Content area
Abstract
Humanin apoptozu ve stresi engelleyen, yaşam süresi ve sağlığı düzenleyen, yaşla birlikte azalan ve eksikliği ile patogenez oluşturan mitokondriyal türevli bir peptittir. Erken embriyonik gelişimde mitokondri, oositten embriyoya geçişte önemli bir organeldir. İmplantasyon öncesi embriyo gelişim sürecinde oosit hem fonksiyonel olarak hem de mtDNA içeriği açısından önemli olan mitokondrileri temel enerji kaynağı olarak kullanır. Mitokondriyal disfonksiyon, enerji ve metabolik değişiklikler Spinal müsküler atrofi 5. kromozomdaki SMN1 ve SMN2 genlerindeki mutasyonların neden olduğu otozomal resesif geçişli bir kas-motor nöron hastalığıdır. Tez çalışmasının amacı, normoresponder, polikistik over sendromu, genç ve ileri yaş düşük over rezervli hastaların embriyolarının geliştiği ve takibinin yapıldığı kültür sıvısında mitofaji markerlarının, humanin geninin ve SMA ile alakalı olduğu bilinen genlerin ekspresyon düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Bahçeci Umut Tüp bebek merkezine başvuran Normoresponder (NR; Kontrol), Polikistik Over Sendromlu (PKOS), İleri (DOR-İ) ve Erken Yaş (DOR-G) Düşük Over Rezervli 50’şer hastanın 2-6 gün arasında gelişen embriyolarının içinde bulunduğu atık embriyo kültür sıvısı toplandı. Atık embriyo kültür sıvısı alınan örneklerden sırasıyla total RNA izolasyonu, revers transkripsiyon ve Real Time-PCR ile gen ekspresyonları belirlendi. Elde edilen veriler istatistiksel olarak SPSS 21.0 programı ile değerlendirildi. Elde edilen gen ekspresyonları NR (kontrol) grubuna göre, DOR-G grubunda MFN1, SMN2 (p<0,05), Humanin ve p53 gen ekspresyonlarında artma (p<0,001), PINK1 gen ekspresyonunda da azalma gözlendi (p<0.05). PKOS grubunda MFN2, PARKIN (p<0.05) ve PINK1 gen ekspresyonlarında ise kontrol grubuna göre azalma belirlendi (p<0.001). Sadece DOR-İ grubunun yaş ortalaması kontrol grubuna göre yüksek olduğu belirlendi (p<0.001). MFN2, PINK1 (p<0.001) ve Humanin gen ekspresyonlarında kontrol grubuna göre azalma gözlendi (p<0.05). Atık olan bir sıvının non-invaziv olarak kadın infertilitesi tiplerindeki mitokondriyal disfonksiyon gibi önemli hücresel parametrelerin profilinin çıkartılabileceğini, embriyoya herhangi bir müdahale olmadan değerlendirilebileceğini ve çeşitli nadir hastalıkların çok önceden belirlenebileceğini kanıtlamaktadır.






