Content area
Abstract
Amaç:Endofenotipler, şizofreni gibi karmaşık nöropsikiyatrik bozukluklarda altta yatan genetik yatkınlığı gösteren biyolojik ve davranışsal belirteçlerdirler. Endofenotiplerde bozulma, hastalarda olduğu gibi hastaların birinci dereceden akrabalarında da saptanmaktadır. Biz çalışmamızda, şizofreni etiyolojisinde geçen oksidatif stres ve sosyal biliş ilişkisini birlikte araştırarak, bu nöropsikiyatrik ve biyokimyasal ölçümlerin endofenotip olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini araştırmayı amaçladık. Buna ek olarak da sosyal olmayan bilişlerin ve oksidatif stresin, sosyal biliş üzerine olası etkilerini araştırmayı amaçlamaktayız.
Gereç ve Yöntem:Çalışmamız 26 remisyonda şizofreni hastası ve şizofreni hastalarının herhangi bir psikiyatrik bozukluk saptanmayan 25 birinci dereceden akrabası ile 36 sağlıklı bireyden oluşan kontrol grubunun karşılaştırıldığı, kesitsel bir vaka kontrol çalışmasıdır. Bütün katılımcılara sosyal biliş değerlendirmesi amacı ile Gözlerden Zihin Okuma testi uygulanmış, oksidatif stres göstergesi olarak SOD, MDA, Katalaz, Total Glutatyon, GPx, NO serum düzeylerine bakılmıştır. Sosyal biliş üzerinde karıştırıcı etkisi olabilecek olan genel entelektüel kapasiteyi değerlendirmek amacı ile Raven Standard Progresif Matrisler Testi ve çalışma belleğini değerlendirmek için n-geri testi yapılmıştır. Ayrıca hastaların remisyon kriterlerini sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmek amacı ile Pozitif ve Negatif Semptom Değerlendirme Ölçeği, işlevsellik değerlendirilmesi amacı ile Bireysel ve Sosyal Performans Ölçeği uygulanmıştır. Sosyodemografik ve klinik değişkenleri değerlendirmek amacı ile sosyodemografik veri formu uygulanmıştır.
Bulgular:Çalışmamızda gruplar arasında, yaş, cinsiyet, sigara tüketimi, beden kitle indeksi bakımından fark saptanmamıştır. Glutatyon peroksidaz düzeyi hasta ve hasta yakınlarında, kontrollerden anlamlı derecede farklı olarak yüksek çıkmıştır. Bununla birlikte, Superoksit dismutaz, Malondialdehid, Katalaz, Total Glutatyon, Nitrik oksit seviyeleri bakımından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Gözlerden Zihin Okuma Testinde, kontrol grubu, hasta ve hasta yakınlarından anlamlı derecede iyi performans göstermişlerdir. Ancak çalışma belleği ve genel entelektüel beceriler bakımından kontrol ettiğimizde Gözlerden Zihin Okuma test puanının gruplar üzerindeki etkisi istatistiksel açıdan anlamlılık sınırına gerilemiştir. N-geri görevinde ise; kontrol grubu, hasta ve hasta yakınlarından anlamlı derecede iyi performans göstermiştir. Oksidatif stres parametreleri ile sosyal biliş arasında ise anlamlı ilişki saptanmamıştır.
Sonuç:Endofenotip çalışmaları, hastalığın etiyolojisinin ve tedavi hedeflerinin belirlenmesinde büyük önem taşımaktadırlar. Ek olarak, genetik yatkınlık göstergelerine sahip bireylerin tanımlanmasında yardımcı olurlar ve şizofreni geliştirme riskini belirlemede çok önemlidir. Çalışmamızda, Glutatyon peroksidaz düzeyi, Gözler Testi ile ölçülen sosyal biliş ve n-geri görevi ile ölçülen çalışma belleği ölçümlerinin endofenotip olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar bize, psikiyatrik muayeneye ek biyokimyasal ve nöropsikiyatrik ölçümler yapmanın şizofreni açısından yüksek riskli kişileri saptamada klinisyene rehberlik edebileceğini göstermiştir. Ancak yine de şizofreni literatürüne katkı sağlaması amacı ile, daha özgül endofenotiplerin belirlenebilmesi için daha geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır. Umut ediyoruz ki, bizim çalışmamız ve gelecekte yapılacak çalışmalar, psikiyatrik bozukluklar için endofenotipleri belirleyecek, bu sayede hedefe yönelik önleme ve tedavi programları geliştirilebilecektir.





