Content area
Abstract
Dünya genelinde küreselleşme süreci hızla işlerken bu süreç, beraberinde yeni oluşumları da getirmektedir. Ülkelerin bölgeselleşme yoluyla ortak sistemler yaratarak siyasi, ekonomik, hukuki işbirliği hareketlerine gitmesi bu süreçle beraber ortaya çıkan yeni oluşumlardan bir tanesidir.
Serbest ticareti arttırarak ekonomik gelişmeyi sağlamaya çalışan bölgesel oluşumlar, II. Dünya Savaşı’nın ardından hız kazanmış ve daha çok gelişmekte olan ülkeler arasında izlenmiştir. Özellikle Afrika ve Latin Amerika’da görülen bu oluşumların pek azı kalıcı başarılar yakalamıştır. Ancak eski bölgeselleşme dönemi olarak da adlandırılabilecek bu yıllarda Avrupa kıtasında Avrupa Ekonomik Topluluğu adıyla günümüzün en başarılı bölgesel entegrasyonlarından birinin tohumları atılmıştır. 1980’lerden sonra Soğuk Savaş’ın bitiminin ardından tüm dünyada görülen değişim dalgası, bölgeselleşme hareketlerini de içine almıştır. Sayıları hızla artan yeni bölgesel oluşumların yanı sıra, eski oluşumlarda derinleşme ve genişleme hareketleri gözlenmiştir. Geleneksel kalıpların terk edildiği yeni bölgeselleşme sürecinde gelişmiş ülkeler, dolaysız yatırımlar, çok uluslu şirketler ile bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler ön plana çıkmaktadır. Ülkeler için bölgeselleşme hareketlerine dahil olmak ekonomik gelişmenin temel anahtarlarından biri olarak görülmektedir.
Türkiye de dünya çapında gözlenen bölgeselleşme hareketlerine tercihini Avrupa Birliği’nden yana kullanarak katılmaktadır. Türkiye’nin 1959’dan beri fırtınalı bir şekilde devam eden Avrupa Birliği macerası fiili müzakerelerin başlamasıyla hız kazanmıştır. Ancak yine de Avrupa Birliği ile birçok alanda reform niteliğinde yapısal değişikliklere gidecek olan Türkiye’yi uzun ve zorlu bir maraton beklemektedir. Türkiye Avrupa Birliği’nin yanı sıra Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütüne de üyedir. Bu üyeliklerini söz konusu bölgelerdeki potansiyelleri değerlendirmek ve bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerini geliştirmek amacıyla gerçekleştiren Türkiye, her iki harekette de oldukça etkin durumda görev almaktadır. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile beraber katıldığı tek bölgesel işbirliği hareketidir. Bu ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından Ekonomik İşbirliği Teşkilatı çok önemlidir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü üyesi ülkelerden birçoğu çok önemli enerji kaynaklarına sahiptir ve enerji hatları üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu ülkeler yüksek ticaret potansiyeline sahiptir. Önemi gelecek yıllarda daha da artacak olan bu hareketin içinde yer almak Türkiye’ye fayda sağlayacaktır.





