Content area
Abstract
İslda fikir terihinde hiçbir dış tesir olmadan ortaya çıkan ve tertışılan ilk kelâmi problemler iman ve kaderdir. Bu problemler İsiân toplumurun ilk hicri asırda yaşadığı Hs. Üsnen'ın öldürülmesi, Cemel ve Sıffın sevaşlerı gibi bir disi siymesl çalkantılar sonucu ortuya çıkmıştır. i Hs. Ali'nin, »Tahkim" olayında hskeme rıza gösteriiği için büyük günab iş- dediği gerekçesiyle küfre düştüğünü iddi eden Hariciler,smel- lerin imanın bir perçası olduğu teorik öncüline dayshıyorlar- dı. #mrioilerin bu aşırı görüşüne tepki olerak ortaya çakan MUreie , 2 imanın amelden bir cs olduğu görüşünü reddederek ikiginin ayrı ayrı şeyler olduğunu ileri sürdü ve iman olayı- Bı ilk defa tartıştı. ? Daha sanra ortaya çıkan Mutesila iao, büyük günsh işleyenin (Mürtekibei Kobire) ne mü'min ne de kâfir olup iman ile küfür armaında bir yerde bulunduğunu (e1- Mehtiletu beyne'l-menrileteyn) ileri sürdü.
Kur'andaki iman esaslarını kendine kanu edinen kolâs disiylininin ilik problemi innn-amel ilişkisi şeklinde belir. lendi. Daha öonrs imanla ilgili bu tertışmaya inan-bilgi 41$4- kisi, imanın artıp ekolimesi, iman.İclâm ayırım, Mukaliidin imanı v.8. gibi konular eklendi, İman kavramının seğlıksış bir gekilde siyasi problen- lerle ilişkili olarak fikri tertışaa gündemine gelmesi,"tek- fir» suçlanası gibi etki-tepki arasında gorumın, Kur'an Yü- tünlüğü içinde çösümünü güçleştirdi. Kabuller olugtuktan sonr ra serunme ve esldirı seaciyle Kur'ana başruruldu.
Kur'an âyetleri,değişime tebi tutulmuş bir toplumun hayatındaki değişik olaylara istinaden oluştuğu için,oluyın yeri, samanı, faillerin durumuna göre ifade uolubu olabildi- Bine değişmekteydi.“ Bir xnkilap baraketinin 23 yıllık seyri içinde çok değişik insan duruslarıns tekabul ederek oluşan ye dlsilişinân beşeri hiçbir nedenselliğin bulunmadığı (Ter- kift) söylenen 7, alışık olaadık bu metinden Allah'ın değişik konulardaki görüşünün ne olduğunu anlamak ve onu ilke ölerek kabul 9dip pratikle butünlüğe keruşturaak, ahlâkf bir çaba le birlikte ontellektilel bir aeyreti gerektiriyordu, Kite- kim Kur'an Tevbe süresinin 122, âyetinde.
“İnananlar toptan savaşa çıkmamalıdır. Her topluluk- tan bir grubun toplanıp dini iyice öğrenmeleri ve kavimleri kondilerine geri dönüp geldiklerinde kötülüklerden korunms- ları için onları uyaraeları gerekmes mi?" diyerek bir taraf- sen teari ile pratiği birleştirmekte (Tafakkuh ve İnsar)ı diğer taraftan bu fesliyetin seraş gibi olaganlietü durunlar- da dahi sürdürülmesini öğütlemektedir.





