Content area
Abstract
Çalışmada köpeklerde kuduzun tanısında immunoperoksidaz yöntemin kullanılabilirliği, histopatolojik ve immunofloresan yöntemlerle karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Materyal olarak Pendik ve Etlik Veteriner Kontrol ve Hayvan Hastalıkları Araştırma Enstitüleri'nden temin edilen 10 adet kuduz köpek ile Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı arşivine ait 30 kuduz köpeğe ait doku (kornu ammonis ve serebellum) blokları incelenmiş ve bulgular aşağıda özetlenmiştir. 1. On köpekte histopatolojik olarak saptanan nonspesifik yangısal ve dejeneratif bulgulara santral sinir sisteminde (kornu ammonis, serebellum, talamus, pons serebri, kollikulus rostralis, nükleus kaudatus, medulla oblangata ve medulla spinalis) ve Gasserian gangliyonu ile parotis bezinde 10/10 olguda, böbreküstü bezlerinde 7/10 olguda ve submandibular tükürük bezlerinde ise 2/10 olguda rastlanmıştır. 2. Hastalık için spesifik olan inklüzyon cisimciklerine yangısal ve dejeneratif değişikliklerle birlikte 8/10 olguda kornu ammonis ve serebellumda, 3/10 olguda talamus, 1/10 olguda nukleus kaudatus ve kollikulus rostralis ile 2/10 olguda da Gasserian gangliyonu sinir hücrelerinde görülmüştür. Bu nedenle histopatolojik tanı için gerekli inklüzyon cisimciklerini bulabilmek için kaydedilen bütün bu bölgelerden marazi madde alınması zorunluluğu bulunmaktadır, intramural gangliyonlar ve diğer doku hücrelerinde inklüzyon cisimciklerine rastlanmamıştır. Pons, medulla oblangata ve medulla spinaliste inklüzyon cisimciği görülmemiştir. 3. İmmunoperoksidaz yöntem ile santral sinir sisteminin incelenen bütün beyin bölümlerinde 10/10 olguda, Gasserian gangliyonlarmda ise 9/10 olguda intra ve ekstrasellüler viral antijen partiküllerine ve/veya inklüzyon cisimciklerine rastlanmıştır. 4. İmmunoperoksidaz yöntem ile sinir sistemi dışında organlardan 6/10 olguda adrenin kromaffin hücrelerinde, 2/10 olguda retinanın sinir hücrelerinde, submandibular tükürük bezi epitel hücrelerinde, trakea kinosilyumlan ve epitel hücreleri arasındaki sinirlerde, 1/10 olguda korneanın özellikle bazal tabakasındaki epitel hücrelerinde, submandibular tükürük bezinin intramural gangliyon sinir hücrelerinde, parotis bez ve kanal epitel hücrelerinde, midenin prensipal hücrelerinde, idrar kesesi epitel hücresinde, ağız, burun ve bağırsaklarda yer alan pleksuslarda, kulak ve ağız derisi kıl follikül epitellerinde, burun mukozası epitel hücrelerinde, ağız ve burun mukozası bez epitel hücrelerinde viral antijen bulunmuştur. 5. İmmunofloresan yöntemle santral sinir sisteminin incelenen her bölgesinde ve gasserian gangliyonunda 10/10 olguda kuduz viral antijen saptanmıştır. Ayrıca 2/10 olguda retinanın sinir hücreleri ile 1/10 olguda parotis bez ve kanal epitel hücrelerinde, deride kıl folikülü epitellerinde viral antijeni belirleyen immunofloresan pozitif granüller bulunmuştur. 6. Arşiv bloklarında, kuduz pozitif 30 köpeğe ait sadece kornu ammonis ve serebellumlar incelenebilmiştir. Histopatolojik incelemede 30 olgunun 27'sinde ensefalitis ve/veya meningoensefalitis, bu olgularında 26'smda her iki beyin bölgesinde müşterek veya ayrı ayrı inklüzyon cisimcikleri görülmüştür. 7. Arşiv bloklarında, immunoperoksidaz ve immunofloresan yöntem ile boyamalarında viral antijeni belirleyen immunopozitif sonuç alınamamıştır. Böylece bu metotların eski bloklarda kuduz tanısında kullanılamayacağı görülmüştür. 8. Bu çalışmada kullanılan avidin-biotin peroksidaz ve indirekt immunofloresan yöntemlerden eşit pozitif sonuç alınmıştır. Ancak her iki yöntem de formol tesbitli parafin bloklarda kullanılabildiği halde, yüksek titreli serumlarla çalışılabilmesi, özel mikroskoba ihtiyaç duyulmaması ve boyanan preparatlann uzun süre saklanma özelliğine sahip olması nedeni ile immunoperoksidaz yöntemin patoloji laboratuvarlannda kullanılma avantajının daha fazla olduğu görülmektedir. Bu yöntem ülkemizde kuduzun tanısında ilk defa kullanılmıştır.





