ölçülen retina sinir lifi tabakası (RSLT) ve ganglion hücre kompleksi (GHK) kalınlığı, görme alanındaki ortalama sapma (MD), patern standart sapma (PSD) ve HRT ölçümleri ile korelasyonları değerlendirilmiştir.
Bulgular:Dört grup arasında RPKP-DD değerleri açısından inferior kadranda istatistiksel anlamlı olarak (P=0,005), superior kadranda ise sınırda istatistiksel anlamlı olarak (P=0,063) fark bulunmuştur. Aİ değerlerinde, RPKP-DD'den farklı olarak tüm kadranlarda gruplar arasında yüksek istatistiksel anlamlı olarak (P<0,001) fark görülmüş ve tüm kadranlardaki Aİ, PAKG grubunda kontrol grubundan anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Aİ değerlerinde PAK grubu ile kontrol grubu arasında hiçbir kadranda istatistiksel anlamlı olarak fark bulunamamıştır. Korelasyon analizlerinde, PAKG grubunda RPKP-DD ve Aİ ile en yüksek istatistiksel anlamlı korelasyon GA parametreleri arasında izlenmiştir. PAKG için en yüksek ayırt edicilik kapasitesi olan parametreler GA PSD (AUROC:0,840), inferior kadran Aİ (AUROC:0,837) ve GA MD (AUROC:0,827) olarak bulunmuştur.
Sonuç:PAKG hastalarının tanı ve takibinde OKTA ile değerlendirilen peripapiller DD ve Aİ parametreleri de önem taşımaktadır. Aİ parametresi, hem PAKG olguları ile kontrol grubu arasında hem de tüm glokom grupları arasında daha yüksek istatistiksel anlamlı farklılıklar göstermiştir ve PAKG'yi normal gözlerden ayırmada daha yüksek ayırıcı kapasiteye sahiptir. Bu sonuçlar bize Aİ'nin RPKP-DD'ne göre hem PAKG hem de diğer glokom tiplerinin tanı ve takibinde daha sensitif bir parametre olduğu düşünülmektedir. PAKG'nin ilerleyen evrelerinde OKTA parametrelerinin tanısal kabiliyetinin RSLTK ve GHK'ya göre daha iyi olması, PAKG'da kan akımındaki azalmanın yapısal değişikliklerden daha önce ortaya çıktığını ve bunun RGH ölümüne bağlı geliştiğinin bir göstergesi olabilir.





