Özet
Italyan sömürgecilik politikasinin hedefi içinde Kuzey Afrika'daki son Osmanli egemenlik bölgesi olan Trablusgarp'in ele geçirilmesi amaciyla Jtalya tarafindan ba§latilmi§ olan Trablusgarp Sava§i'nin ça- ti§ma alanlarindan birisi de Çanakkale Bogazi'dir. ftalyanlar, Trablusgarp'in ele geçirilmesi dogrul- tusunda Babiâli'yi bari§ yapmaya zorlamak için Çanakkale Bogazi'na saldirmçtir. Ancak Italyan donanmasi tarafindan gerçekle§tirilen Çanakkale Bogazi harekâti ba§arisiz olmu§ ve böylece bogaza saldirmak suretiyle çati§ma alanini geni§leterek Babiâli'yi bari§ masasina oturtmaya dönük bu giri§im italya açisindan hüsranla sonuçlanmi§tir.
Bu makale öncelikli olarak, Italyan donanmasinin 18 Nisan 1912'de Çanakkale Bogazi'na yönelik olarak gerçekleçtirdigi harekâtin askeri ve siyasi yönünü ele almaktadir. Ayrica bu harekâtin etkisiyle, ittifaklar sistemi içindeki Avrupali Büyük Gûçlerin, hem kendileri hem de Babiâli arasindaki çikarlarinin diplomasi alanina nasil yansitildigini incelemektedir.
Anahtar Kelimeler: Tfablusgarp Sava§i, Çanakkale Bogazi, Italya, Babiâli, Avrupali Büyük Gûçler.
Abstract
The Dardanelles Strait is one of the conflict fields during the Tripolitanian War that was started by Italy, in the context of Italian colonial policy, to seize Tripoli which was the last Ottoman possession in North Africa. For the possession of Tripoli, Italians attempted to force the Porte to peace table by attacking the Dardanelles Strait. However, Italian naval operation against the Dardanelles Strait has failed and thus Italian attempt to force the Porte to peace table by widening the conflict to the Strait ended in frustration.
This article primarily focuses on political and military aspects of the Italian naval operation against the Dardanelles Straits on 18 April 1912. This article also studies how the interests of Euro- pean Great Powers -that were in alliance system- with each other and the Porte have been reflected to the field of diplomacy as an effect of the operation.
Keywords: Tripolitanian War, Dardanelles Strait, Italy, the Porte, European Great Powers.
Giris
Milli birligini, 1861'de II. Vittorio Emanuele'nin kral olarak ilan edilmesin- den sonra 1866'da Venedik'in, 1870'de de Roma'nin ele geçirilmesi ile gerçek anlamda tamamlayan ve Avrupa'da yeni bir gûç olarak ortaya çikan italya, diger Avrupali Büyük Gûçler gibi sömürgecilik politikasina yönelmi^tir. An- cak italya, birligini saglamadaki gecikmenin ve iç problemlerinden kaynak- lanan zayifliginin etkisiyle baçarili -okyanus açiri- bir sömürgecilik faaliyeti yürütememi^tir. Bu nedenle dünya siyasetinde Büyük Güçlerin en küçügü- zayifi olarak yer alan italya, sömürge alani olarak Kuzey Afrika'nin diger Avrupa devletlerinin yerleçmedigi bölgelerini seçmiçtir. italya, Eritre ve Somali'de oluçturdugu koloniler ile Kizil Deniz üzerinden Kuzey Afrika'yi hedef alan bir tutunma noktasi elde etse de 1896 yilinda ugradigi Adowa yenilgisiyle Eti- yopya üzerinde denetim kurmayi baçaramamiçtir. Bilakis Etiyopya ordusu karçisinda bir Avrupa devleti ordusunun ugradigi bu hezimet nedeniyle büyük devlet olma niteligine leke sürülerek küçük dü^mü^tür1.
Etiyopya'da baçarisizliga ugrayan italyan giriçimiyle birlikte Eritre ve So- mali, Kizildeniz'den baçlayarak açamali olarak Kuzey Afrika'nin hinterlandi ile birleçmenin kilit noktasi olarak görülmü§, ancak italyan sömürgeciliginin asil ve ilk hedefi, bir zamanlar eski Roma imparatorlugu sinirlari içinde olan Kuzey Afrika'nin kiyi bölgeleri olmuçtur. italya'nin öncelikli olarak bu bölgede göz diktigi yer ise Tunus'tur. Fakat italya'nin Tunus üzerindeki emelleri, diger Av- rupali Büyük Güçlerin uluslararasi siyasetine kurban edilmiçtir. Almanya Çan- sölyesi Otto von Bismarck, 1871 yenilgisi ile ele geçirilen Alsace Lorraine'nin acisini unutturmak ve bu bölgenin kaybini baçka yerlerde telafi ettirmek için Fransa'yi sömürgecilik faaliyetlerinde bulunmaya teçvik etmiç ve bu dogrultu- da Fransa'nin Tunus'a yerleçmesine itiraz etmeyecegini belirtmiçtir. Bu çekilde Bismarck, Tunus'u Fransa'ya kaptiran italya'yi Almanya'ya yakinlaçtirmaya ça- liçmiçtir ki bu yakinlaçma italya'nin 1882'de Almanya ve Avusturya-Macaristan ile imzaladigi Ûçto ittifak neticesinde saglanmiçtir. ingiltere ise 1878'de Kibris'a yerleçmesinin karçiligi olarak Fransa'nin Tunus üzerindeki hareket serbestligi- ni tanimiçtir. Bu teçvik ve onaylar sonucunda Fransa da 1881 Bardo Antlaçmasi ile Tunus üzerinde hâkimiyet kazanmiçtir. ingiltere ve Almanya'nin politikalari karçisinda tecrit olan italya, Fransa'nin Tunus hâkimiyetine ses çikaramaz hale getirilmiç ve bu aci tecrübeyi hiçbir zaman unutmamiçtir. Mevcut çartlarin yön- lendirmesi sonucunda da italya, Kuzey Afrika'nin ele geçirilememiç bölgeleri arasinda Trablusgarp'i "vaat edilmiç toprak" olarak seçmiçtir. italya'nin görece zayif konumu, Kuzey Afrika'nin Fas ve Misir gibi daha tercih edilir bölgeleri için ingiltere, Fransa ve diger gûçlerle mücadele etmesine imkân vermemiçtir2.
Italyanlarin, stratejik açidan Kuzey Afrika'nin iç bölgelerine dogru ûç yönde de yayilarak daha iddiali kolonileçme planlari için tutunma noktasi, artan nüfusun beslenmesinde potansiyel bir tarim alani, sanayinin içleyece- gi yeni bir hammadde kaynagi ve iççi sinifi için istihdam sahasi olarak gör- dükleri Trablusgarp, 1881 Tunus hüsrani sonrasinda italyan di§ politikasinin ana ilgi odagi haline gelmiçtir. italyan di§ politikasi da Trablusgarp'i baçka bir güce kaptirmamaya ve nihai olarak ilhak etmeye yönelik olarak çekillen- dirilmiçtir. Bu hedefi gerçekleçtirmek dogrultusunda italya, 1881 sonrasinda ve özellikle de 20. yüzyilin ilk on yilinda, Birinci Dünya Savaçi'nin taraflarini belirleyen bloklaçmalar nedeniyle serbest hareket edebilecegi bir zemin de bulmuçtur. Baçka bir ifadeyle müttefikleri Almanya ve Avusturya-Macaristan, Ûçto ittifak içinde tutmak için italya'ya daha büyük teklifler sunarken, ingilte- re, Fransa ve Rusya ise italya'ya -sonunda baçaracaklari üzere- bu ittifaktan koparmak niyetiyle Osmanli imparatorlugu'ndan gittikçe artan oranda toprak vaadinde bulunmaya yönelmi^lerdir. Bu baglamda Roma, gerçekleçtirdigi gö- rü§me ve antlaçmalar sonucunda; 1887'de Almanya'dan, 1900 ve 1902 yilla- rinda Fransa'dan, 1902'de ingiltere ve Avusturya-Macaristan'dan, 1909'da da Rusya'dan Trablusgarp'taki emellerine yönelik güvenceler elde etmeyi baça- rabilmiçtir. Bu güvencelerle birlikte italya, askeri seçenegin diçinda, bilimsel keçif ve ekonomik-ticari faaliyetler üzerinden Trablusgarp'ta nüfuz elde etmeye çaliçmiç, ancak italya'nin bu faaliyetlerinde daha serbest hareket etmek için baskida bulunma giriçimleri, italyanlarin niyetlerini anlayan Babiâli tarafindan egemenlik haklarini zedeleyecegi gerekçesiyle engellenmiçtir. Ancak italyan- larin gözünde 1911'deki di§ geliçmeler, Trablusgarp hâkimiyeti için ellerini çabuk tutmayi ve bunun için de askeri içgal planini yürürlüge koymayi gerek- tirmiçtir. Temmuz 1911'de Almanya ve Fransa arasinda ikinci Fas Krizi veya Agadir Krizi'nin çikmasi ve bu krizin etkisiyle italyanlarin Trablusgarp'i Fransa, Almanya veya ingiltere'ye kaptiracagi kaygisini yaçamalari Roma'yi harekete geçmeye yöneltmi^tir. Ayrica Trablusgarp'in içgalini Adowa lekesini silecek bir eylem olarak gören ülke içindeki milliyetçi söylem, italyan hükümetinin göz ardi edemeyecegi boyutlara ulaçmiçtir. Dolayisiyla italya, iç ve di§ geliçmelerin yönlendirmesiyle Avusturya-Macaristan'in 1908'de tek tarafli bir kararla Bos- na-Hersek'i ilhak etmesini örnek alarak, italyan Kralligi'nin kuruluçunun 50. ve Adowa yenilgisinin 15. yil dönümü olan 1911'in 29 Eylül'ünde Osmanli imparatorlugu'na savaç ilan etmiç ve Trablusgarp'i içgal etme planini yürürlüge koymuçtur3. Böylece, Birinci Dünya Savaçi öncesinde, Berlin Kongresi'nden beri Osmanli imparatorluguna karçi açik bir savaça giren ilk önemli devlet italya olmuçtur4. Ancak italya'nin Trablusgarp'i hizli bir çekilde ve zorlanmadan içgal etme beklentisi gerçekleçmeyecektir. Trablusgarp'ta Türk subaylarinin teçkilatlandirdiklari direniç karçisinda çikmaza girecek olan italya, Babiâli'yi barita zorlamak için savaçi Dogu Akdeniz, Adalar Denizi ve Çanakkale Bogazi'na yayacaktir.
Italya'nin Trablusgarp Savasi'ni Adalar Denizi'ne Yayma Plani ve Avrupali Büyük Gûçler
Italyan hükümeti ve silahli kuvvetleri, Trablusgarp ve Bingazi'yi içgal etmek amaciyla 1 Ekim 1911'de harekete geçtiklerinde5 Osmanli imparatorlugu ile hem kisa, hem de kesin sonuçlu bir savaç yapmayi planlamiçti. Trablusgarp'in ele geçiriliçi, diger Avrupali rakipleri gibi italya'nin da büyük bir kolonyalist ve askeri güç oldugunu kanitlayacakti. Bu giriçimi milli kahramanligin sinan- masi olarak gören italyan Genelkurmay Baçkani Alberto Pollio, Trablusgarp harekâti baçladiginda subaylarina - Adowa yenilgisini kastederek- §u açikla- mayi yapmiçti: "Bu, sadece ordunun namusu için degil, ulusun §erefi için deelzem olan bir harekâttir"6. Böylece milli-psikolojik gerekçelerle hareket eden italyan hükümeti ve silahli kuvvetleri, Trablusgarp ve Bingazi'nin içgalinin kisa sürede gerçekle- çecegi beklentisini, Türklerin az bir direniç gösterdikten sonra bölgeyi birak- maya mecbur kalacaklari görü^üne de dayandirmaktaydi. Ayrica yerli nüfusun direniçte bulunacagina ihtimal vermeyerek, italyan askerlerini kurtarici olarak karçilayacaklari umudundaydilar. Ancak bu beklenti ve öngörüler gerçekleçme- miçti. italyan ordusu karçilaçtigi mü^terek Türk-Arap direniçi karçisinda çikma- za girdi. En modern teçhizat ile donatilan ve tarihte ilk defa savaç uçagi kulla- nan italyan ordusu, yüz bini açan asker mevcuduna karçin, savunulmayip terk edilen sahil kesimi haricinde baçarili bir içgal gerçekleçtirememiç ve Türk-Arap direniçinin kisa bir süre sonra kirilacagina yönelik umutlarin dogmasina da firsat verememiçti. italya'nin Trablusgarp'taki yerli direniçi -askeri bakimdan- gUçsUzleçtirmesi, siyasi açidan da önemsizle^tirmesi, Türklerin yakin zamanda savaçtan çekilmelerine bagliydi. Bu nedenle Roma, Osmanli hükümetini Trab- lusgarp ve Bingazi'deki haklarini birakarak bariç masasina oturmaya zorlamak için savaçi Akdeniz'e yaymanin gerekli oldugunu dü^ünmeye ba§ladi. italyan- lar savaçi yayma tehdidini Avrupa diplomatik çevrelerinde 1911 Ekim ayi orta- larinda dillendirmeye ba§lami§lardi7.
Genelkurmay Baçkani Pollio ve Donanma Yüksek Komutanligi da Ekim 1911'in baçindan itibaren, savaçta etkili bir sonuç elde edebilmek için çatiç- ma alanini üstün donanma güçlerini kullanarak Osmanli imparatorlugu'nun Trablusgarp diçindaki egemenlik bölgelerine yaymanin gerekli oldugunu be- lirtmekteydiler. Kara ve deniz kuvvetleri yetkilileri, 8 Kasim 1911'de hazirladik- lari bir memorandum çerçevesinde, izmir veya Selanik'i abluka altina almada bir üs olarak kullanmak için Adalar Denizi'ndeki bir kisim adalari içgal etmeyi ve istanbul'un hemen gerisinde varliklarini hissettirmek amaciyla Çanakkale Bogazi'ni geçme te^ebbüsünde bulunmayi önermi^lerdi. Ancak italya Ba§ba- kani Giovanni Giolitti ve Diçiçleri Bakani Antonino di San Giuliano, savaçi yay- manin -1911'in Ekim ayi ortalarinda dile getirilse bile- mevcut çartlar içinde uygun olmayacagi görü^ündeydiler. Çünkü çatiçma alaninin baçka bölgelere yayilmasi önünde ciddi diplomatik engeller bulunmaktaydi8. italya, bu engelle- ri mümkün oldugunca açmak ve savaçi yayma stratejisini uygulayabilmek için kendisinin de yer aldigi ittifak devletlerinin yaninda itilaf devletleriyle de mü- zakerelerde bulunma ihtiyaci hissetmekteydi.
Italya'nin Adalar Denizi'ne yönelik olarak hareket alanini sinirlayan ön- celikli engel, 1887'de süresi uzatilan Ûçto ittifak Antlaçmasi'nin 7. maddesin- den kaynaklanmaktaydi. Buna göre karçi taraf uygun bir telafi payi isteyebile- cegi için italya ve Avusturya-Macaristan birbirlerine daniçmadan Balkanlarda, Adriyatik-Adalar Denizi'nde ve sahillerinde hiçbir eylemde bulunmayacaklardi. Her ne kadar Viyana, Osmanli Vilayeti Bosna-Hersek'i 1908'de ilhak ederken Roma'ya daniçmamiç olsa da Avusturya-Macaristan Diçiçleri Bakani Alois Lexa von Aehrenthal, bu maddeyi gerekçe göstererek italya'nin savaçi Adalar Denizi'ne yaymasina karçi çikmaktaydi9.
Ittifak Blogu'nun omurgasini oluçturan Almanya ise, müttefikleri italya ve Avusturya-Macaristan arasindaki iliçkilerin Trablusgarp Savaçi ne- deniyle bozulmamasi ve ittifakin tehlikeye atilmamasi için esnek bir politi- ka izlemek zorundaydi. Diger taraftan Osmanli imparatorlugu'ndaki siyasi ve ekonomik çikarlari nedeniyle müttefiki italya'dan yana açik bir tutum da ala- mazdi. Trablusgarp Sava§i'nin baçinda Almanya Diçiçleri Bakani Alfred von Kiderlen-Wächter, muhatabi San Giuliano'dan, Balkanlardaki statükonun bo- zulmamasi ve böylece Avusturya-Macaristan'in çikâyetlerinin önüne geçilmesi, Rusya'nin da müdahalesinin engellenmesi için çatiçma alaninin Trablusgarp ile sinirlandirilmasini talep etmiçti. Ancak savarin ilerleyen günlerinde ital- yanlar, çatiçma alanini Trablusgarp ile sinirlandiracaklarina yönelik bir vaatte bulunmamiçlardi. Üstelik Roma, Üçlü ittifak'in yenilenmesi için taleplerinin kabul edilmesini öne sürmeye baçlamiçti. Özellikle Çubat 1912'de Roma'daki Alman Büyükelçiligi'nden gelen haberler dogrultusunda, Ûçto ittifak'in tehli- keye atilmamasi için Avusturya-Macaristan'in, italyanlarin Adalar Denizi'ne ve Çanakkale Bogazi'na yönelik olarak planladiklari harekâtlara itiraz etmemesi gerektigine içaret edilmiçti. itilaf devletlerinin italya'nin Çanakkale Bogazi'na saldirmasini ticari çikarlari açisindan uygun bulmayacaklari beklentisinde olan Kiderlen-Wächter de Avusturyali yetkililere, Çanakkale Bogazi'ni hedef alacak italyan saldirisina itiraz etmeyi itilaf devletlerine birakmanin akillica bir tutum olacagini söylemekteydi. Dolayisiyla Berlin, özellikle Kiderlen-Wächter üze- rinden, Ûçto ittifak'in selameti için italya'nin savaçi Adalar Denizi'ne yayma istegini Viyana'ya kabul ettirmek dogrultusunda giriçimlerde bulunmaktaydi. Roma'ya da bu giriçimlerin olumlu netice vermesi için Avusturya-Macaristan'a zaman verilmesi gerektigi belirtilmekteydi. Türk-italyan çatiçmasinin italya'nin zafer elde etmesiyle sonuçlanmasini isteyen Kiderlen-Wächter, Roma'nin an- cak bu zaferin üzerine Ûç^ ittifak'i uzatmak için masaya oturacagina inanmak- taydi. Bu nedenle Kiderlen-Wächter, Türkleri italyanlara karçi direnmeye teçvik eden ve Berlin'in Yakin Dogu'daki siyasi-ekonomik çikarlarini korumak için Os- manli imparatorlugu'nu Ûç^ ittifak'a almayi öneren Almanya'nin istanbul Bü- yüke^isi Adolf Marschall von Bieberstein'nin dü^ünceleriyle ayri dü^mekte ve Büyükelçiligin istanbul'dan gönderdigi tavsiyeleri göz ardi etmekteydi. italyan tehdidi yüzünden Çanakkale Bogazi'nin mayinlanmasina -bu konu açagida ele alinacaktir- sinirlenmekte, bunun uluslararasi hukuku ihlal ettigini ve Alman gemilerinin bogazdan güvenli olarak geçiçini engelledigini iddia etmekte, bu nedenle de italyan zaferinin Türkleri, Trablusgarp'tan çekilmek ve bogazi ma- yinlardan temizlemek zorunda birakacagini dü^ünmekteydi10
Özellikle Alman imparatoru II. Wilhelm'in 24-26 Mart 1912'de yaptigi Venedik ziyareti sonrasinda Berlin, Aehrenthal'in Çubat 1912'de vefati sonu- cunda Avusturya-Macaristan'in Diçiçleri Bakani olan Leopold von Berchtold'un italya'ya yönelik izledigi mevcut politikanin degiçmesi için Viyana üzerinde daha ciddi bir baskiya yöneldi. Berlin'e göre Viyana'nin mevcut politikasi, Üçlü ittifak'i zayiflatarak ingiltere ve Rusya'nin çikarlarina hizmet etmekteydi. Diger taraftan italyan Diçiçleri Bakani San Giuliano, Almanya'nin Roma Büyükelçisi Gottlieb von Jagow'a, Adalar Denizi'nde yapacaklari harekâti Viyana'nin protes- to etmesinin Ûçto ittifak'i tehlikeye atacagi uyarisinda bulunmuçtu. Bu uyari ile San Giuliano, Berlin'in Viyana üzerinde baski yapmasini saglamaya çaliç- maktaydi. Bunun netice vermesi sonucunda Viyana, 6 Nisan 1912'de italyanla- rin Çanakkale Bogazi'na saldirmasinin Balkanlarda ciddi sonuçlar doguracagi kaygisini ortaya koymakla birlikte, italya'nin savaç alanini geçici olarak geniç- letme ihtiyacini hissetmesi durumunda Avusturya-Macaristan'in tarafsiz kala- cagini bildirdi. Böylece San Giuliano, Çanakkale Bogazi'na saldiri konusunda Viyana'dan onay almiç oluyordu. 15 Nisan 1912'de de Berchtold, muhtemelen Alman baskisi sonucunda italya'nin Rodos, Kerpe (Scarpanto) ve istanbulya'yi (Stampalia) içgal etmesini onayladi. italya'nin Viyana Büyüke^isi Avarna da bu içgallerin geçici olacagi konusunda güvence verdi. Ancak Viyana, Roma'ya verdigi bu çekler bozduruldugunda, yani italya'nin 1912 Nisan'inda Çanakka- le Bogazi'na saldirdiginda rahatsizligini ortaya koyacak ve Oniki Ada'yi içgal ettiginde de Roma'yi protesto edecekti. Berlin ise, diçiçleri bakani Kiderlen- Wächter'in italya'nin lehine izledigi örtülü politikalar sayesinde, Aralik 1912'de Üçlü ittifak'in beçinci defa yenilenmesini saglayacakti. Buna karçin, Birin- ci Dünya Savaçi'nin ilk haftalarinda, Kiderlen-Wächter'in siyasetinin yerine, Bieberstein'in biraktigi politik miras etkisini gösterecek ve itilaf devletlerine karçi silahli mücadelede Almanya'nin yaninda, italya degil, Osmanli impara- torlugu yer alacakti11.
Itilaf Blogu'nun ise, italya'nin savaçi yayma stratejisine yönelik tutumun- da bir bütünlük tespit edilmese de italyan donanmasinin Adalar Denizi'nde baçlatacagi harekâtlara ciddi bir itirazda bulunmayacagi, beç ay süren müza- kere ve görü^meler sonunda Nisan 1912'ye dogru anlaçilmiçtir. Bu blok içinde Rusya, 22 Kasim 1911'de italya'nin Çanakkale Bogazi'ni ablukaya alma niyetini olumsuz karçilasa da Diçiçleri Bakani Sergey Sazonov'un, italya'nin Çanakkale Bogazi'na yapacagi saldiriya karçi sergileyecegi tavirda kafasi oldukça kariçik- ti. 2 Çubat 1912'de italya'nin Çanakkale Bogazi'na yönelik deniz harekâtinda bulunmasindan yana oldugunu belirtirken, 5 Çubat'ta bunun felaketle sonuç- lanacaginin altini çizmiç, ayni gün Fransa'nin Sen Petersburg Büyükelçisi'ne italya'nin Çanakkale Bogazi'na ulaçmasindan rahatsiz olmayacagini söylemi§ ve 18 Çubat'ta da italyan donanmasinin Bogaziçi'ne kadar ilerlemesi istegini açiga vurmuçtur. 13 Mart 1912'de italya'nin Çanakkale Bogazi yerine Selanik'e harekât yapmasi tercihini ortaya koyarken, 6 ve 8 Nisan 1912'de büyük bir risk taçimakla birlikte italyan donanmasini Çanakkale Bogazi'na ani bir saldirida bulunmaya teçvik etmiçtir. Bu çeliçkili tutuma karçin Sazonov'un, italya'nin Çanakkale Bogazi'ni hedef alacak bir saldirida bulunmasina itiraz etmeyecegi anlaçilmaktaydi. Aslinda Sazonov, Roma'yi Çanakkale Bogazi'na saldirmaya teçvik ederken, italya'nin istanbul'a kadar ulaçabilecek ama oraya yerleçmeyecek tek -büyük- güç oldugu beklentisiyle hareket etmek- teydi. Çanakkale Bogazi'nin ayni zamanda önemli bir ticaret yolu oldugu gerçegine göre hareket eden ingiltere ise, yapilacak saldiri sonrasinda bogazin kapatilacagi endiçesini duymakta -ki italya'nin beklentisi de bu yöndeydi- ve konuya Rusya'ya göre daha fazla hassasiyet göstermekteydi. Babiâli'nin daha öncekilerin diçinda, 18 Çubat 1912'de dogrudan Londra'yi muhatap alarak, savarin Avrupa'daki topraklarina siçramasi durumunda bogazi kapatabilecegi uyarisinda bulunmasi ve italya'nin Adalar Denizi'ni degilse bile Dogu Akdeniz'i hedef seçerek Beyrut'u bombardiman etmesi, Çanakkale Bogazi'nin özellikle ticaret açisindan daha da önemli olan ilkbahar mevsiminde kapatilabilecegi endiçesini artirmiçtir. Bu nedenle ingiliz Diçiçleri Bakani Edward Grey, 28- 29 Çubat 1912'de Avrupali Büyük Güçlere, italyan hükümetinin Çanakkale Bogazi'na ve yakin kiyilarina saldirida bulunmayacagi teminati vermesi için giriçimde bulunmalarini önermi^tir. Ancak bu ingiliz diplomatik giriçimi (dé- marche) Almanya, Avusturya-Macaristan ve Rusya nezdinde kabul görmemi^tir. Grey de bu giriçimini 4 Mart 1912'de durdurmak zorunda kalmiçtir. italya ise Londra'ya, Adalar Denizi'nde hareket serbestliginden vazgeçmeyecegini vurgu- lamakla birlikte, Çanakkale Bogazi'na yönelik bir harekâtta bulunma niyetinin olmadigini belirterek kaçamakli bir tutum sergilemiçtir. Bu diplomatik giriçim ile Londra, ticari çikarlarini zedeleyecek geliçmelere sessiz kalmayacagini göstermi^tir. Ancak tarafsiz bir güç olarak ingiltere'nin Trablusgarp Savaçi sürecindeki asil politikasi, italya'nin ittifak Blogu ile iliçkilerini zayiflatmak amaciyla Roma'nin iyi niyetini kazanmaya odaklanmiçtir12.
Babiâli'nin Çanakkale Harekâti'ni Engellemeye Dönük Siyasi ve Askeri Tedbirleri
Avrupali Büyük Güçlerin savaçi Adalar Denizi'ne yaymayi hedefleyen italyan stratejisi karçisinda izleyecekleri tutumun genel çerçevesi çekillenirken, Babiâli de savarin Adalar Denizi'ne yayilacagi söylentilerinin dogrulugunu sorgula- maya, tarafsiz Büyük Güçlere kendi çikarlarini hatirlatarak italya'yi böyle bir giriçimden vazgeçirmeye ve Çanakkale Bogazi'ndaki savunma tedbirlerini artir- maya yönelmi^tir. Osmanli hükümeti, italya'nin savaçi Adalar Denizi'ne yayma niyetinde oldugundan 17 Ekim 1911'de Viyana'daki askeri ataçesi Fuad Bey'in raporuyla haberdar oldu. Fuad Bey, hizli bir zaferle savaçi bitirme arzusunda olan italyanlarin, Babiâli'yi bariç istemeye zorlamak amaciyla savaçi Adalar Denizi'ne yaymak niyetinde olduklarina iliçkin kanaatlerin Viyana çevrelerin- de egemen oldugunu bildirmekteydi. Ertesi gün Osmanli imparatorlugu'nun Londra Büyükelçisi Ahmet Tevfik Pa§a da ingiliz Diçiçleri Bakanligi Müste^ari Arthur Nicolson ile italya'nin savaçi yayma niyetinin gerçekligini sorgulama- ya yönelik bir görü^me yapmiç, Nicolson görü^me sirasinda, böyle bir duyum almadigini, italya'nin "yeni ve genel kariçikliklara" yol açacagi kaygisiyla sava- §i yaymaktan uzak duracagini belirtmiçtir. Ancak Nicolson'un bu yorumuyla yetinmeyen Babiâli, Berlin Büyüke^isi Osman Nizami Paça'nin 22 Ekim 1911 tarihli önerisine uymuç ve Hariciye Naziri Asim Bey, Berlin ve Viyana'daki Büyüke^ilere, italya'nin çatiçmalari Anadolu kiyilarina yaymasi durumunda Babiâli'nin, Osmanli cografyasinda bulunan italyanlarin tümünü sinir diçi et- mekten çekinmeyecegini bildirmeleri talimatini vermiçtir13.
Bu, etkisi sinirli olan tehditten sonra Babiâli, Kasim ayi ortalarina kadar elçilikleri kanaliyla Sen Petersburg, Londra, Paris, Berlin ve Viyana nezdinde italyanlarin savaçi Adalar Denizi'ne kaydirma niyetinin gerçek olup olmadigi- ni ögrenmeye çaliçti. Ancak bu hükümet merkezlerinde hâkim olan söylem, italya'nin böyle bir niyetinin olmadigi veya olsa bile kendilerinin Roma'ya bundan vazgeçirmeye dönük ciddi bir baskida bulunamayacaklari yönündeydi. Bu arada Osmanli hükümeti, italyanlarin Yunanistan'in Pire çehrinde Adalar Denizi'ni iyi bilen kilavuzlarla sözle^me yaptiklari haberlerini almaktaydi. Bu haberlerin de muhtemel etkisiyle Hariciye Naziri Asim Bey, 18 Kasim 1911'de Paris, Londra, Sen Petersburg, Viyana ve Berlin'deki Osmanli Büyüke^ileri vasitasiyla italyan donanmasinin Osmanli liman ve kiyilarina yönelik harekât gerçekleçtirmesi halinde bogazin kapatilacagini ima yoluyla bildirmiçti. Ancak Asim Bey'in bu giriçimi, Londra ve Paris tarafindan daha fazla ciddiye alinsa da ne ingiltere, ne de Fransa bu konuyu italya'ya açma te^ebbüsünde bulunma- miçlardi. 22 Kasim 1911'de bu sefer bizzat Sadrazam Said Paça tarafindan, Av- rupali Büyük Güçlerin istanbul Büyükelçileri Babiâli'ye çagrilarak, italyan saldi- risi karçisinda Çanakkale Bogazi'nin uluslararasi deniz trafigine kapatilacagina yönelik açik bir tehdide baçvuruldugu görülmü^tü. ingiliz, Fransiz, Alman ve Avusturya-Macaristan Büyüke^ilerinin, bir saldiri ihtimalinin bulunmadigi- na dair Said Paça'yi ikna etmeye çaliçtiklari bu görü^me sonrasinda Babiâli, bogaza saldiri söylentilerinin Trablusgarp ve Bingazi'yi kendilerine birakmaya zorlamak amaciyla italyanlar tarafindan çikarilmiç oldugu, ancak bu saldiri ih- timalinin yine de yadsinamayacagi kanisina varmiçti14.
Italya'nin, 19 Kasim 1911'de Kizildeniz'deki Akabe limanini hedef almasi diçinda, harekât alanini geniçletmek amaciyla Adalar Denizi ve Akdeniz'deki Osmanli liman ve kiyilarina saldirabilecegi ihtimalini gerçege dönü^türebile- cek ilk geliçme, Beyrut'u 24 Çubat 1912'de bombalamasiydi. Bu ayni zamanda, italyan donanmasinin Çanakkale Bogazi'na saldirabileceginin de somut bir içaretiydi. italya'nin, hem Fransiz nüfuzunun yogun oldugu hem de çok sayida Avrupalinin yaçadigi Beyrut'u bombalamasinin amaci, rahatsizlik vermek ve Büyük Güçleri, bariça zorlamak dogrultusunda Babiâli üzerinde baski kurmaya sevk etmekti. Saldirinin muhtemel bir sebebi de Babiâli'ye, Fransa'nin arkasi- na siginamayacagini göstermekti. Bombardimana yanit olarak Babiâli, askeri misilleme yapabilecek deniz gücünden mahrum oldugu için, sadece 26 Çubat 1912'de imparatorlugun Arap vilayetlerinde ikamet eden italyanlarin sinir diçi edilmesi kararini alarak ciliz bir tepki ortaya koymuçtur. Hâlbuki Babiâli, Beyrut bombardimaninin hemen öncesinde, italya'nin Dogu Akdeniz'de olmasa bile, Adalar Denizi'nde silahli bir eyleme baçvurdugu anda Osmanli topraklarinda yaçayan bütün italyanlarin savaç suçlusu sayilarak hapsedileceklerini ve Ça- nakkale Bogaz giriçinin mayinlanacagini bildirmiçti. ingiliz Diçiçleri Bakanligi da çok sayidaki mahkûmun beslenemeyeceginden hareketle, Babiâli'nin tehdi- dinin bir blöften ibaret oldugu yorumunda bulunmuçtur15. Dolayisiyla Beyrut bombardimanina karçi yapilan ciliz misilleme, ingiliz Diçiçleri Bakanligi'nin yorumuna haklilik vermiçtir.
Daha önce deginildigi gibi, Babiâli'nin 18 Çubat 1912'de ingiltere nezdinde bogazi kapatabilecegi uyarisinda bulunmasindan ve italya'nin da Beyrut'u bombalamasindan sonra Londra, Roma'dan Çanakkale Bogazi'na ve yakin kiyilarina saldirmama teminati alinmasina yönelik diplomatik bir giri- çimde bulunmuç, ancak bekledigi sonucu alamadigi için bu giriçimini 4 Mart 1912'de durdurmuçtur. Ertesi gün ingiliz Diçiçleri Bakani Edward Grey, muh- temelen bu giriçimin akibetini ögrenmek için görü^meye gelen ve italyan sal- dirisinin engellenmesi beklentisiyle Çanakkale Bogazi konusunu gündeme getiren Büyüke^i Tevfik Paça'ya, yaptiklari müzakereler çerçevesinde Avrupali devletlerin, italyan hükümetine Çanakkale Bogazi'na saldirmayacaklari güven- cesi vermesi için talepte bulunmayi uygun görmediklerini bildirmiçtir. Bu çer- çevede, italya'nin yakin zamanda Çanakkale Bogazi'na saldirida bulunmasi için bir neden göremedigini söyleyen Grey, Babiâli'nin bogazin mayinlanmasi için hazirlikli olmasini, ancak bogaza saldiri an meselesi haline gelmeden mayinla- ma giriçiminde bulunmamasini tavsiye etmiçtir16.
Görüldügü gibi Babiâli, 1911'in Ekim ayi ortalarindan itibaren italya'nin savaçi Adalar Denizi'ne yaymak niyetinde olup olmadigini ögrenmeye ve dip- lomatik kanallari olabildigince kullanarak Avrupali Büyük Güçleri, özellikle de eski dostluguna güvendigi ingiltere'yi, Roma'dan bu niyetini gerçekleçtirme- mesi için güvence elde etme giriçimlerine yöneltmeye çabalamiçti. Zaman za- man da bogazi kapatma tehdidinde bulunarak, muhtemelen Avrupali güçlerin ticari çikarlarini tehlikeye atmaya ve bu olumsuzlugu gidermeleri beklentisi içinde ayni güçlerin kendi lehine bariç giriçimlerinde bulunmalari için zemin hazirlamaya çaliçmiçti. Paradoksal olarak italya'nin da bogazin kapatilmasin- dan beklentisi ayniydi. Bütün bu s^eç içinde ortaya çikan gerçek, italya'nin sa- vaçi yayma stratejisi dogrultusunda Adalar Denizi'nde harekâtlarda bulunmasi ihtimalinin ve somut olarak da Çanakkale Bogazi'na saldirma niyetinin göz ardi edilemeyecek boyutta olmasiydi. Bu nedenle Babiâli, Çanakkale Bogazi'ndaki savunma tedbirlerini çatiçmalarin Trablusgarp'ta baçlamasindan kisa bir süre sonra artirmaya yöneldi.
Osmanli hükümeti öncelikli olarak, bogazdan geçiçlerin engellenmesin- de en etkili yöntem oldugu için Çanakkale Bogazi'nda mayinlama giriçimle- rinde bulundu. Çanakkale'deki ingiliz Konsolos Yardimcisi Clarence Edward Stanhope Palmer'in belirttigi çekliyle, 5 Ekim 1911 gecesi deneme amaçli ola- rak Anadolu yakasinda Hamidiye-Çayagzi arasindaki kiyi bölgesinin yaklaçik 42 metre (23 fathom) açigina ve deniz yüzeyinin 8 metre altina mayin döküldü. Mevcut mayinlar Alman mençeliydi. Bununla birlikte bir süredir Tophane'de de mayin üretilmekteydi. Kasim 1911 ortalarinda ise, bir Alman firmasina, 500 adet 75 kg'lik, 100 adet de daha agir tipte sualti mayini sipariç edildi. Bu mayin- larin, bazi limanlarin korunmasi ve özellikle de bogaz geçiçinin engellenmesi için sipariç edildigi anlaçilmaktaydi. Bogazin savunulmasina yönelik askeri bir- lik kaydirmalariyla birlikte mayin dökme çaliçmalari 1911'in Kasim-Aralik aylari arasinda devam etmiç, bir saldiri aninda dökülerek bogaz giriçinin kapatilmasi için Kumkale bölgesinde fiziksel temasla patlayan "müsademeli mayinlar" hazir bekletilmeye baçlanmiç, bogaz trafigini aksatmayacak çekilde de üç dolambaç- li mayin hatti oluçturulmuçtur. Dökülen mayinlarin sayisi 125'e ulaçmiç, ma- yin tiplerinde çeçitlilige gidilerek "serseri mayin" ve hedefi gözetleyen bir göz- cü tarafindan elektrik kablosu vasitasiyla patlatilan "gözetlemeli mayinlar"in kullanildigi görülmü^tür. Bogazin mayinlanmasi çaliçmalarina yeni bir ivme kazandirilarak, 1912 Mart ayi içinde mayina dayali savunma sistemi iki yeni mayin sahasi oluçturularak daha da güçlendirilmeye baçlanmiçtir. Bu dogrul- tuda, ticaret gemilerinin geçiçi için birakilan kanal haricinde, bogaz giriçinin iç tarafinda her biri 52 adet mayindan ibaret dört hat ile mevcut "gözetlemeli mayin" hattinin yakininda bogaz giriçine dogru her biri 60 adet mayin içeren beç hat oluçturulmasi hedeflenmiçtir. Mayinlanan sahanin geniçligine bagli olarak gemi geçiçlerinin daha da tehlikeli hale geldigi dikkate alinarak, 5 Mart 1912'de Çanakkale Bogazi'ndan gece geçiçi yasaklanmiçtir. Bu karardan kisa bir süre sonra Babiâli, 13 Mart 1912'de gemi geçiçlerinin, Çanakkale Bogazi'ndaki mayinlanmamiç dar hattan sadece tahsis edilen kilavuz gemilerin eçliginde yapilacagini bildirmiçtir. Ayrica kilavuz gemisi kullanmayan ticaret gemilerine, üç uyari atiçi yapilmasi sonrasinda ateç açilacagi da açiklanmiçtir. Son olarak bu mayinlama çaligmalarini yakindan takip eden Palmer gibi yabanci diplo- matlara, italyanlarin bogazdan geçme tegebbüsünde bulunmadan girigteki tabyalari bombardiman etmesi durumunda bile Çanakkale Bogazi'nin gemi geçigine kapatilacagi ve açik birakilan hattin da mayinlanacagi söylenmigtir17.
Babiâli, bogazlardan geçigin mayinlar vasitasiyla engellenmesi üzerine kurdugu savunma sistemi yaninda, hem italyan donanmasina ait savag gemi- lerinin tabyalardan top atigi ile durdurulmasina hem de italyanlarin karaya as- ker çikarmasina yönelik savunma tedbirleri de almigtir. Osmanli Genelkurmay'i 1911'in Ekim ayindan itibaren, Çanakkale Bogazi'nin Anadolu ve Avrupa yaka- sinda bulunan tabyalar ile bogazin yakin bölgelerinde, piyade ve topçu sinifin- dan redif (ihtiyat) ve müstahfiz (seferde silahaltina alinan yaglilardan kurulan kuvvet) birlikleri (izmit, Bursa, Çanakkale ve Edremit Redif Tümenleri gibi) ko- nuglandirarak ve bu birlikleri yeni sevkiyatlarla takviye ederek mevcut askeri gücünü artirmaya çaligmigtir. Palmer'a ulagan bilgilere göre, 1911'in Kasim ayi sonuna dogru, Bolayir ile birlikte Gelibolu yarimadasinda 35 bin civarinda asker konuglandirilmigtir. Mirliva Sedat'in verdigi bilgi dogrultusunda, italyan donanmasinin 1912 Nisan'inda yapacagi saldiri öncesinde de bogazin Anado- lu kiyisini korumakla görevli ordunun asker sayisi 40 bine kadar çikarilmigtir. 22 Aralik 1911 tarihi itibariyle Çanakkale Bogazi'ndaki tabyalarda havan top- lariyla birlikte en küçügünün çapi 15 cm, en büyügünün çapi da 35,5 cm olan 105 adet top bulunmaktaydi. Bunlarin içinde sayisi 17 olan 24/35'lik (çapi 24 cm, namlu uzunlugu da 24 x 35 = 840 cm) ve sayisi 5 olan 35,5/35'lik (çapi 35,5 cm, namlu uzunlugu da 35,5 x 35 = 1242,5 cm) toplar en etkilileriydi. Fahri Türk'ün tespitlerine göre, Osmanli hükümeti bu toplarin 24/35'lik olanlarindan 1885 ve 1886 yillarinda toplam 32 adet, 1885 yilinda da 35,5/35'lik olanlarindan toplam 7 adet satin almak amaciyla Alman Krupp firmasina siparig vermigtir. Bununla birlikte, ilgili firmanin siparig üzerine üretim yapip yapmadigi ve dola- yisiyla Krupp marka olan bu toplarin 1885 ve 1886 yillarinda üretilip üretilme- digi saptanamamigtir. Ayni zamanda, 22 Aralik 1911 tarihinde Çanakkale Bo- gazi'ndaki tabyalarda bulunan 24/35'lik ve 35,5/35'lik toplarin hepsinin 1885 ve 1886 yillarinda siparig edilen top adedine dâhil olup olmadigi veya en azindan bunlarin bir kisminin daha sonraki yillarda satin alinarak Çanakkale Bogazi'na yerlegtirilip yerlegtirilmedigi belirlenememigtir. Ayrica, 22 Aralik 1911 sonra- sinda Çanakkale Bogazi bölgesindeki top sayisi artirilmakla beraber, Beehler'in bogazin her iki yakasindaki tabyalara çegitli çaplarda toplam 209 adet top yer- legtirilmig olduguna iligkin verdigi bilginin ve Mirliva Sedat'in belirttigi gekliyle Çanakkale'de 350'ye çikartilan top sayisinin dogrulugu da tespit edilememigtir. Osmanli Genelkurmay'i savunmaya etkinlik kazandiran bir unsur olarak, gece sizmalarinda topçularin dügman gemilerini tespit edebilmesi için igildak sayi- larini da artirmigtir. Ekim 1911-Mart 1912 arasindaki süreçte, Çimenlik, Anado- lu Hamidiye, Kumkale18 ve diger tabyalarda bulunan mevcut igildaklara ilave olarak seyyar olanlarla birlikte yeni igildaklar yerlegtirilmigtir. Zaman zaman Anadolu ve Avrupa yakasinda bulunan tabyalardaki topçu birlikleri atig tat- bikati da yaparak hedefi vurma kabiliyetlerini artirmaya çaligmiglardir. Bazen igildaklar kullanilarak gece atiginin yapildigi bu tatbikatlarda 5-6 bin metre uzakliktaki hedefler vurulmugtur19.
Babiâli ve Osmanli Genelkurmayi'nin Çanakkale Bogazi'nda almig ol- dugu bu genig kapsamli savunma tedbirleri, Bagbakan Giolitti'nin anlatimiy- la italya'nin 1912'nin Mart ayinda harekete geçmesini engellemigtir. Hâlbuki italya'nin istanbul'daki en iyi haber kaynaklarindan birisi olan Bernardino Nogara, 29 Çubat 1912'de gönderdigi raporda, Roma'nin Adalar Denizi'ne sal- dirma ve istanbul'a da saldiri tehdidinde bulunma kararini almamasi halinde Babiâli'nin bariça yanaçmayacagini ve Trablusgarp Savaçi'nin uzun bir müddet daha sürecegi kanisina vardigini belirtmiçtir. Diger taraftan italyan donanma yetkilileri de kendilerine biçilen figüran rolden rahatsizdi ve Çanakkale Bogazi giriçindeki tabyalari bombalama izni verilmesi için Kasim 1911'den beri bas- tirmaktaydi. Nogara'nin raporunu gönderdigi tarihte, Amiral Thaon di Revel de italyan donanmasinin, kara birliklerinin ulaçimini güvenceye almak için ugraçmasi yerine, Osmanli filosunu harekete geçmeye zorlayici harekâtlarda bulunmasinin gerekliligine içaret etmekteydi20. Zira italya'nin savaç ilanin- dan bir gün önce, 28 Eylül 1911'de Beyrut limanindan ayrilan Osmanli filosu, italyan filosuna yakalanmadan 1 Ekim 1911'de Çanakkale Bogazi'na girmiç, istanbul'da ikmalini yaptiktan sonra da tekrar Çanakkale Bogazi'na geçerek, 16 Ekim 1911'de Nara Limani'na demirlemiçti. Bununla birlikte italya Baçba- kani Giolitti, ingiltere'nin 28-29 Çubat 1912 tarihli diplomatik giriçiminden sonra, Osmanli filosunu yok etmek amaciyla Çanakkale Bogazi'na saldirma karari almasina ve Amiral Thaon di Revel'e beklentisine uygun çekilde, sal- diri plani hazirlamasi için direktif vermesine ragmen bir müddet beklemeyi uygun görmü^tü. Giolitti anilarinda, saldiri planini yürürlüge koymaktan bir süreligine vazgeçmesinin nedeni olarak, Çanakkale Bogazi'nda alinan savun- ma tedbirlerini ve saldiri niyetinin anlaçilmasi üzerine Osmanli filosunun Mar- mara Denizi'ne çekilmiç olmasini göstermektedir21. Bununla beraber, bekleyiç kararinin alinmasinda, italya'nin Adalar Denizi'nde harekât yapmasina en çok itiraz eden Viyana'nin onayinin henüz verilmemiç olmasinin etkili oldugu söy- lenebilir. Gerçekten de italya, daha önce de belirtildigi gibi Viyana'nin, savaçin Adalar Denizi'ne yayilmasi karçisinda tarafsiz kalacagini 6 Nisan 1912'de bildir- mesinden bir hafta sonra, Kasim 1911'den beri bekletilen Çanakkale Bogazi'na saldiri planini yürürlüge koymuçtur.
Çanakkale Bogazi Harekâti: Uygulanisi, Amaci ve Babiâli'nin Misillemeleri
Roma'nin uygulamaya koydugu Çanakkale Bogazi harekâti, italyan do- nanmasinin konuçlanmiç oldugu üslerden harekete geçmesiyle baçlamiç- tir. Bu dogrultuda italyan donanmasinin iki tümenli birinci filosu, 13 Nisan 1912'de Taranto'dan, yine iki tümenli ikinci filosu da ayni tarihlerde Tobruk ve Augusta'dan ayrilarak Adalar Denizi'ne yönelmi^ti. Muharebe gemisi, zirh- li kruvazör, kablo gemisi ve torpidobotlardan oluçan bu iki filo, 17 Nisan'da Rodos'un batisinda yer alan istanbulya (Stampalia) adasi yakinlarinda birle- çerek Amiral Viale'nin komutasinda Adalar Denizi'nin kuzeyine saatte 20 deniz mili (yaklaçik 37 km) hizla ilerledi. Sadece ikinci filonun Amero d'Aste komuta- sindaki birinci tümeni Adalar Denizi'nin güney kesiminde kaldi. Amiral Viale'nin komutasinda, italyan birinci filosunun her iki tümeninden ve ikinci filosunun ikinci tümeninden olugan bu donanmanin ilk faaliyeti, 17 Nisan'i 18 Nisan'a baglayan gece, Gö^eada (imbros) - Çanakkale Bogazi, Limni (Lemnos) - Boz- caada (Tenedos) ve Limni - Selanik arasindaki telgraf kablolarini kesmek oldu. Bunlar Çanakkale Bogazi'na yapilacak saldirinin ön hazirliklariydi. Bu faaliyeti takiben, 8'i büyük gemilerden, diger kismi da torpidobotlardan ve kömür gemi- lerinden olugan 24 parçali italyan donanmasi, 18 Nisan gecesi Gö^eada'nin dogusundan güneye ilerleyerek, Çanakkale Bogazi'nin Avrupa yakasindaki giri- gine yöneldi. 18 Nisan 1912 sabahi 06:15-06:30 sularinda da Helles Feneri ar- kasinda, Tekke Burnu önünde mevzi aldi. Hemen ardindan Amiral Viale verdigi emirle, "Pisa" ve "Amalfi" (Willmott ve Wilson'a göre bu kruvazörlere üçüncü olarak "San Marco" da eglik etmigtir) isimli iki zirhli kruvazöre, Nara Limani'nda demirli olan Osmanli filosunun kigkirtilmasi ve bogazdan çikmasinin saglan- masi amaciyla Çanakkale Bogazi girigi kargisinda, Türk tabyalarinin top men- zili diginda seyir vaziyeti aldirdi. Ancak Osmanli filosu bogaz digina çikarak, modern ve ateg gücü yüksek olan italyan donanmasinin iki zirhli kruvazörü ile açik deniz çatigmasina girmek gibi stratejik bir hataya dügmedi. Zira italyan donanmasinin diger unsurlari, hata yaparak bogaz digina çikacak olan Osmanli filosunu imha etmek amaciyla bogaz giriginin hemen kuzeyinde beklemektey- di. Sabah 9:00 sularinda Türk muhribi Muavenet-i Milliye22, italyan zirhli kruva- zörlerinin hareketlerini gözetlemek amaciyla bogaz agzinin digina gönderildi. "Garibaldi", "Varese" ve "Ferruccio" ismindeki üç italyan zirhli kruvazörü, bu Türk muhribini takip için bogaz girigine dogru hareketlendi. Bu üç kruvazör, saat 11:00-11:30 civarinda Orhaniye tabyasina 9-10 bin metre kadar yakinlag- tiklari sirada, önce Orhaniye, ardindan da Kumkale tabyasinin ategiyle kargi- lagtilar. Bunun üzerine "Garibaldi", Varese" ve "Ferruccio"adan sonra "Vittorio Emanuele", "Regina Elena" (veya "Napoli") ve "Roma" isimli muharebe gemile- ri ile "Pisa" ve "Amalfi" adli zirhli kruvazörlerden olugan italyan donanmasinin 8 büyük gemisi Türk tabyalarini bombardimana bagladi. Bombardiman sira- sinda sadece bogaz giriginin Anadolu yakasindaki Orhaniye ve Kumkale tab- yalari degil, Avrupa yakasindaki Ertugrul ve Seddülbahir tabyalari da italyan donanmasinin top mermilerine hedef oldu. Bununla birlikte italyanlarin asil hedefini, kendilerine 24/35'lik iki Krupp topu ile etkili bir gekilde kargilik ve- ren Orhaniye tabyasi, sonra da Kumkale tabyasi olugturmugtu. italyan donan- masinin 8 büyük gemisinden 5'i Seddülbahir burnunun yakinindan Orhaniye tabyasini, diger 3'ü de kuzeyden hizla ayni hizaya gelerek Kumkale tabyasini bombardiman etmiglerdi. Gerek 21 Nisan 1912'de Harbiye Nezareti'ne gönde- rilen rapora, gerekse 22 Nisan 1912'de Harbiye Naziri Mahmut Çevket Paga'nin ingiltere'nin istanbul Büyüke^isi Gerard Lowther'e verdigi bilgilere göre, bir italyan savaç gemisi bombardimanin baçlarinda Orhaniye tabyasindan açilan ateç sonucunda vurularak hasara ugramiç ve çatiçma hattindan güçlükle ayri- labilmiçti. italyanlarin 352 top mermisi atiçina bogaz giriçindeki bataryalarin da yaklaçik 150 top mermisiyle karçilik vermesi üzerine 3 saat süren bombar- diman sonucunda italyan donanmasi, Çanakkale Bogazi'ni geçemeyecegini anlayarak geri çekilmiçti. Geri çekilerek Limni Adasi'nin Mondros Limani'na demirleyen italyan donanmasi, Çanakkale Bogazi'ni geçemedigi gibi, 1902 yili üretimi olan top mermilerinden birçogunun patlamamiç olmasinin etkisiyle, birkaç kiçlanin yikilmasi diçinda tabyalara önemli bir hasar da verdirememiç- tir. italyanlar da donanmalarinin hiçbir kayip vermedigini belirtmiçlerdir. Buna karçin 26 Nisan 1912'de, Osmanli Harbiye Nezareti'ne gönderilen çifrede, daha önce vurularak çatiçma hattindan çekildigi duyurulan italyan savaç gemisinin akibetine yönelik bir açiklama yapilmiç ve "Varezo" adindaki italyan zirhli kru- vazörünün battigi, bir diger zirhli kruvazörün de yaralanarak italya'ya çekildigi iddia edilmiçtir. Gerçekte ise, italyan donanmasina verdirilen hasarin Osmanli askeri makamlarinin iddia ettigi boyutta olmadigi ve bu baglamda "Varese"nin birkaç defa isabet almasina ragmen 28 Agustos 1912'de Beyrut Limani'nda gö- rüldügü için batmadigi ve "Ferruccio" isimli zirhli kruvazörün de sadece sancak direginin vuruldugu sonradan anlaçilmiçtir23.
Italya Bagbakani Giolitti, anilarinda Çanakkale Bogazi'na yönelik ilk harekât planlarinin, torpidobotlarin bogaza sizarak içerideki Osmanli filosunu torpillemekten ibaret oldugunu belirtmektedir. Giolitti, baskin niteligindeki bu harekât planinin, hava kogullarinin uygunsuz olmasi ve Türk igildaklarinin faaliyetleri yüzünden sonuçsuz kaldigini, bu nedenle kruvazörleri, Osmanli fi- losunu bogaz digina çikmaya mecbur etmek için Çanakkale Bogazi girigine sevk ettiklerini de yazmaktadir24. Ancak Giolitti'nin ortaya koydugu bu harekât pla- nina, kendi anilari diginda sadece bir yerde deginilmig olmasi, bu planin varli- gini zayiflatmaktadir. Kaldi ki Giolitti'nin verdigi bu bilgi, italyanlarin Temmuz 1912'de, muharebe gemisi ve zirhli kruvazörlerin desteginden yoksun olarak, sadece beg torpidobot ile Çanakkale Bogazi'na sizarak Osmanli filosunu hedef alan girigimi dikkate alindiginda, 18 Nisan 1912'de italyanlarin neden bu kadar büyük bir donanma ile Çanakkale Bogazi'na geldiklerini açiklamaktan uzaktir.
Italyanlar, 18 Nisan 1912'de Çanakkale Bogazi'ni hedef alan harekâtin askeri açidan bagarisizliga ugramasi üzerine, bu harekâtin saglayacagi siyasal sonuçlari da elde edememiglerdi. Daha önce de igaret edildigi gibi, Roma'nin askeri harekât alanini Adalar Denizi'ne, bunun somut bir adimi olarak Çanak- kale Bogazi'na saldirarak yaymasinin asil nedeni, askeri açidan Trablusgarp'ta- ki Türk direnigini kirmak ve bölgeyi ilhak etmek için Babiâli'yi barig masasina oturtmakti. Babiâli'yi bariga zorlamak amaciyla büyük bir donanma ile Çanak- kale Bogazi'na saldirmiglardi. Ancak italyanlarin, saldiri planini bagarili bir ge- kilde uygulayarak Osmanli filosunu imha etmekle yetinip yetinmeyecekleri be- lirsizdir. Bagka bir ifadeyle, tuzaga dügerek bogaz digina çikacak olan Osmanli filosunu yok ettikten sonra, Çanakkale Bogazi girigindeki-içerisindeki direnigi kirmaya, Marmara Denizi'ne açilmaya, istanbul'a ulagarak savag gemilerine ait toplarinin tehdidi altinda Osmanli hükümetini, Trablusgarp'taki haklarindan vazgeçirmeye zorlamaya ve böylece savagi daha hizli bir gekilde bitirmeye yö- nelip yönelmeyecekleri açik degildir. Fakat Çanakkale Bogazi harekâtina teksif edilen deniz gücünün italyan donanmasinin neredeyse dörtte üçünden mey- dana gelmesinin ve dolayisiyla bu donanmanin ateg gücü açisindan Osmanli filosu kargisindaki üstün konumunun Roma'ya, daha c^etkâr askeri planla- ri uygulama firsati verecegi de gözden uzak tutulmamalidir. Ayrica dönemin ittifaklara dayali siyasal konjonktürü içinde italyan donanmasinin Çanakkale Bogazi'ni geçmesi ve istanbul önlerine gelmesi halinde, "Dogu Sorunu"nun beklenmedik bir gekilde Avrupa siyaset gündemine taginacagi, bu durum ne- deniyle kaygiya kapilacak olan Büyük Güçlerin italya'ya tepki gösterecegi ve hatta belki de tehdit savuracaklari ve sonuçta italyanlarin donanmalarini Mar- mara Denizi'nden kisa bir süre içinde geri çekmek zorunda kalabilecegi de göz önünde bulundurulmalidir.
Bu degerlendirmelerimizin son bölümüne haklilik verecek gekilde Ça- nakkale saldirisi, Roma'nin savagi hizlica sona erdirmek için yapildigi iddia- sina kargin, Avrupa'da büyük bir endigeyle kargilanmigtir. Saldiri sonucunda -Kuzey Afrika'da- kara savagi olarak yürütülen Trablusgarp Savagi'nin Osmanli imparatorlugu'nun Avrupa ve Anadolu'daki egemenlik alanlarina siçrayarak ge- nigleyecegi ve dogrudan diger güçlerin çikarlarini etkileyecegi noktasinda kay- gilara yol açmigtir. Büyük Güçler, kerhen de olsa Roma'ya verdikleri onaylara ragmen, dönemin siyasi gartlari içinde, "Dogu Sorunu"nun aniden-felaket ge- tirecek nitelikte, bagka bir ifadeyle birbirleriyle sürtügerek^atigarak çözümüne gidilmesinden ve Balkan devletlerinin Osmanli imparatorlugu'na savag açma zamaninin geldigine hükmetmesinde etkili olacak gekilde italyan saldirilarinin (Çanakkale'ye yapilan gibi) devam etmesinden yana degildi25.
Italyan donanmasinin uygulamaya koydugu Çanakkale Bogazi harekâtinin askeri açidan bagarili olmasi halinde yaganabilecek geligmeleri belirlemeye dönük bu tahlil ve degerlendirmeler bir tarafa, donanmanin geri çekilmek zorunda birakilmasi sonrasinda, italyan Bagbakani, Digigleri Bakani ve diplomatlarinin harekâtin amacina iligkin kendi somut açiklamalarini yap- tiklari tespit edilmigtir. italya tarafindan harekâtin amacina iligkin en üst yetkili açiklama Giolitti'den gelmigtir. Giolitti anilarinda, amaçlarinin Çanakkale Bo- gazi'ndaki Osmanli filosunu hedef alacak torpidobotlari korumak ve Babiâli'ye istedikleri zaman, istedikleri yerde harekât yapabileceklerini ispat etmek ol- dugunu belirtmigtir26. Giolitti'nin harekâtin amacina yönelik sonradan yazmig oldugu bu açiklamanin ilk kisminda, askeri bagarisizliklarini maskeleme ça- basi içinde oldugu izlenebilmektedir. San Giuliano da ingilizlere, Çanakkale Bogazi saldirisinin kazara yapildigini açiklayarak planli bir amaç güdülmedigi izlenimi vermek istemig, fakat sonradan Rus Büyüke^isi Dolguriki ile yaptigi görügmede harekâtin asil amacinin, hem italyan, hem de Osmanli kamuoyuna italya'nin Osmanli topraklarina istedigi zaman istedigi gekilde saldiri yapabi- lecegini göstermek oldugunu söylemigtir. italya'nin Londra Maslahatgüzar'i Marquis Manzoni ise, 19 Nisan 1912'de Arthur Nicolson'a, italyan donanma- sinin Osmanli filosunu kigkirtmak amaciyla Çanakkale Bogaz girigi kargisinda seyir vaziyeti aldigini, ancak kargilikli olarak bombardimanin bir Türk kiyi ba- taryasinin ateg açmasi üzerine meydana geldigini belirtmigtir. italya'nin Avus- turya-Macaristan Büyükelçisi Avarna da 20 Nisan 1912'de Berchtold'a, italya Digigleri Bakani San Giuliano ile ayni dogrultuda bir açiklama yapmigtir27.
Italyanlarin Çanakkale Bogazi saldirisini Osmanli Meclisi'nin açilig gü- nünde gerçeklegtirmeleri rastlanti olmasa gerektir. Zira Avrupa'nin beg "Bü- yük Gücü", 16 Nisan 1912'de istanbul'daki Büyüke^ileri vasitasiyla dostane bir arabuluculuk girigiminde bulunmuglar, bu girigimin Roma tarafindan da kabul gördügünü belirterek, Babiâli'nin hangi gartlar çerçevesinde ategkese va- racagini sormuglardi. Ancak italyanlarin bu girigimden iki gün sonra, Osmanli Meclisi'nin açilig günü Çanakkale Bogazi harekâtini gerçeklegtirdiklerine gahit olunmugtu. Bunun nedeni, Rusya'nin istanbul'daki askeri atagesi Kholmsen'in de sezinledigi gibi, barig gartlari konusunda Babiâli'nin Büyük Güçlere verecegi cevabi etkilemekti. Özel olarak da meclisin açilig gününde mebuslar üzerinde etki olugturmakti28. Kanaatimizce harekâtin bagariyla sonuçlanacagi beklen- tisi içinde, çatigmalarin istanbul'u tehdit eder hale geldigini mebuslarin da görmesini istemigler ve bu gartlar altinda onlara Trablusgarp'taki direnigin anlamsiz oldugunu dügündürerek Babiâli'nin verecegi cevabin makul gartlar içermesinde mebuslarin da etkili olmalarini saglamayi planlamiglardi. Ancak Çanakkale saldirisinin fiyasko ile sonuçlanmasi, bu plani geçersiz hale getirmig ve Babiâli'nin, 23 Nisan 1912'de Fransa, ingiltere, Rusya, Almanya ve Avustur- ya-Macaristan Büyükelçilerine yapmig olduklari arabuluculukla ilgili cevabini da etkilemigtir. Buna göre Babiâli, Osmanli Padigahi'nin Trablusgarp ve Binga- zi'deki egemenlik haklarinin fiili olarak muhafaza edilmesi, italya'nin bu bölge- yi ilhak kararindan vazgeçmesi ve bölgeden askerlerini geri çekmesi gartlari ile barig yapabilecegini bildirmigtir29.
Ancak italya, Babiâli'nin bu kararini gerekçe göstererek, gerçekte ise daha önce planlanan harekâti uygulamaya koyarak Adalar Denizi'nin güney hattinda bulunan Rodos ve Oniki Ada'yi Mayis 1912'de iggal edecekti. Amaci, Osmanli imparatorlugu'nun Adalar Denizi'ndeki egemenlik alanlarinin genig kismini ele geçirerek Babiâli'yi barig yapmaya zorlamak ve barig masasinda Roma'ya kendi çikarlarina uygun gartlari elde etmek dogrultusunda pazarlik unsuru saglamak olan bu iggaller, Corradini ve Frenzi gibi gazeteci kökenli italyan milliyetçilerinin gözünde, italyanlarin Anadolu'ya yönelik arzularina da önayak olacakti30. Fakat bu iggaller de Babiâli'yi barig yapmaya ve Trablus- garp'taki egemenlik haklarini birakmaya zorlayamayacakti. Ayrica italya, 18-19 Temmuz 1912 gecesi be§ torpidobot ile Çanakkale Bogazi'na ikinci defa sal- diracak, fakat bu saldiri da birincisi gibi baçarisizlikla sonuçlanacakti31. Ayni zamanda bu saldiri, ingiltere'nin Roma Büyükelçisi Rennell Rodd'un tespitiyle, italya'da herkes tarafindan hem sürpriz olarak görülecek hem de büyük bir co§- kuyla karçilanacak olsa da Çanakkale Bogazi'ndaki korunaginda bulunan Türk filosunun bu tür saldirilardan etkilenmeyecegini kanitlamaktan öteye geçeme- yecekti32.
Italyan donanmasinin Çanakkale Bogazi'na yaptigi saldirinin baçka bir amaci da bogazin ayni zamanda önemli bir ticaret yolu olmasiyla dogrudan ilgi- liydi. Rusya askeri ataçesi Kholmsen'in de dü^ündügü gibi Roma, Çanakkale'ye yapilan saldiri sonucunda Babiâli'nin, önceki tehdit ve ikazlarini eyleme dö- kerek bogazi gemi geçiçlerine kapatmasini ve bu uygulama neticesinde ticari açidan kayba ugrayacak olan Büyük Güçlerin, barita zorlamak dogrultusunda Osmanli hükümetine baskida bulunmalarini amaçlamiçtir33.
Gerçekten de Çanakkale saldirisina Osmanli hükümetinin verdigi ilk tepki ve yaptigi misilleme, daha önce ilan ettigi gibi, açik biraktigi dar hatti da mayinlayarak Çanakkale Bogazi'ni uluslararasi gemi geçiçlerine tamamen kapatmak olmuçtur. Bu dar hat, 35 kg'lik baski ile patlayacak kadar hassas olan 55 adet müsademeli mayin ile 8 yeni dolambaçli mayin hatti kurularak kapa- tilmiçti34. Muhtemelen Babiâli, italyan saldirisinin fiili hale gelmesinin geregi olarak bogazi kapatirken, ticari kayba ugrayacak Avrupali güçlerin, italya'ya bu tür saldirilarda bulunmamasi için baski yapacaklari beklentisi içindeydi. ilginç olan, ayni güçlerin Babiâli üzerinde baski kuracagi umudunu italyanlarin da tagimasiydi.
Ancak Çanakkale Bogazi'nin gemi geçiglerine kapatilmig olmasi, gerek Roma'nin gerekse de Babiâli'nin beklentisini kargilayacak siyasi geligmelerin ortaya çikmasini saglayamamigtir. Bogazin kapatilmasina yönelik hem itilaf devletlerinden, hem de ittifak devletlerinden müttefiklik uyumunu yansitma- yan farkli tepkiler gelmigtir. Babiâli'nin barig gartlarini bildirmesinin bekle- nildigi bir sirada yapilan Çanakkale Bogazi saldirisini haksiz bir eylem olarak gören Avusturya-Macaristan Digigleri Bakani Berchtold, Osmanli hükümetinin bogazi kapatmasina veya bagka türden savunma tedbirleri almasina tamamiy- la hak vermigtir. Ayrica Almanya Digigleri Bakani Kiderlen-Wächter'in, Ûç^ ittifak'in yararina italya'ya Çanakkale Bogazi'nda hareket özgürlügü vermenin gerekli oldugu geklindeki hatirlatmalarina da aldirmamigtir35. Aslinda Viyana, siyasi gerekçelerle italya'ya tepki gösterirken, bogazin gemi geçiglerine kapa- tilmasindan fiili olarak etkilenerek en fazla mali kayba ugrayan devletler Rusya ve ingiltere olmugtur. Bu duruma kargin her iki devlet, Babiâli'nin Çanakkale Bogazi'ni gemi trafigine kapatma kararina kargi gösterdikleri farkli tepkiler ne- deniyle, bogazin yeniden gemi geçiglerine açilmasina dönük girigimlerde igbir- ligi içinde olmamiglardir36.
Çanakkale Bogazi'nin kapatilma kararina en güçlü itiraz Rusya'dan gel- migtir. Bu durum, Türk bogazlarinin Rusya ekonomisi için ne kadar degerli hale geldigiyle ilgilidir. Bogazlarin Rusya ekonomisi açisindan önemi, Sergey Sazonov'un Digigleri Bakanligi görevini üstlendigi döneme, bagka bir deyigle digigleri bakani oldugu 1910 yilina kadar, Güney Rusya'da petrol, manganez ve kömür üretimindeki yükselmeyle beraber daha da artmigti. 1906-1913 yillari arasinda Rusya'nin güney limanlarindan yaptigi ticaretin toplam uluslararasi ticaret hacmindeki payi da %26,1 olarak gerçeklegmigti. Karadeniz limanlari daha çok Rusya'nin yaptigi ihracat için kullanilmaktaydi. ihracattan elde edilen gelirler de Rusya için son derece önemli olan teknolojik ürünlerin ithalinde harcanmaktaydi. Bu durum, Akdeniz'e çikigi saglayan hayati bagin, yani bogaz- larin önemini daha da artirmigti. Dolayisiyla Çanakkale Bogazi'nin gemi geçig- lerine kapatilmasi üzerine Sen Petersburg, Rus bakanlardan, tüccarlardan, ban- kerlerden ve Karadeniz ticareti ile ilgili olan diger kigilerden, bogazin yeniden açilmasi için yardim etmeye çagirildigi çok sayida mektup ve telgraf almigti. Bu nedenle italya'nin yaninda yer alan ve Çanakkale Bogazi'ni kapatma karari nedeniyle Babiâli'yi suçlayan Digigleri Bakani Sazonov, 22 Nisan 1912'de Bü- yükelçisi M. N. Giers'e gönderdigi talimat çerçevesinde, Çanakkale'ye tehdidin yakinda son bulacagindan hareketle, bogazin kisa süre sonra açilacagi umu- dunda oldugunu, aksi takdirde Rus ticari kayiplarinin telafisi için Babiâli'den tazminat isteyeceklerini bildirmigtir. Buna yönelik olarak Babiâli, 29 Nisan 1912'de verdigi cevapta özetle, italya'nin tarafsiz güçlere Çanakkale Bogazi'na saldirmayacagina iligkin bir teminat vermesi koguluyla bogazin açilabilecegini, bogazin italyan donanmasinin saldirisi üzerine gemi geçiglerine kapatilmig oldugunu ve dolayisiyla ticari kayiplarin telafisi için tazminat istenecekse bu gibi isteklerin italyan hükümetinden talep edilmesi gerektigini açiklamigtir37.
Görüldügü gibi Rusya, Çanakkale Bogazi'nin gemi geçiglerine kapatil- masinin nedenini yadsiyarak bu fiili durum sebebiyle Babiâli'yi suçlamakta, bogazin yeniden açilmasini saglamak dogrultusunda da Babiâli nezdinde sert ve tehditkâr bir diplomasi yürütmekteydi. Bogazin uluslararasi gemi geçigle- rine kapali olmasindan Rusya kadar magdur olan ingiltere ise Babiâli'nin bu kararindan vazgeçmesi için yumugak bir diplomasi yürütmekteydi. Öncelikle Londra, Babiâli'nin Çanakkale Bogazi'ni gemi geçiglerine kapatma kararini ola- gan kargilamigtir. Digigleri Bakani Edward Grey, 20 Nisan 1912'de Büyüke^i- si Lowther'e gönderdigi telgrafta, Türk hükümetinin bogazin kapatilmasi gibi megru savunma tedbirleri almaya hakki oldugunu bildirmigtir. Digigleri Bakan- ligi Müstegari Nicolson da 22 Nisan 1912'de italya'nin Londra Büyüke^isi'ne, ingiliz ticari çikarlarina agir bir darbe vursa da bogazi kapatma karari aldigi için Babiâli'nin suçlanamayacagini söylemig, bogazin gemi geçiglerine açil- masi için gerekenlerin Babiâli nezdinde yapilmakta oldugunu, samimi olarak da Babiâli'nin bu girigimlere olumlu kargilik verecegi umudunu tagidiklarini vurgulamigtir38. Bu ifadelerin yaninda Nicolson, Babiâli'nin Çanakkale ve istan- bul Bogazlarini -Rusya'nin talep ettigi gekliyle- savag zamaninda açik tutmaya zorlanmasini kabul etmemekte ve Osmanli hükümetinden, savag halindeyken Çanakkale Bogazi'nin kapatilmasindan kaynaklanan mali kayiplar için tazminat ödemesini beklemeyi agirilik olarak görmekteydi39.
Bununla birlikte Londra, Çanakkale Bogazi'nin açilmasini umutla bek- lerken, ingiliz gemi sahiplerinin mali kayiplarinin yüksek oranlara ulagtigi an- lagilmigtir. Digigleri Bakani Grey, 30 Nisan 1912'de Lowther'e gönderdigi telg- rafta, 6 milyon pound degerinde 1 milyon ton yükü olan çogu ingiliz bandirali 150 ticaret gemisinin durduruldugunu, ingiliz gemi sahiplerinin gimdiye kadar 100 bin pound kaybettiklerini ve bir günlük gecikmenin verdigi zararin da 9 bin pound oldugunu bildirmigtir. Grey ayni telgrafta, bu magduriyetin gide- rilmesi ve ticaret gemilerinin bogazdan geçebilmesi dogrultusunda, dar bir hattin temizlenerek açilmasi için Babiâli nezdinde girigimde bulunmasi tali- mati vermigtir40. Bu talimatin bir gün öncesinde ise Grey, Londra'daki italyan Büyüke^isi'nin, saldiri endigesi tagimanin Türklerin üzerindeki yegâne baski unsuru olduguna igaret ederek italya'nin Çanakkale Bogazi'na saldirida bulun- mayacagina yönelik bir güvence vermesinin mümkün olmadigini açiklamasina kargin, bu açiklamaya tezat bir girigimde bulunmak zorunda kalmigtir41. ingiliz gemi sahiplerini temsil eden bir heyetin girigimleri sonucunda Grey, 30 Ni- san 1912'de Roma'daki Büyükelçisi Rennell Rodd'a, Lowther'e gönderdigi ta- limattan bahsetmesini ve bu dogrultuda Çanakkale Bogazi'nda dar bir hattin açilabilmesi amaciyla makul bir süre içinde italyanlarin bogaza yönelik bir sal- diri yapmayacaklari güvencesi vermelerine iligkin görügmelerde bulunmasini bildirmigtir42. Ayni zamanda Grey, Sen Petersburg, Paris ve Viyana'ya, Roma nezdinde benzer girigimlerde bulunmalari için ricada bulunmug, ancak Viyana diginda bekledigi destegi görememigtir. Sazonov, italyan kamuoyunun hareket özgürlüklerini sinirlayacak girigimlerin kargisinda oldugu bilgisini aldigi için Grey'e destek vermeye yanagmamig, Fransa Bagbakani Raymond Poincaré ise, italya'dan Çanakkale Bogazi'na saldiri yapmayacagina iligkin güvence isteme- nin tarafsizlikla bagdagmayacagini belirtmigtir43.
Fransa Bagbakani'nin tutumu bir tarafa, Rusya'nin bütün bu s^eç için- deki politikasinin italya'nin iyi niyetini kazanmaya odaklandigi açikça görü- lebilmekteydi. ingiltere'nin Sen Petersburg Büyüke^isi George Buchanan, 2 Mayis 1912'de Nicolsan'a gönderdigi özel mektupta, Ruslarin istanbul'da faal -ve tehditkâr- bir diplomasi yürütürken, Sazanov'un hangi nedene dayanarak Londra'nin Roma nezdinde bulundugu girigime destek vermedigini açiklamig- tir. Bu dogrultuda Sazonov'a, "italya'ya sürekli kur yaparken ne elde etmeyi umdugu- na" sormug, Sazonov da gu cevabi vermigtir: "Rus-Alman sava^rnm çikmasi halinde italyanlarin, söz verdikleri gibi Galiçya'ya kolordu sevk etmelerini istemiyorum". Bir anlik duraksamadan sonra da gunu eklemigtir: "Artik bunu yapmayacaklar"44.
Buchanan ile gerçeklegen görügmede, Sazonov tarafindan yapilan italya'yi kazanma odakli bu açiklamalar ile kismen baglantili olarak, Harbiye Naziri Mahmut Çevket Paga da 29 Nisan 1912'de, ingiltere'nin istanbul'daki askeri atagesi Tyrrell'e, Çanakkale saldirisinin itilaf devletlerinin izin vermesi sonucunda meydana geldigini vurgulayan degerlendirmelerini sunmugtur. Bu dogrultuda Çevket Paga, soru ve sitemleriyle birlikte gu tespitlerde bulunmugtur: "(...) Mevcut durum, Fransa ve ingiltere'nin tutumundan kaynaklanmi^tir. Italya'nin bü- tün amaçlarini yerine getirmesi ve Çanakkale Bogazi'ni ablukaya almasi da ingiltere ve Fransa'nin kabahatidir. Fransa ve ingiltere Akdeniz'in iki büyük gücüdür. italya, Fransa ve ingiltere'nin izni olmadan Akdeniz'de bir §ey yapmaya cesaret edemez. ingiltere'nin, sadece parmagini göstermesi bile italya'yi kimildayamaz hale getirir. italya'nin önce Kuzey Afrika kiyisina, §imdi de Adalar Denizi'nde saldirida bulunmasina izin vererek ne yapmak istedigi- nizi anlayamiyorum. Eger ingiltere, italya 'nin Akdeniz'de yaptiklarini engellemeye yönelirse, italya itiraz edemeyecek ve sava§ sona erecektir(...) Avusturya-Macaristan'in öncelikli poli- tikasi, Osmanli imparatorlugu'nun g^lü olmasi yönündedir. Osmanli imparatorlugu'nun iç kari§ikliklar nedeniyle zayiflamasi veya di§ saldiriya maruz kalarak parçalanmasi Halinde ise, Arnavutluk'u italya degil, Avusturya-Macaristan elde etmeye çali§acaktir. Viyana, bu öncelikli politika uyarinca Rusya'ya kar§i bizi herzaman desteklemektedir. Avusturya-Ma- caristan, ancak italyan saldirilarini durduramamamiz halinde Arnavutlukla ilgili ikinci po- litikasini takip etmeye yönelecektir. Bu durumun sorumlusu da ingiltere olacaktir. ingiltere ile yakinlik kurmak dogrultusundaki onca çabamiza kar§ilik vermiyorsunuz(.) Donan- mamiza her zaman kar§i çiktiniz. Bütün ingilizler, 'Osmanli imparatorlugu hangi amaçla g^lü bir donamaya sahip olmak istiyor?' sorusunu yöneltiyor. Bu sava§ neden istedigimizi göstermedi mi? Gerçek §u ki ingiltere ve Fransa, italya'yi Ûçlü ittifak'tan koparmaya çali- §irken, Almanya ve Avusturya-Macaristan da bunun olmamasi için ugra§iyor. Bu durum italya'ya istedigini yapmasi için mükemmel bir konum sagliyor. Müttefik olarak italya'nin degeri nedir? Hiçbir degeri yok. Hâlbuki biz daha g^lüyüz ve daha önemliyiz. Henüz hiçbir devlet bizimle ittifak yapmayi teklif etmedi". Görüldügü gibi, italya'nin eylemleri kar- çisinda ingiltere ile Fransa'nin destegini arayan ve bu destegi göremedigi için özellikle de ingiltere'ye sitem eden Mahmut Çevket Paça, bu sitemine karçin ingiltere'ye yönelik olarak her zaman dostane bir politika takip ettigini vurgu- layarak Londra'ya ittifak teklifinde bulunmuçtur. Tyrrell ise, ittifaklarin bir gün veya bir hafta içinde elde edilemeyecegini, yillar süren yakinlaçmalarin meyve- si olarak kurulabilecegine deginmiçtir. Daha sonra da son üç yillik s^eç içinde yakinlaçmadan ziyade uzaklaçmaya yönelik politikalar takip edildigi için bizzat Türklerin suçlanabilecegini ve Mahmut Çevket Paça'nin dü^ündügünün tersine bu yanliç politikanin da kisa bir süre içinde telafi edilemeyeceginin anlaçil- mi§ oldugunu belirtmiçtir. Ayrica, Osmanli imparatorlugu'nun ittifak arayiçi- nin, saglam bir hükümete sahip olmak ve ülke içi idari sorunlar gibi konularla yakinen baglantili oldugunu ve bu baglamda da Osmanli imparatorlugu'nun, 1908'den bu yana bütün Avrupa'yi hayal kirikligina ugrattigini vurgulamiçtir45.
Hiç §üphesiz Babiâli, ittifak teklifi götürdügü ülkenin ticari çikarlarinin daha fazla zedelenmemesi için adim atmasi gerektiginin farkinda olmaliydi. Bu baglamda da Çanakkale Bogazi'nin uluslararasi ticarete tekrar açilmasi ama- ciyla, ingiltere'nin Rusya'ya göre daha dostane çabalarinin ve özellikle de 30 Nisan 1912 tarihindeki kararli giriçiminin Babiâli'yi, bogazi kapatma kararini gözden geçirmeye sevk ettigi anlaçilmaktaydi. Bu dogrultuda Osmanli hükü- meti, ingiliz girigiminin ertesi günü olan 1 Mayis 1912'de, kilavuz kullanilmasi koguluyla Çanakkale Bogazi'ni gemi geçiglerine açmaya karar vermigtir. Bunun yaninda geçiglerin mayinlarin temizlenmesinden sonra baglayacagini ve gerek- tiginde bogazi kapatma hakkini sakli tuttugunu belirterek Çanakkale Bogazi'ni açma kararini resmi olarak 2 Mayis 1912'de ilan etmigtir. Mayinlarin temiz- lenmesi iki haftadan fazla sürmüg, fiili olarak gemi geçiglerinin 18 Mayis 1912 sonrasinda, 05:00 - 17:30 saatleri arasinda yapilmasi planlanmig ve 20 Mayis 1912'de de 39 geminin bogazdan geçtigi tespit edilmigtir46. Dolayisiyla gerek Roma, gerekse Babiâli, Çanakkale Bogazi'nin gemi geçiglerine kapatilmig ol- masindan bekledikleri siyasi sonuçlari elde edememiglerdir.
Babiâli'nin, Çanakkale Bogazi saldirisi sonrasi bagvurdugu bagka bir misilleme de italyan uyruklulari sinir digi etme karari almasi idi. Ancak bu karar da italya'nin yeni saldirilarda bulunmamasi için caydirici olamayacakti. Giolitti'nin verdigi bilgiye göre, istanbul'da 20 bin, Osmanli imparatorlugu'nun diger bölgelerinde de yaklagik 50 bin italyan uyruklu yagamaktaydi. Bunlarin sinir digi edilmesi karari ise italya'ya kargi yapilan çok giddetli bir misillemey- di. Ancak, Osmanli cografyasinda yagayan italyan uyruklularin çogunlugunun yabanci girketlerde çaligiyor olmalari ve bunlarin Büyük Güçlerin diplomatik korumasindan faydalanmalari, Babiâli'nin misillemeye dönük kararini tam an- lamiyla uygulamasini engellemigtir47. Bununla birlikte sinir digi etme kararinin, bazi muafiyetler diginda ciddiyetle uygulanmaya çaligildigi yerler de olmugtur. Bunlarin biri de Aydin Vilayeti'ne bagli izmir Sancagi'dir. Aydin Vilayeti'nde yagayan 10 bin civarindaki italyan uyruklunun demiryollarinda çaligan yakla- gik 4 bini, görevlerine son verilmesi nedeniyle kararin uygulanmaya baglamasi öncesinde izmir Alman Konsolosu'nun idaresinde bölgeden ayrilmigtir. Dul kadin, rahip, rahibe ve genç kizlardan da daktilo yazicisi ile mürebbiye olanla- rin diginda izmir'de yagayan tüm italyan uyruklular 1912 Mayis'inda sinir digi edilmigtir. Yine benzer gekilde, bu sefer Avusturya-Macaristan Konsolosu'nun gözetiminde Edirne'den, dul kadinlar, dini görevliler, gündelik ücretle çaligan igçiler, mühendis ve tasarimcilar diginda 120 italyan uyruklunun sinir digi edil- digi tespit edilmigtir48.
Sonuç
Italyan donanmasinin Çanakkale Bogazi harekâti, Tunus'un Fransa'ya kaptirilmasindan sonra italyan sömürgeciliginin en önemli hedefini tegkil eden Trablusgarp ve Bingazi'nin ele geçirilmesi amaciyla Roma tarafindan fitili ateglenen savagin, Kuzey Afrika diginda Adalar Denizi'ne yayiliginin ilk somut örnegidir. Harekâtin askeri açidan bagarisizliga ugramasi üzerine, Roma'nin bekledigi siyasi kazanç, bagka bir ifadeyle Trablusgarp ve Bingazi'deki mügte- rek Türk-Arap direnigine son verdirerek bölgenin italya'ya terk edilmesi ama- ciyla Babiâli'nin hizli bir gekilde barig masasina oturmak zorunda birakilmasi da -Balkan Savagi'nin çikigina kadar- mümkün olamamigtir. Üstelik harekâtin fiyasko ile sonuçlanmasi, 1912 Mayis'indaki bagarili Rodos ve Oniki Ada ig- galine ragmen, Osmanli askeri yetkililerinin italyan ordusu kargisindaki özgü- venlerini de artirmigtir. Bu baglamda ingiliz askeri atagesi Teyrrell'in gu sözleri dikkat çekicidir: "Türkler, kar^ilarinda görmek için italyanlarin karaya çikmalarini ve onlara ders vermeyi istiyorlar"49. ilginç olan husus, dönemin ani eserlerine ve ba- sinina yansimadigi için dogrulugundan güphe etmemizi gerektirse de italyan askeri tehdidi kargisinda benzer bir özgüvenin 1934 yilinda Atatürk'ün italyan Büyükelçisi'ne yönelttigi sözlere de yansimig olmasidir50.
Italya'nin Çanakkale Bogazi'na yönelik bagarisiz saldiri girigimi, Osmanli Genelkurmayi'ni teyakkuza geçirerek, bölgeye takviye askeri kuvvetler sevk etme- ye yöneltmig ve Haziran 1912 sonlarinda Çanakkale civarinda konuglandirilan asker sayisinin yaklagik 50 bine51, yani 18 Mart 1915 tarihli deniz harekâti önce- sindekine yakin bir rakama ulagmasina sebebiyet vermigtir. Ayni zamanda bu saldiri, yaklagik 3 yil sonra yaganacak amansiz mücadelede Çanakkale Bogazi'ni savunan Türklere askeri bir tecrübe de kazandirmigtir. Bu anlamda italyan do- nanmasinin 18 Nisan 1912 tarihli Çanakkale Bogazi harekâti, gartlarin çok az farkliligiyla, Mart-Nisan 1915'de olacaklarin da bir göstergesi olmugtur52.
Çanakkale Bogazi harekâti, askeri yönü diginda, Avrupali Büyük Güçlerin kendi aralarindaki diplomatik iligkilerin seyrini de etkilemigtir. Harekâtin gerek hazirlik agamasinda, gerekse gerçeklegmesi sonrasinda, Berlin'in arabulucu- luk girigimlerine ragmen, Roma ile Viyana arasindaki iligkiler zedelenmigtir. Rodos ve Oniki Ada'nin iggaliyle beraber Çanakkale saldirisinin gün yüzüne çikardigi çikar çatigmalari, Üçlü ittifak Antlagmasi 1912'nin Aralik ayinda yeni- lenecek olsa da Viyana ve Roma arasindaki müttefiklik bagini zayiflatan bir etki olugturmugtur. Diger taraftan, Çanakkale Bogazi harekâtinin olugturdugu siya- sal zemin, itilaf blogunun ve özellikle de Rusya'nin italya'yi kazanmaya odakli dostane politikalar izlemesine imkân vermig ve bu anlamda italya'nin Birinci Dünya Savagi sirasinda taraf degigtirmesinde de etkili olmugtur.
1 israfil Kurtcephe, Türk-italyan Ûiçkileri (1911-1916), TTK yay., Ankara 1995, s. 3-4, 9; William C. Askew, Europe and Italy's Acquisition of Libya, 1911-1912, Duke University Press, Durham-North Carolina 1942, s. 4, 266; Timothy W. Child, Trablusgarp Savait ve Türk-italyan Diplomatik ñi§kileri, (çev. Deniz Berktay), Türkiye i§ Bankasi Kültür Yayinlari, istanbul 2008, s. 5; Paul Kennedy, Büyük Gûçlerin Yükseli^ ve Çokû§leri (1500'den 2000'e Ekonomik Degi§me ve Askeri Çatçmalar), (çev. Birtane Karanakçi), ^üncü baski, Türkiye i§ Bankasi Kültür Yayinlari, Ankara 1991, s. 240; R. J. Bosworth, "italya ve Osmanli imparatorlugu'nun Sonu", Osmanli ímparatorlugu'nun Sonu ve Büyük Gûçler, Editör: Marian Kent, (çev. Ahmet Fethi), Tarih Vakfi Yurt Yayinlari, istanbul 1999, s. 66; Richard Lobban, "The Eritrean War: Issues and Implications", Canadian Journal of African Studies, Vol. 10, No. 2, 1976, s. 336-337; H. R. Tate, "The Italian Colonial Empire", Journal of the Royal African Society, Vol. 40, No. 159, April 1941, s. 147-149; E. W. Bovill, "Italy and Africa: Part I", Journal of the Royal African Society, Vol. 32, No. 127, April 1933, s. 181-182.
2 Askew, a.g.e., s. 4-5, 266; Hale Çivgin, Trablusgarp Sava§i ve 1911-1912 Türk-italyan Ûiçkileri: Trablusgarp Sava§i'nda Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili Bazi Belgeler, Atatürk Ara§tirma Merkezi, Ankara 1989, s. 2-3; Kurtcephe, a.g.e., s. 9-11; Child, a.g.e., s. 13.
3 Askew, a.g.e., s. 5, 15-21, 266-267; Kurtcephe, a.g.e., s. 11-18, 24-28, 30-32; Child, a.g.e., s. 6-13, 24, 32-33, 75; §ivgin, a.g.e., s. 4-6, 20-26; Bovill, a.g.m., s. 183; Matthew Smith Anderson, Dogu Sorunu (1774-1923), (çev. idil Eser), Yapi Kredi Yayinlari, istanbul 2001, s. 299; Osmanli Mebusan Meclisi Reisi Halil Mente^e'nin Anilari, Hürriyet Vakfi Yayinlari, istanbul 1986, s. 138; Ronald S. Cunsolo, "Libya, Italian Nationalism and the Revolt against Giolitti", The Journal of Modern History, Vol. 37, No. 2, June 1965,s.187-189.
4 Bosworth, "italya ve Osmanli imparatorlugu'nun Sonu", s. 70.
5 Kurtcephe, a.g.e., s. 79-80.
6 David G. Herrmann, "The Paralysis of Italian Strategy in the Italian-Turkish War, 1911-1912", The English Historical Review, Vol. 104, No. 411, April 1989, s. 333.
7 Kurtcephe, a.g.e., s. 106-107; Herrmann, a.g.m., s. 334, 348; Askew, a.g.e., s. 188; Child, a.g.e., s. 89. Gerçekten de italyan ordusunun Trablusgarp Sava§i'nda konu§landirdigi asker sayisi devasa boyuttaydi. italya, çogunlugu Ekim-Kasim 1911'de olmak üzere Eylül 1911 ile 30 Haziran 1912 arasindaki süreçte Trablusgarp'taki sava§ bölgesine 2,940 subay ve 184,290 er sevk etmi§ti. Bkz., The Italo-Turkish War (1911-12), Translated and Compiled from the Reports of the Italian General Staff by Renato Tittoni, Franklin Hudson Publishing Company, Kansas City 1914, s. 16.
8 Herrmann, a.g.m., s. 351-352; Child, a.g.e., s. 89.
9 Kurtcephe, a.g.e., s. 102; Çerafettin Turan, "Rodos ve 12 Ada'nin Türk Hâkimiyetinden Çikigi", Belleten, Cilt. XXIX, No. 113, Ocak 1965, s. 86; Child, a.g.e., s. 89-90; Herrmann, a.g.m., s. 352; W. David Wringley, "Germany and the Turco-Italian War, 1911-1912", International Journal of Middle East Studies, Vol. 11, No. 3, May 1980, s. 322.
10 Child, a.g.e., s. 100; Wringley, a.g.m, s. 313, 320-322, 327-328, 332; Askew, a.g.e., s. 190-191.
11 Askew, a.g.e., s. 198-201; Luigi Albertini, The Origins of the War of 1914, Vol. I, Translated by Isabella M. Massey, Oxford University Press, London-New York-Toronto 1952, s. 359; Child, a.g.e., s. 139-140, 147-148; Wringley, a.g.m., s. 332.
12 Child, a.g.e., s. 104-105; Albertini, a.g.e., s. 358; Askew, a.g.e., s. 195-196; Ronald Park Bobroff, Roads to Glory: Late Imperial Russia and the Turkish Straits, I. B. Tauris & Co Ltd, London 2006, s. 29; T. L. B. O'Neill, "British Policy in the Italo-Turkish War", McGill University, Montreal 1948, (Yayinlanmami§ Yüksek Lisans Tezi), s. 76, 117-118.
13 Child, a.g.e., s. 89-91.
14 Child, a.g.e., s. 101-103, 301 (dipnot 29); Yusuf Hikmet Bayur, Türk hkilâbi Tarihi, C. II, Ks. I, TTK yay., Ankara 1983, s. 120; israfil Kurtcephe, "italyan Donanmasinin Çanakkale Bogazini Geçme Te§ebbüsleri", OTAMDergisi, Yil 1, Sayi 1, 1990, s. 300; Kurtcephe, a.g.e., s. 110.
15 Kurtcephe, a.g.e., s. 107; Child, a.g.e., s. 131-132; The National Archives (TNA), FO 195/2393, No: 791, February 22, 1912.
16 FO 195/2393, No: 1371, E. Grey'den Gerard Lowther'e (ingiltere'nin istanbul Büyüke^isi), March 5, 1912; Bilâl N. §im§ir, Ege Sorunu, Belgeler (1912-1913), Cilt I, 2. baski, TTK yay., Ankara 1989, s. 35 (Belge no. 51).
17 TNA, ADM 116/1154, No: 133, C.E.S. Palmer'dan A.T. Waugh'a (istanbul Bagkonsolos Vekili), October 20, 1911; ADM 116/1154, No: 819, G. Lowther'den Edward Grey'e, Pera, November 15, 1911; ADM 116/1154, No: 157, C.E.S. Palmer'dan A.T. Waugh'a, November 26, 1911; ADM 116/1154, No: 4, Palmer'dan G. Lowther'e, December 2, 1911; ADM 116/1154, No: 1, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, December 8, 1911; ADM 116/1154, No: 4, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, March 12, 1912; ADM 116/1154, No: 5, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, March 19, 1912; ADM 116/1154, No: 282, Gerard Lowther'den Edward Grey'e, Pera, April 3, 1912; FO 195/2393, No: 3, Alfred Biliotti'den (Rodos'taki ingiliz Konsolos Yardimcisi) G. Lowther'e, March 6, 1912; FO 195/2393, No: 26, March 13; FO 195/2393, No: 4, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, March 11, 1912. Genelkurmay ATASE Bagkanligi tarafindan hazirlanan kitapta, Trablusgarp Savagi döneminde Çanakkale Bogazi'nda 5 mayin hatti kuruldugu, bunlardan ilkinin 1912 §ubat ayinda olugturuldugu ve savag süreci içinde toplam 183 mayinin döküldügü bilgisi, Müstahkem Mevki Kumandanligi tarafindan 1914'te verilen cevaba dayanilarak sunulmaktadir. Bkz., Türk Silahli Kuvvetleri Tarihi: Osmanli Devri, Osmanli-italyan Harbi (1911-1912), Genelkurmay ATASE Bagkanligi Yayinlari, Ankara 1981, s. 375. Ancak, Çanakkale Bogazi'ndaki mayin dökme çaligmalarini yakindan takip eden Palmer'in, hatlarin sayisi, hatlarin kurulma tarihi ve bu hatlardaki mayin adetine iligkin verdigi bilgiler tarafimizdan daha tutarli bulunmugtur.
18 Kumkale, Anadolu yakasinda, bogaz giriginin ucundaki tabyanin adidir. Yine Anadolu yakasinda, Kumkale'nin hemen güneyinde de Orhaniye tabyasi yer almaktadir.
19 ADM 116/1154, No: 133, C.E.S. Palmer'dan A.T. Waugh'a, October 20, 1911; ADM 116/1154, No: 48, istanbul'daki ingiliz Askeri Atagesi G. E. Tyrrell'dan G. Lowther'e, November 7, 1911; ADM 116/1154, No: 152, C.E.S. Palmer'dan A.T. Waugh'a, November 20, 1911; ADM 116/1154, No: 157, C.E.S. Palmer'dan A.T. Waugh'a, November 26, 1911; ADM 116/1154, No: 282, Gerard Lowther'den Edward Grey'e, Pera, April 3, 1912; Genelkurmay ATASE Daire Ba§kanligi Ar§ivi (ATASE), Osmanli- italyan Harbi Koleksiyonu (OiH), Klasör (K): 47, Dosya (D): 221, Fihrist (F): 1-3; TSK Tarihi: Osmanli- italyan Harbi, s. 373-374, (Kroki: 54a); Mirliva Sedat, Bogazlar Meselesi ve Çanakkale Deniz Sava§i'nda Türk Zaferi, Yay. Haz., Mehmet ^çer, Phoenix Yayinevi, Ankara 2007, s. 50; W. H. Beehler, The History of the Italian-Turkish War: September 29, 1911 to October 18, 1912, Annapolis 1913, s. 42; Fahri Türk, Türkiye ile Almanya Arasindaki Silah Ticareti 1871-1914, Krupp Frmasi, Mauser TUfek Fabrikasi, Alman Silah ve Cephane Fabrikalari, çev. Fahri Türk, IQ Kültür Sanat Yayincilik, istanbul 2012, s. 228-230; FO 195/2387, No: 12, C.E.S. Palmer'dan H.C.A. Eyres'a (ingiltere'nin istanbul Bagkonsolosu), February 23, 1912; FO 195/2387, No: 16, C.E.S. Palmer'dan H.C.A. Eyres'a, March 7, 1912; FO 195/2387, No: 17, C.E.S. Palmer'dan H.C.A. Eyres'a, March 8, 1912. Gerek Palmer, gerekse Mirliva Sedat tarafindan verilen, Çanakkale Bogazi'ni savunmakla görevli asker sayilari abartili olabilir. Zira Birinci Dünya Savagi sirasinda, 1914'ün sonlarinda bile, Çanakkale Bogazi'nin savunmasindan sorumlu 3. Kolordu'nun ve bu kolorduya bagli Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanligi'nin toplam er sayisi 49,746'dir. Bkz., Birinci Dünya Harbi'nde Türk Harbi: Çanakkale Cephesi Harekâti (Haziran 1914-25 Nisan 1915), V. Cilt, I. Kitap, Genelkurmay Basim Evi, Ankara 1993, s. 31-32, 36-37, 39.
20 "Trablusgarb'i Nasil Aldik? Eski italya Baçvekili (Ciyolitti)'nin Çok Mühim Hatirati", Zaman, 17 Agustos 1935, Tefrika No: 20; Child, a.g.e., s. 125, 133.
21 Kurtcephe, a.g.e., s. 99-101; Kurtcephe, "Çanakkale Bogazini Geçme Tegebbüsleri", s. 299, 303- 304; §ivgin, a.g.e., s. 103; TSK Tarihi: Osmanli-italyan Harbi, s. 375; "Giolitti'nin Hatirati", Zaman, 17 Agustos 1935, Tefrika No: 20.
22 1 908'de Alman donanmasi için siparig edilen bu muhrip (destroyer), 1910'da Osmanli hükümeti tarafindan satin alinarak hizmete sokulmugtur. 13 Mayis 1915'de Morto Koyu'nda demirli olan ingiliz zirhlisi "Goliath"i batiracak olan Muavenet-i Milliye, ayni zamanda Osmanli donanmasi içindeki bir muhrip sinifinin genel adidir. Bu sinifa ait diger muhripler ise, Yadigar-i Millet, Nûmune-i Hamiyet ve Gayret-i Vataniye'dir. Bkz., Bernd Langensiepen - Ahmet Güleryüz, 1828-1923 Osmanli Donanmasi, Denizler Kitabevi, istanbul 2007, s. 135.
23 italyan donanmasinin 18 Nisan 1912 tarihli Çanakkale Bogazi harekâtini anlatan arçiv kaynaklarinda ve bu harekâti ele alan kitaplarda farkli bilgilerin verildigi görülmektedir. italyan kaynaklarina veya ingiltere gibi denizlerdeki geliçmeleri yadsiyamayacak olan ülkelerin donanma yilliklarina dayanarak hazirlanan yabanci kitaplarda bile, farkli ve tutarsiz bilgilere rastlanmaktadir. Zaten harekâtin karçi cephesindeki geliçmeleri ele alan Türk kaynaklarinin (arçiv, arçiv belgesi derlemesi ve araçtirma eserler) ortaya koydugu bilgilerin yabanci kaynaklar ile bire bir örtü§mesi de beklenmemelidir. Görevi geregi, italyan saldirisinin nasil gerçekleçtigini gözlemleyerek üst makamlarina aktarma çabasi içinde olan Çanakkale'deki ingiliz Konsolos Yardimcisi Palmer'in verdigi ilk bilgiler ile harekât tarihi üzerinden geçen günler ve haftalar neticesinde ulaçtigi yeni ve daha saglikli bilgilerin birbirleriyle uyuçmamasi da gayet dogaldir. Dolayisiyla, italyan donanmasinin Çanakkale Bogazi saldirisina iliçkin olarak yazdiklarimiz, açagida yer alan çeçitli kaynaklardaki bilgilerin olabildigince mukayese edilmesi ve eksik anlatimlarin diger kaynaklar kullanilarak tamamlanmasi sonucunda oluçturulmaya çaliçilmiç, bilgilerdeki farkliliklarin çok sayida dipnot ile gösterilmesi tercih edilmemiçtir. Tek dipnot verilmesi tercihine bagli olarak, Çanakkale Bogazi harekâtinin uygulaniçini ele alan yazili metin de zorunlu olarak tek paragrafta verilmiçtir. Bkz., Beehler, a.g.e., s. 67-68; "Giolitti'nin Hatirati", Zaman, 20 Agustos 1935, Tefrika No: 23; TSK Tarihi: Osmanli-talyan Harbi, s. 381-382; Ali Haydar Emir, 1327-1328 Türkiya-kalya Harbi Tarih-i Bahrisi, Bahriye Matbaasi, istanbul 1339 (1923), s. 230-232; Geoffrey Miller, Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and Origins of the Dardanelles Campaign, The University of Hull Press, Hull 1997, s. 106-107; H. P. Willmott, The Last Century of Sea Power, Vol. I: From Port Arthur to Chanak, 1892-1922, Indiana University Press, Bloomington & Indianapolis 2009, s. 169. H. W. Wilson, Zirh Devrinde Deniz Muharebeleri, 1850-1914, Cilt: I, (çev. Lütfi Çekiç), ikinci baski, Kitap Yayinevi, istanbul 2007, s. 375; Kurtcephe, "Çanakkale Bogazini Geçme Te§ebbüsleri", s. 305-307; Kurtcephe, a.g.e., s. 114-115; Mirliva Sedat, a.g.e., s. 50-51; ATASE, OiH, K: 57, D: H-2, F: 1-38a, s. 85; ADM 116/1152, No: 151, Sir R. Rodd'dan Edward Grey'e, September 22, 1911; FO 195/2393, No: 10, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, April 19, 1912; FO 195/2393, No: 11, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, April 21, 1912; ADM 116/1154, No: 339, G. Lowther'den Edward Grey'e, April 22, 1912; FO 195/2393, No: 14, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, April 28, 1912; FO 195/2393, No: 18, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, May 2, 1912; ADM 116/1154, No: 395, G. Lowther'den Edward Grey'e, May 8, 1912; §im§ir, a.g.e., s. 55 (Belge no. 79), 62 (Belge no. 94), 70-71 (Belge no. 111), 77-78 (Belge no. 121), 125-126 (Belge no. 178); ATASE, OiH, K: 57, D: H-2, F: 1-44a, s. 97; "Osmanli-italyan Harbi: Vareze Katiyen Batti", Tanin, 27 Nisan 1912; ADM 116/1154, "Firing at the Dardanelles Action", May 15, 1912; FO 195/2394, No: 51, H. A. Cumberbatch'dan (ingiltere'nin Beyrut Bagkonsolosu) Gerard A. Lowther'e, August 29, 1912.
24 "Giolitti'nin Hatirati", Zaman, 20 Agustos 1935, Tefrika No: 23; Benzer bir bilgi için ayrica bkz., TSK Tarihi: Osmanli-italyan Harbi, s. 381.
25 Paul S. Reinsch, "Diplomatic Affairs and International Law, 1912", The American Political Science Review, Vol. 7, No. 1, February 1913, s. 64; Herrmann, a.g.m., s. 352-353.
26 "Giolitti'nin Hatirati", Zaman, 20 Agustos 1935, Tefrika No: 23.
27 R. J. B. Bosworth, Italy, the Least of the Great Powers: Italian Foreign Policy before the First World War, Cambridge University Press, London-New York 1979, s. 187; Askew, a.g.e., s. 204; Child, a.g.e., s. 146- 147; O'Neill, a.g.t., s. 81-82. Albertini, a.g.e., s. 360. Ali Haydar Emir de italyan devlet adamlarinin açiklamalarina yakin bir yorumda bulunarak, italya'nin Adalar Denizi'nde muharebe etmeye tamamiyla serbest oldugunu devletlerin rekabetine büyük ehemmiyet veren Osmanli Devleti'ne ispat etmek istedigini belirtmigtir. Bkz., Ali Haydar Emir, a.g.e., s. 233.
28 Bayur, a.g.e., s. 125; Child, a.g.e., s. 140; Askew, a.g.e., s. 201; Kurtcephe, a.g.e., s. 179; Çivgin, a.g.e., s. 104.
29 Bayur, a.g.e., s. 126; Kurtcephe, a.g.e., s. 179; Çivgin, a.g.e., s. 107.
30 Bayur, a.g.e., s. 129; Çivgin, a.g.e., s. 107; Kurtcephe, a.g.e., s. 119; Cunsolo, a.g.m., s. 196. Rodos ve Oniki Ada'nin italya tarafindan iggal ediligini konu edinen müstakil çaligmalar için ayrica bkz., Turan, a.g.m., s. 85-98; israfil Kurtcephe, "Rodos ve Oniki Ada'nin italyanlarca îggali", OTAMDergisi, Yil 2, Sayi 2, 1991, s. 201-216; Necdet Hayta, "Rodos ile 12 Ada'nin italyanlar Tarafindan iggali ve iggalden Sonra Adalarin Durumu (1912-1918)", OTAM Dergisi, Yil 5, Sayi 5, 1994, s. 131-144.
31 italyanlarin Çanakkale Bogazi'na yönelik ikinci saldirisi, 18-19 Temmuz 1912 gece yarisindan sonra adlari "Spica", "Centauro", "Climene", "Perseo" ve "Astore" olan 5 torpidobot tarafindan yapilmi§tir. Rehberligi, Albay Enrice Millo komutasindaki "Spica" isimli torpidobot tarafindan üstlenilen bu filotillâ, bogaza girerken Seddülbahir i§ildagi tarafindan yakalanmi§ ve tabyalarin top ate§ine maruz kalmi§tir. Buna ragmen, italyan filotillâsi hizini artirarak Kilitbahir'e dogru ilerlemi§, ancak burada, Nara Limani'nda demirli Osmanli filosuna 2 mil kadar yakla§mi§ken daha §iddetli bir ate§e maruz kalmi§tir. Kilitbahir önünde rehber torpidobot "Spica" yaralanarak karaya oturmu§ (Spica"nin karaya oturmasi yerine, pervanesinin Kilitbahir önündeki çelik kablolara takildigi da ifade edilmektedir), fakat birkaç dakika sonra kendini kurtarmi§tir. Daha fazla ilerleme imkâni bulamayan italyan torpidobotlari, Kilitbahir önünden geri dönmek zorunda kalmi§tir. Geri dönü§ güzergáhinda da tabyalardan açilan ate§e maruz kalan torpidobotlar, vurulmalarina ragmen ciddi yaralar almadan bogaz di§ina çikabilmi§ler ve bu saldiri nedeniyle Albay Millo de Tugamirallige terfi edilmi§tir. Bununla birlikte, italyanlarin Osmanli filosunu torpillemek olan saldiri planlari ba§arisizlikla sonuçlanmi§tir. Amiral Viale, resmi raporunda, amaçlarinin Osmanli filosunun yerini ke§fetmek oldugunu belirtmesine kar§in, bu açiklama ingiltere'nin Roma'daki deniz ata§esi tarafindan inandirici bulunmami§ ve ata§e, italyanlarin §artlar elverdigi ölçüde, Osmanli filosuna saldirmak di§inda amaçlarinin olmadigini vurgulami§tir. Zira o dönemde, Osmanli filosunun nerede oldugu bilinmekteydi. Bkz., ADM 116/1154, ingiltere'nin Roma'daki Deniz Ata§esi'nden Rennell Rodd'a, July 23, 1912; Wilson, a.g.e., s. 376; TSK Tarihi: Osmanli-italyan Harbi, s. 401-404.
32 ADM 116/1154, R. Rodd'tan Edward Grey'e, No: 211, July 23, 1912.
33 Askew, a.g.e., s. 201.
34 FO 195/2393, No: 10, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, April 19, 1912; FO 195/2393, No: 11, C.E.S. Palmer'dan G. Lowther'e, April 21, 1912.
35 Askew, a.g.e., s. 205.
36 O'Neill, a.g.t., s. 81.
37 Ronald Bobroff, "Behind the Balkan Wars: Russian Policy toward Bulgaria and the Turkish Straits, 1912-13", Russian Review, Vol. 59, No. 1, January 2000, s. 77-79; Bobroff, a.g.e., s. 33; O'Neill, a.g.t., s. 82-83; §im§ir, a.g.e., s. 75 (Belge no. 117), 94-95 (Belge no. 141); Askew, a.g.e., s. 205-206.
38 O'Neill, a.g.t., s. 82. Nicolson, Haziran 1912'de, italya'nin Londra Maslahatgüzari'na, Türklerin Çanakkale Bogazi'ni mayinlayarak kapamalari nedeniyle suçlanamayacagini sert bir ifadeyle yinelemigti. Bkz., Richard Bosworth, "Britain and Italy's Acquisition of the Dodecanese, 1912- 1915", The Historical Journal, Vol. 13, No. 4, December 1970, s. 686.
39 Bobroff, a.g.e., s. 33.
40 Çimgir, a.g.e., s. 97-98 (Belge no. 146); Askew, a.g.e., s. 206; O'Neill, a.g.t., s. 83; §engül Mete, "Trablusgarp Savagi ve italya'nin Akdeniz'deki Faaliyetleri", Çagda§ Türkiye Tarihi Ara^tirmalari Dergisi, Sayi 8, Cilt 3, 1998, s. 271.
41 TNA, CAB 37/110/67, No: 83, Edward Grey'den R. Rodd'a, April 29, 1912.
42 Çimgir, a.g.e., s. 98 (Belge no. 147); O'Neill, a.g.t., s. 83-84.
43 Askew, a.g.e., s. 206.
44 O'Neill, a.g.t., s. 84-85.
45 FO 195/2394, No: 34, Teyrrell'den Gerard Lowther'e, 29 April, 1912.
46 Çimgir, a.g.e., s. 110 (Belge no. 160-161), 139-140 (Belge no. 203-204); "The Closing and Reopening of the Dardanelles", The American Journal of International Law, Vol. 6, No. 3 July 1912, 708; ADM 116/1154, No: 429, Sir G. Lowther'den Sir Edward Grey'e, May 18, 1912.
47 "Giolitti'nin Hatirati", Zaman, 19 Agustos 1935, Tefrika No: 22; Mete, a.g.m., s. 271.
48 FO 195/2394, No: 58, Henry Barnham'dan (ingiltere'nin izmir Bagkonsolusu) Gerard Lowther'e, May 20, 1912; FO 195/2394, No: 33, L. L. Samson'dan (ingiltere'nin Edirne Konsolosu) Gerard A. Lowther'e, June 11, 1912.
49 FO 195/2394, No: 45, Teyrrell'den Gerard Lowther'e, June 16, 1912.
50 Mustafa Kemal Atatürk, 1934'te Roma'daki Türk Elçiligi önünde italyan ögrencilerin, Antalya'yi isteyerek gösteri yapmalari üzerine italyan Büyükelçisi'ne gu sözleri aktarmigti: "Antalya bizim italya'daki Elçiligimizin cebinde degil ki. Antalya buradadir. Ne diye gelip almiyorsunuz? Ekselans Duçe'ye bir teklifim var. Askerlerini Antalya'ya çikarmasina izin verecegiz. Ondan sonra sava§alim. Kim kazanirsa Antalya'yi alir". Bkz., Lord Kinross, Atatürk: täe Rebirth of a Nation, Third Impression, Weindenfeld and Nicolson, London 1965, s. 479-480.
51 FO 195/2394, No: 48, Teyrrell'den Gerard Lowther'e, June 26, 1912.
52 Willmott, a.g.e., s. 169.
Kaynaklar
Arsiv Belgeleri
Genelkurmay ATASE Daire Ba?kanligi Ar?ivi (ATASE), Osmanli-italyan Harbi Koleksiyonu (OiH) Belgeleri, Ankara.
K: 47, D: 221, F: 1-3.
K: 57, D: H-2, F: 1-38a.
K: 57, D: H-2, F: 1-44a.
The National Archives (TNA), CAB (Cabinet), FO (Foreign Office) ve ADM (Admi- ralty) belgeleri, Londra, ingiltere.
CAB 37/110/67.
FO 195/2387.
FO 195/2393.
FO 195/2394.
ADM 116/1152.
ADM 116/1154.
Gazeteler
Tanin
Zaman
Telif Eserler
ALBERTINI, Luigi, The Origins of the War of 1914, Vol. I, Translated by Isabella M. Massey, Oxford University Press, London-New York-Toronto 1952.
ALi HAYDAR EMiR, 1327-1328 T?rkiya-ltalya Harbi Tarih-i Bahrisi, Bahriye Matbaasi, istanbul 1339 (1923).
ANDERSON, Matthew Smith, Dogu Sorunu (1774-1923), (?ev. idil Eser), Yapi Kredi Yayinlari, istanbul 2001.
ASKEW, William C., Europe and Italy's Acquisition of Libya, 1911-1912, Duke University Press, Durham-North Carolina 1942.
BAYUR, Yusuf Hikmet, T?rk inkil?bi Tarihi, C. II, Ks. I, TTK yay., Ankara 1983.
BEEHLER, W. H., The History of the Italian-Turkish War: September 29, 1911 to October 18, 1912, Annapolis 1913.
Birinci D?nya Harbi'nde T?rk Harbi: ?anakkale Cephesi Harek?ti (Haziran 1914-25Ni- san 1915), V. Cilt, I. Kitap, Genelkurmay Basim Evi, Ankara 1993.
BOBROFF, Ronald, "Behind the Balkan Wars: Russian Policy toward Bulgaria and the Turkish Straits, 1912-13", Russian Review, Vol. 59, No. 1, January 2000, s. 76-95. Roads to Glory: Late Imperial Russia and the Turkish Straits, I. B. Tauris & Co Ltd, London 2006.
BOSWORTH, Richard, "Britain and Italy's Acquisition of the Dodecanese, 1912- 1915", The Historical Journal, Vol. 13, No. 4, December 1970, s. 683-705.
Italy, the Least of the Great Powers: Italian Foreign Policy before the First World War, Cambridge University Press, London-New York 1979.
"Italya ve Osmanli imparatorlugu'nun Sonu", Osmanli imparatorlugu'nun Sonu ve Büyük G^ler, Editör: Marian Kent, (çev. Ahmet Fethi), Tarih Vakfi Yurt Yayinlari, istanbul 1999, s. 60-87.
BOVILL, E. W., "Italy and Africa: Part I", Journal of the Royal African Society, Vol. 32, No. 127, April 1933, s. 178-186.
CHILD, Timothy W., Trablusgarp Sava§i ve Türk-italyan Diplomatik ili§kileri, (çev. De- niz Berktay), Türkiye î§ Bankasi Kültür Yayinlari, istanbul 2008.
CUNSOLO, Ronald S., "Libya, Italian Nationalism and the Revolt against Gio- litti", The Journal of Modern History, Vol. 37, No. 2, June 1965, s. 186-207.
HAYTA, Necdet, "Rodos ile 12 Ada'nin italyanlar Tarafindan îçgali ve içgalden Sonra Adalarin Durumu (1912-1918)", OTAMDergisi, Yil 5, Sayi 5, 1994, s. 131-144.
HERRMANN, David G., "The Paralysis of Italian Strategy in the Italian-Tur- kish War, 1911-1912", The English Historical Review, Vol. 104, No. 411, April 1989, s. 332-356.
KENNEDY, Paul, Büyük G^lerin Yükseli§ ve @jkü$leri (1500'den 2000'e Ekonomik Degi§me ve Askeri Çati§malar), (çev. Birtane Karanakçi), ^üncü baski, Türkiye î§ Bankasi Kültür Yayinlari, Ankara 1991.
KINROSS, Lord, Atatürk: The Rebirth of a Nation, Third Impression, Weindenfeld and Nicolson, London 1965.
KURTCEPHE, israfil, "italyan Donanmasinin Çanakkale Bogazini Geçme Te- §ebbüsleri", OTAM Dergisi, Yil 1, Sayi 1, 1990, s. 299-312.
"Rodos ve Oniki Ada'nin italyanlarca îçgali", OTAM Dergisi, Yil 2, Sayi 2, 1991, s. 201-216.
Türk-italyan ili§kileri (1911-1916), TTK yay., Ankara 1995.
LANGENSIEPEN, Bernd - Ahmet Güleryüz, 1828-1923 Osmanli Donanmasi, De- nizler Kitabevi, istanbul 2007.
LOBBAN, Richard, "The Eritrean War: Issues and Implications", Canadian Journal of African Studies, Vol. 10, No. 2, 1976, s. 335-346.
METE, §engül, "Trablusgarp Savaçi ve italya'nin Akdeniz'deki Faaliyetleri", Çag- da§ Türkiye Tarihi Ara§tirmalari Dergisi, Sayi 8, Cilt 3, 1998, s. 261-292.
MILLER, Geoffrey, Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and Origins of the Dardanelles Campaign, The University of Hull Press, Hull 1997.
MiRLiVA SEDAT, Bogazlar Meselesi ve Çanakkale Deniz Sava§i'nda Türk Zaferi, Yay. Haz., Mehmet ^çer, Phoenix Yayinevi, Ankara 2007.
O'NEILL, T. L. B., British Policy in the Îtalo-Turkish War, McGill University, Montreal 1948, (Yayinlanmamig Yüksek Lisans Tezi).
Osmanli Mebusan Meclisi Reisi Halil Mente§e'nin Anilari, Hürriyet Vakfi Yayinlari, istanbul 1986.
REINSCH, Paul S., "Diplomatic Affairs and International Law, 1912", The Ameri- can Political Science Review, Vol. 7, No. 1, February 1913, s. 63-86.
ÇIVGIN, Hale, Trablusgarp Sava§i ve 1911-1912 Türk-italyan Hi§kileri: Trablusgarp Sava§i'nda Mustafa Kemal Atatürkle ilgili Bazi Beigeler, Atatürk Aragtirma Merkezi, Ankara 1989.
ÇÎMÇÎR, Bilâl N., Ege Sorunu, Belgeler (1912-1913), Cilt I, 2. baski, TTK yay., Ankara 1989.
TATE, H. R., "The Italian Colonial Empire", Journal of the Royal African Society, Vol. 40, No. 159, April 1941, s. 146-158.
"The Closing and Reopening of the Dardanelles", The American Journal of Interna- tional Law, Vol. 6, No. 3, July 1912, s. 706-709.
The Îtalo-Turkish War (1911-12), Translated and Compiled from the Reports of the Italian General Staff by Renato Tittoni, Franklin Hudson Publishing Com- pany, Kansas City 1914.
TURAN, Çerafettin, "Rodos ve 12 Ada'nin Türk Hâkimiyetinden Çikigi", Belleten, Cilt XXIX, No 113, Ocak 1965, s. 77-119.
TÜRK, Fahri, Türkiye He Almanya Arasindaki Silah Ticareti 1871-1914, Krupp Firmasi, Mauser Tüfek Fabrikasi, Alman Silah ve Cephane Fabrikalari, (çev. Fahri Türk), IQ Kül- tür Sanat Yayincilik, istanbul 2012.
Türk Silahli Kuvvetleri Tarihi: Osmanli Devri, Osmanli-italyan Harbi (1911-1912), Ge- nelkurmay ATASE Bagkanligi Yayinlari, Ankara 1981.
WILLMOTT, H. P., The Last Century of Sea Power, Vol. I: From Port Arthur to Chanak, 1892-1922, Indiana University Press, Bloomington & Indianapolis 2009.
WILSON, H. W., Zirh Devrinde Deniz Muharebeleri, 1850-1914, Cilt: I, (çev. Lütfi Çekiç), ikinci baski, Kitap Yayinevi, istanbul 2007.
WRINGLEY, W. David, "Germany and the Turco-Italian War, 1911-1912", Interna- tional Journal of Middle East Studies, Vol. 11, No. 3, May 1980, s. 313-338.
Nuri Karaka§*
* Dr., Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü. e-mail: [email protected]
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer
Copyright Professor Dr. Hale Sivgin 2013
Abstract
The Dardanelles Strait is one of the conflict fields during the Tripolitanian War that was started by Italy, in the context of Italian colonial policy, to seize Tripoli which was the last Ottoman possession in North Africa. For the possession of Tripoli, Italians attempted to force the Porte to peace table by attacking the Dardanelles Strait. However, Italian naval operation against the Dardanelles Strait has failed and thus Italian attempt to force the Porte to peace table by widening the conflict to the Strait ended in frustration. This article primarily focuses on political and military aspects of the Italian naval operation against the Dardanelles Straits on 18 April 1912. This article also studies how the interests of Euro- pean Great Powers -that were in alliance system- with each other and the Porte have been reflected to the field of diplomacy as an effect of the operation. [PUBLICATION ABSTRACT]
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer





