ÖZET
Amaç: Bu çalismada operasyon sonrasi adjuvan kemoterapi uygulanan evre II-III kolon kanserli hastalarin sonuçlarinin toksisite ve tedaviye uyum açisindan degerlendirilmesi amaçlanmistir.
Gereç ve Yöntem: Bu çalismaya Iç Hastaliklari Ana Bilim Dali Medikal Onkoloji Bilim Dali'nda takip ve tedavileri yapilan ve Aralik 2000-Aralik 2007 tarihleri arasinda opere edilen evre II ve III kolon kanserli hastalar dâhil edildi. Rektum kanseri olup, tani aninda metastatik evrede olan hastalar çalisma disi birakildi. Çalismaya alinan toplam 51 hastanin 11 tanesi (%21.6) herhangi bir kemoterapi almadi ve/veya kendilerine kemoterapi önerilmedi. 30 hasta (%58.8) FUFA (5 Fluoro-urasil/leucoverin) kemoterapi rejimini almis olup, geriye kalan 10 hasta (%19.6) FOLFOX (Oxaliplatin/5 Fluoro-urasil/leucoverin) tedavi rejimini aldi. Tedavi sonrasi ortaya çikan toksisiteler ve hastalarin tedaviye uyumlari degerlendirildi.
Bulgular: FUFA tedavisi alan hastalar yan etki bakimindan degerlendirildiginde; nötropeni ve nötropenik ates disinda, planlanan tedavileri tamamlama, mukozit ve ishal oranlari açisindan tedaviye daha iyi uyum sagladiklari ve daha az yan etki ile karsilastiklari görüldü. Oksaliplatin içeren FOLFOX rejimi ile tedavi edilen hastalarin sonuçlari yan etki açisindan incelendiginde; baslangiçta planlanan tedaviyi alma oranlari, tedavi ile iliskili diare oranlari olagan siklikta olup tedavi ile iliskili nötropeni, nötropenik ates ve nöropati açisindan ise literatür bilgileriyle farkliliklar bulunmaktadir.
Sonuç: Opere kolon kanserli gerek evre II gerek evre III hastalarimizda adjuvan kemoterapi uygulamalari sirasinda daha az siklikta yan etki ile karsilasmislardir.
Anahtar kelimeler: Kolon kanseri, adjuvan kemoterapi, toksisite
ABSTRACT
Objectives: The aim of this study was to evaluate compliance of the stage II-III colon cancer patients to the adjuvant chemotherapy and to investigate the results of adjuvant chemotherapy in terms of toxicity in the same group of patients.
Materials and Methods: Operated, stage II and III colorectal cancer patients post-operatively followed in Department of Internal Medicine, Division of Medical Oncology between December 2000 and December 2007 were enrolled into this study. Patients who were diagnosed as rectal cancer or who had metastases were excluded. Eleven (21.6%) of the 51 patients either did not accept chemotherapy or adjuvant chemotherapy was not offered. Thirty (58.8%) patients treated with FUFA (5 Fluoro-urasil/ leucoverin) chemotherapy regimen and the resting 10 (19.9%) patients were treated with FOLFOX (Oxaliplatin/5 Fluoro-urasil/leucoverin) chemotherapy regimen. Toxicities that emerged after treatment and patient adherence to treatment was evaluated.
Results: Patients who were treated with FUFA chemotherapy regimen had better percentages of chemotherapy regimen completion, lesser mucositis and diarrhea rates, except neutropenia and neutropenic fever. Evaluation of patients who were treated with FOLFOX chemotherapy regimen that includes oxaliplatin revealed that completion of chemotherapy regimen rate and chemotherapy-associated diarrhea rates were similar with the literature. There were differences between our results and literature in rates of neutropenia, neutropenic fever and neuropathy.
Conclusions: Less adverse effects were seen in adjuvant chemotherapy application of operated colorectal cancer patients with either stage II or stage III.
Key words: Colon cancer, adjuvant chemotherapy, toxicity.
GIRIÞ
Kolorektal kanserler ABD'de hem erkeklerde hem de kadinlarda en sik tani konulan üçüncü kanserdir. Kanser ölümlerine bakildiginda yine benzer sekilde her iki cinsiyette de üçüncü siraya oturmaktadir. Mevcut verilere ragmen erken tani olanaklari ve tarama modaliteleri ve daha etkin tedavi prensiplerinin kullanilmasi ile birlikte son 30 yilda kolon kanser mortalitesi azalmistir1,2. Kanser tedavisinde hedef kür saglamak oldugu için son dönemlerde giderek artan oranda adjuvan kemoterapi kullanilmaya baslanmistir. Adjuvan kemoterapi primer tümörün uzak dokularda rekürrensini önlemeyi hedefleyen, cerrahi veya radyoterapiyi takiben tam remisyondaki hastalara uygulanan kemoterapidir. Bu uygulamanin temelini olusturan iki neden vardir: 1) Cerrahi esnasinda sinirli olarak görülen bazi tümörlerin yüksek oranda nüksleri (örnek Dukes B veya C kolon-rektum kanserleri, meme kanseri, yumusak doku sarkomlari gibi) 2) Nüks gösteren hastalikta kemoterapi veya kombine tedavi modalitelerinin çogu kez sifa saglayici olmamalari3.
Yukarida da belirtildigi üzere hem görülme sikligi hemde mortalite açisindan ciddi bir saglik problemi olan kolorektal kanserler içinde adjuvan kemoterapi çalismalari yapilmistir. Daha önceleri adjuvan kemoterapi konusunda kuskular olmakla beraber 80'li yillarin sonuna gelindiginde yapilan bir çalismada kolon kanserli hastalara post-operatif dönemde adjuvan levamizole 5 Fluoro-urasil (5 FU) eklenmesinin yasam süresini uzattigi görülünce kolon kanseri tedavisinde yeni bir döneme girilmis oldu4. Daha sonra yapilan çalismalarla halen kullanmakta olunan adjuvan kemoterapi rejimlerinin temelleri atilmis oldu. Böylelikle son otuz yilda kolon kanseri mortalitesinin azaltilmasinda adjuvan kemoterapinin de belirgin katkisi olmaya baslamistir. Bugün gelinen noktada yeni gelistirilen ajanlarla yapilan çalismalar devam etmektedir.
Bu çalismadaki amacimiz, Iç Hastaliklari-Medikal Onkoloji polikliniginde operasyon sonrasi adjuvan kemoterapi alan evre 2- 3 kolon kanserli hastalarin verilerini retrospektif olarak inceleyip, tedavi ile iliskili toksisite ve hastalarin tedaviye uyumlarinin analizini yapmaktir.
GEREÇ VE YÖNTEM
Bu çalismaya Atatürk Üniversitesi Tip Fakültesi Iç Hastaliklari Ana Bilim Dali Medikal Onkoloji Bilim Dali'nda Aralik 2000-Aralik 2007 tarihleri arasinda kolon kanseri nedeniyle tam rezeke edilip, patolojik olarak evre II-III bulunan adjuvan kemoterapi uygulanan hastalar dahil edildi. Rektum kanseri (anüsün en az 15 cm üstüne kadar olan lezyonlar) olan hastalar, tani aninda metastatik evrede olan hastalar çalisma disi birakildi. Metastaz taramasi operasyon öncesi bilgisayarli tomografi ile yapildi veya operasyon öncesi yapilmayanlar tedavi öncesi ayni yöntemle degerlendirildi. Evreleme de American Joint Committee on Cancer TNM sistemi kullanildi. Hastalara ait bilgiler retrospektif olarak Tibbi Onkoloji Bilim Dali hasta dosya arsivi ve hastanenin dosya arsivinden elde edildi.
Hastalar evrelerine göre 2 farkli kemoterapi semasindan bir tanesini almislardi (FUFA/FOLFOX- 4). Uygulama semasi planlari FUFA için 5 FU 425 mg/m2 1. ve 5. günler arasi FA 20 mg/m2 1. ve 5 günler arasi 28 günde bir toplam 6 kür seklinde idi (Mayo Klinik rejimi)5. FOLFOX-4 için oksaliplatin 85 mg/m2 1.gün 2 saatlik infüzyon, FA 200 mg/m2 Y setiyle oksaliplatin ile birlikte 2 saatlik infüzyon 1. ve 2. gün, 5 FU 400 mg/m2 intravenöz bolus 1. ve 2. gün, 5 FU 600 mg/m2 22 saatlik infüzyon 1. ve 2. gün her 14 günde bir toplam 12 kür seklinde idi6.
Adjuvan kemoterapinin toksisite profili National Cancer Institute (NCI) tarafindan yayinlanan Common Terminology Criteria for Advers Events Version 4.0'a göre degerlendirildi. Bu kriterlere göre grade 1 skorlama asemptomatik veya hafif semptomlari, grade 2 skorlama orta derecede semptomlari, grade 3 skorlama ciddi veya medikal olarak önemli olan hayati tehdit etmeyen acilen müdahaleyi gerektirmeyen veya uzamis hastane yatisini gerektirmeyen semptomlari, grade 4 skorlama hayati tehdit edici ve acil müdahale gerektiren semptomlari grade 5 skorlama advers olaylara bagli ölümleri ifade etmektedir7.
Çalismamiz sonunda elde edilen bulgular istatistikÎ olarak degerlendirildi. Bulgularin yüzdeleri, ortalama degerleri ve standart sapmalari hesaplandi. Istatistiksel degerlendirmeler, bilgisayar ortaminda SPSS 11.5 for Windows bilgisayar programi kullanilarak yapildi.
BULGULAR
Bu çalismaya Aralik 2000-Aralik 2007 arasi takip edilen toplam 51 hasta alindi. Bilgilerine tam ulasilamayan 11 hasta çalisma disi birakildi. Hastalarin 33'ü (%64.7) erkek, 18'i (%35.3) kadindi. Hastalarin yas ortalamasi 58.6 ± 11.1 (37-80 yil) idi. Hastalarin 33'ü (%64.7) evre II, 18'i (%35.3) evre III idi. Kanserlerin kolonda lokalizasyonlari ise su sekilde idi: çikan kolon 17 hasta (%33.3), transvers kolon 5 hasta % (9.8), inen kolon 29 hasta (% 56.9).
Çalismaya dahil edilen 51 hastanin 11 tanesi (% 21.6) ya herhangi bir kemoterapi almamis ve/veya kendilerine kemoterapi önerilmemisti. 30 hasta (% 58.8) FUFA kemoterapi rejimini almis olup, geriye kalan 10 hasta ( % 19.6) FOLFOX rejimini almisti. Bulgular Tablo 1'de özetlenmistir.
FUFA tedavisi alan hastalarin yas ortalamasi 58.3±11.1 idi. FUFA tedavisini alan toplam 30 hastanin 1 tanesi (%3.3) 1 kür, 1 tanesi (%3.3) 2 kür, 1 tanesi (%3.3) 3 kür, 3 tanesi (%10) 4 kür geriye kalan 24 hasta ise (%80) 6 kür kemoterapi alabilmislerdi. FUFA tedavisi alan hastalarin aldigi toplam kür sayisi 162 iken, ortalama kür sayisi 5.4±1.3 idi. Yan etkiler açisindan degerlendirildiginde FUFA tedavisi alan hastalarin 26'sinda (%86.7) mukozit görülmezken 1 hastada (%3.3) grade1-2, 3 hastada (%10) grade 3-4 mukozit görülmüstür. Tedavi ile iliskili nötropeni açisindan degerlendirildiginde 29 hastada (%96.7) nötropeni görülmezken, 1 hastada (%3.3) grade3-4 nötropeni görülmüs ve bu hastada nötropenik ates tespit edilmistir. FUFA tedavisi alan hastalarin hiç birisinde tedavi ile iliskili ölüm görülmemistir. Yine ayni tedaviyi alan hastalarin 19'unda (%63.3) hiç ishal görülmezken, 10 (%33.3) hastada grade 1-2, 1 hastada (%3.3) grade 3-4 ishal görülmüstür (Tablo 2).
FOLFOX tedavisini alan hastalarin yas ortalamasi 53±9.78 idi. FOLFOX tedavisi alan 10 hastanin aldigi toplam kür sayisi 104 iken ortalama kür sayisi 10.4±3.37 idi. Bu tedaviyi alan hastalardan 2 tanesi (%20) 4 kür, 8 tanesi (%80) 12 kür tedavi almisti. Yan etkiler açisindan degerlendirildiginde FOLFOX tedavisi alan hastalarin hiç birisinde mukozit görülmemistir. Tedavi ile iliskili nötropeni açisindan degerlendirildiginde 4 hastada (%40) hiç nötropeni görülmezken, 4 olguda (%40) grade1-2 nötropeni, 2 hastada (%20) grade 3-4 nötropeni görülmüstür. Bu hastalarin hiç birinde nötropenik ates tespit edilmemistir. FOLFOX tedavisi alan hastalarin 8'inde (%80) tedavi ile iliskili nöropati görülmezken 2 hastada (%20) herhangi bir derecede nöropati tespit edilmistir. FOLFOX tedavisi alan hastalarin 9'unda (%90) hiç ishal görülmezken 1 hastada (%10) grade 3-4 ishal görülmüstür (Tablo 2).
TARTISMA
Opere kolon kanserli evre III hastalar için primer cerrahiyi takiben 6 ay adjuvan kemoterapi yapilmasinin gerek hastaliksiz gerekse genel sagkalim üzerine anlamli katkisinin oldugu çok merkezli büyük randomize çalismalarla gösterilmistir. NCCN klavuzu panelide bu öneriyi desteklemektedir. Adjuvan tedavide standart seçim (kategori-1) 5 FU/LV/oksaliplatindir6,8. Diger seçenekler sunlardir: tek ajan olarak kapesitabin (kategori 2A)8 veya 5FU/LV (kategori 2A)9,10.
Opere evre II kolon kanserli hastalarda ise tartisma söz konusu olup adjuvan kemoterapi standart degildir. Evre II-III kolon kanseri bulunan hastalari içeren 5 çalismayi inceleyen bir metaanalizde adjuvan tedavinin faydasinin çogunun evre III hastaligi bulunanlarda oldugunu göstermektedir9. SEER (Surveillance, Epidemiology, and End Results) veri tabanlari kullanilarak yapilan analizde evre II hastalik için adjuvan kemoterapi uygulanan ve uygulanmayan hastalar karsilastirildiginda 5 yillik sagkalim açisindan anlamli fark olmadigi gösterilmistir11. Ancak yüksek riskli evre II hastalar için NCCN klavuzunda 5FU/LV, tek basina kapesitabin veya 5FU/LV/oksaliplatin (hepsi için kategori 2A) uygulanabilecegi yönünde panel görüsü vardir2,12. Evre II hastaligi bulunan hastalar için adjuvan tedavi karari her hasta için bireysel bazda degerlendirilip, hasta ile olasi etkinlik ve toksisiteler veriler isiginda konusularak verilmelidir12.
Klinigimizde ve bu çalisma dahilindeki evre III opere kolon kanserli hastalarda adjuvan kemoterapi standart öneri ve uygulamamiz NCCN kalvuzunda da kategori 1 de tavsiye edilen infüzyonel 5FU/LV/oksaliplatin (FOLFOX 4) seklindedir. Kemoterapi semasi MOSAIC çalismasinda kullanilan semanin aynisi olup, materyel metod kisminda uygulama semasindan bahsedilmistir. Oksaliplatinin 5 FU/LV ile kombine edildigi NSABP C07 çalismasinda adjuvan tedavide etkinligi gösterilmis olan FLOX rejimi13 bu grup hastalarimizda bolus uygulamalar sebebi ile daha fazla ortaya çikabilecek diyare, dehidratasyon sebebiyle tercih edilmedi ve hiç bir hastada kullanilmadi. Bu grup ve bu çalismamizdaki hastalarimiz için NCCN önerilerinde adjuvan kullanimda kategori 2A ile önerilen X-ACT14 çalismasinda etkinligi gösterilen oral ajan kapesitabin henüz ülkemizde adjuvan tedavide endikasyonu bulunmadigi için önerilmemis ve kullanilmamistir.
Bu çalisma dahilindeki Evre II opere kolon kanserli hastalarimiza rutin kemoterapi önerilmemistir. SEER veri tabanli sagkalim analizleri de sagkalim açisindan evre II kolon kanserli hastalarda tedavi alanlarla almayanlar arasinda fark göstermemesi bizim uygulamalarimizi destekler mahiyettedir. Öte yandan bu gruptaki hastalar için yüksek risk grubu olarak belirtilen gruplara hasta ve yakinlari ile görüsülerek tedavinin getirebilecegi etkinlik ve yan etki bildirilerek tedavi önerilmistir. Yüksek riskli hastalar literatürde su sekilde tariflenmektedir: T4 tümörü olanlar (evre IIB), az diferansiye histoloji (grade 3,4), peritümöral lenfovasküler tutulumu olanlar, basvuru aninda bagirsak tikanikligi olanlar, lokalize perforasyonu olan T3 lezyonlar, sinirlari belirsiz yada pozitif olan lezyonlar, cerrahide yeterince örneklenmemis lenf dügümü (12 lenf nodundan daha az, T herhangi, Nx) içeren hastalar2,12. Bu grupta olan hastalarimizda tedavi almasi uygun görülenlere klasik Mayo rejimi 5 FU/LV uygulanmistir. Bu uygulamamiz NCCN klavuzlarina uygundur. Ancak yine ayni klavuzda bu grup hastalar için kullanilabilecek rejimler içinde gösterilen oral kapesitabin, 5 FU/LV/oksaliplatin kombinasyonu ülkemizde çalismanin basladigi tarihte de ve günümüzde de adjuvan tedavide onayli olmadigi için önerilmemis ve kullanilmamistir.
Adjuvan kemoterapi uygulamalarinda en önemli sorun hastaya verilen tedaviyle beraber ortaya çikacak erken ve geç dönem yan etkiler olup bunlar hastanin tedaviye uyumunu etkilemektedir. Bu çalisma kapsaminda FUFA tedavisini alan hastalarin %80'i baslangiçta planlanan kemoterapiyi tam olarak alabilmislerdir. Mayo klinik çalismasinda ise hastalarin ancak %51'i baslangiç dozunu tamamlayabilmisler veya bu dozun %80'ini alabilmislerdir5. NSABP C-05 çalismasinda ise hastalarin % 88,5'i baslangiçta planlanan kemoterapiyi almis, hastalarin % 61.9'u baslangiçta planlanan 5 FU dozunun % 90 veya daha fazlasini almistir15. FUFA tedavisi alan hastalarimizin tedavi ile iliskili ortaya çikan yan etkileri literatür bilgileri ile karsilastirildiginda; Mayo çalismasinda grade 3-4 mukozit orani %36 olarak belirtilmis, NSABP C-05 çalismasinda ise herhangi bir grade mukozit %16.6 olarak belirtilmis. Tedavi ile iliskili nötropeni açisindan degerlendirildiginde; NSABP C-05 çalismasinda ise grade 3-4 nötropeni orani % 31.3 ve nötropenik ates orani % 0.07 olarak raporlanmistir. FUFA tedavisi alan hastalarimizin hiç birisinde tedavi ile iliskili ölüm görülmemistir. Yine ayni tedaviyi alan hastalarimizin ishal oranlari karsilastirildiginda; Mayo çalismasinda grade 3-4 diyare orani %24 olarak belirtilirken NSABP C-05 çalismasinda grade 3-4 diare orani %28 olarak raporlanmistir.
Bizim çalismamizla literatürdeki bu çalismalar arasinda hastalarin baslangiçta planlanan tedavileri tamamlama yüzdeleri açisinda belirgin farklilik vardir. Tedavi ile iliskili yan etkiler açisindan degerlendirildiginde bizim çalismamizda mukozit görülme orani Mayo çalismasina göre daha az, NSABP C-05 çalismasindaki oranlara ise yakindir. Nötropeni açisindan degerlendirildiginde ise NSABP C-05 çalismasina göre grade 3-4 nötropeni belirgin olarak az olmakla birlikte nötropenik atesin bizim çalismamizda daha fazla oldugu görülmektedir. Burada ortaya çikan tezat durumun yani nötropeni oraninin düsük olmasina ragmen nötropenik atesin fazla olmasinin sebebi vaka sayimizin az olmasi ile açiklanabilir. Ayrica buradaki tezat duruma hastalarimizin hijyen konusundaki bireysel ve çevresel duyarsizliklarinin da katkisi olmus olabilir. Ancak biraz önce belirttigimiz üzere vaka sayimizin azligi bu fikri daha kuvvetle öne çikarmamizi engellemektedir. Tedavi ile iliskili yan etkilerden ishal açisindan degerlendirildiginde bizim çalismamizda yukarida bahsedilen 2 çalismaya göre belirgin olarak daha az oranda diyare görülmüstür. Buradaki verilerin geneli bir arada degerlendirildiginde; nötropeni ve nötropenik ates disinda, planlanan tedavileri tamamlama yüzdesi, mukozit ve ishal oranlarina bakildiginda bizim hastalarimizin tedaviye daha iyi uyum sagladiklari ve daha az yan etki ile mücadele ettikleri söylenebilir. Hastalarimizin tedaviye daha iyi uyum saglamalarini genetik farkliliklar ile teorik açidan izah edebiliriz. Çünkü 5 FU'nun intravenöz uygulama sonrasi % 80'i karacigerde dihidroprimidin dehidrogenaz tarafindan inaktif dihidro-5 FU' ya metabolize edilir. Ilacin geri kalan kismi hedef hücrelerde florodeoxiüridin monofosfata aktive edilir. Dihidroprimidin dehidrogenaz enzimindeki eksiklikler toksisitelerin ciddi sekilde artmasina sebep olmakta olup, böylesi bir durum çok az hastada görülmektedir19. Ancak genetik çalisma ile bunlarin desteklenmesi gerekmektedir. Ayrica ülke bazinda veri tabaninin olusturularak kendimize ait verilerin ortaya konulmasi da önemlidir. Diger yandan tedavi ile ilgili yan etkilerin hastalar tarafindan yeterince belirtilmemesi ve/veya yeterli kayit altina alinmamasi sebebiyle de hastalarimizin verilerinin literatür bilgileri ile arasinda farkliliklar çikabilecegini de unutmamak gereklidir.
FOLFOX-4 tedavisi alan hastalarimizin % 80'i baslangiçta planlanan tedaviyi alabilmisti. MOSAIC çalismasinda ise bu oran % 74.6 olarak belirtilmistir6. Yan etkiler açisindan degerlendirildiginde FOLFOX tedavisi alan hastalarin hiç birisinde mukozit görülmemisti. Tedavi ile iliskili nötropeni açisindan MOSAIC çalismasina göre grade 3-4 nötropeni oranlarimiz düsük olmakla birlikte (20%'e karsi % 41.1) grade 1-4 nötropeni oranlarimiz daha yüksekti. FOLFOX tedavisi alan hastalarimizin grade 3-4 ishal oranlari, MOSAIC çalismasinda ve Petrioli ve ark.16 adjuvan kullanimi ile ilgili kolon ve gastrik kanserli hastalari da dâhil ettikleri çalismadakine benzer oranlardadir (Sirasiyla %10, %10.8, % 6.2). FOLFOX tedavisi alan hastalarimizda ortaya çikan herhangi bir derecede nöropati ile MOSAIC çalismasinda ortaya çikan herhangi bir derecede nöropati açisindan uyumsuzluk bulunmaktadir (%20, %92.1). FOLFOX tedavisi ile ilgili sonuçlarimizin geneli analiz edildiginde; baslangiçta planlanan tedaviyi alma oranlari, tedavi ile iliskili diare oranlari açisindan literatür ile uyumluluk bulunurken, tedavi ile iliskili nötropeni ve nötropenik ates, ve nöropati açisindan ciddi farkliliklar bulunmaktadir. Bunun da temelinde yatan sebep hasta sayimizin oldukça yetersiz olmasi yaninda, kayitlarin yetersizligi de olabilir. Tedavi ile iliskili akut ve geç nörotoksisitenin önlenmesi ile ilgili olarak hastalarimiza rutin olarak oksaliplatin öncesi MgSO4 ve Ca glukonat uygulanmaktadir. Ancak bununla ilgili yeterli kayit bilgilerine ulasamadik. Bu uygulama rutin olmamakla birlikte Gamelin ve ark.17 yaptiklari retrospektif bir analizden elde ettikleri sonuçlara bakildiginda etkili olabilecegi üzerinde durulmustur. Ayrica küçük hasta sayili bir baska çalismada bunu destekler mahiyettedir18. Ayrica oksaliplatinin çalismaya dâhil edilen hastalar dâhilindeki infuzyon süresi rutin olarak 2 saatte tutulmustur.
Hastalarimizin bize verdikleri irtibat telefonlarindan kendilerine veya yakinlarina tam olarak ulasilamadigi için uygun bir sagkalim analizi yapamadik. Bu çalismamizin eksik taraflarindan birini olusturmaktadir.
Sonuç olarak opere kolon kanserli evre II ve III hastalarda adjuvan kemoterapi uygulamalari dünya genelindeki konsensuslar göz önüne alinarak klinigimizde ve bu çalisma dahilindeki hastalarda basari ile ve eszamanli olarak uygulanmistir. Gerek evre 2, gerek evre 3 hastalarimizin her iki tedavi sirasindada daha az yan etki ile mücadele ettikleri ve daha iyi tedaviye uyum sagladiklari söylenebilir. Ülkemiz verilerinin toplanmasi hastalarimiza daha iyi bir hizmet verme açisindan önemlidir. Biz bu çalismamizla kendimize ait verileri toplamis olduk. Kanserle ilgili verilerimizin daha etkin toplanmasi bundan sonraki çalisma ve uygulamalarimiza yön verecektir.
KAYNAKLAR
1. Jemal A, Siegel R, Ward E, et al. Cancer statistics, 2008. CA Cancer J Clin 2008;58:71-96
2. http://www.nccn.org/professionals/physican_gls/PDF/colon.pdf.
3. Çelik I, Güllü I, Barista I. Kanser Tedavi Prensipleri ve Ilaçlar. Içinde Iliçin G, Biberoglu K, Süleymanlar G, Ünal S(editörler):Iç Hastaliklari, 2.baski. Ankara: Günes Kitabevi, 2003:2052-2074.
4. Laurie JA, Moertel CG, Fleming TR, et al.Surgical adjuvant therapy of large-bowel carcinoma: an evaluation of levamisole and combination of levamisole and fluorouracil. The North Central Cancer Treatment Group and the Mayo Clinic. J Clin Oncol 1989;1447-56.
5. O' Connell MJ, Mailliard JA, Kahn MJ, et al. Controlled trial of fluorouracil and low-dose leucovorin given for 6 months as postoperative adjuvant therapy for colon cancer. J Clin Oncol 1997;15:246-50.
6. Andre T, Boni C, Mounedji-Boudiaf L, et al. Multicenter international study of oxaliplatin/ 5-fluorouracil/leucovorin in adjuvant treatment of colon cancer (MOSAIC) investigators. Oxaliplatin, fluorouracil, and leucovorinas adjuvant treatment for colon cancer. N Eng J Med 2004;350:2343-51.
7. http://ctep.cancer.gov/protocolDevelopment/electronic_applications/ ctc.html #ctc_archive.
8. de Gramont A, Boni C, Navarro M et al. Oxaliplatin/5FU/LV in the adjuvant treatment of stage II and III colon cancer: efficacy results with a median follow-up of 4 years. J Clin Oncol. 2005;23:16S(June 1 suppl).
9. International Multicentre Pooled Analysis of Colon Cancer Trials(IMPACT). Efficacy of adjuvant fluorouracil and folinic acid in colon cancer. Lancet 1995;345:939-44.
10. Wolmark N, Rockette H, Mamounas E, et al. Clinical trials to assess the relative efficacy of fluorouracil and leucovorin, fluorouracil and levamisole, and fluorouracil, leucovorin, and levamisole in patients with Dukes'B and C carcinoma of the colon: results from National Surgical Adjuvant Breast and Bowel Project C-04. J Clin Oncol 1999;17:3553-59.
11. Schrag D, Rifas-Shiman S, Saltz L, et al. Adjuvant chemotherapy use for Medicare beneficiaries with stage II colon cancer. J Clin Oncol 2002;20:3999-4005.
12. Benson AB, Schrag D, Somerfield MR, et al. American Society of Clinical Oncology recommendations on adjuvant chemotherapy for stage II colon cancer. J Clin Oncol. 2004;22:3408-19.
13. Kuebler JP, Wieand HS, O' Connel MJ, et al. Oxaliplatin combined with weekly bolus fluorouracil and leucovorin as surgical adjuvant chemotherapy for satge II an stage III colon cancer results from NSABP C-07. J Clin Oncol 2007;25:2156-58.
14. Casidy J, Scheithauer, McKendrick H, et al. Capecitabine (X) vs bolus 5FU/leucovorin (LV) as adjuvant therapy for colon cancer (the X-ACT study): efficacy results of a phase III trilal. Proc Am Soc Clin Oncol 2004;23:3509-13.
15. Wolmark N, Bryant J, Smith R, et al. Adjuvant 5 fluorouracil and leucovorin with or without interferon alfa-2a in colon carcinoma: National Surgical Adjuvant Breast and Bowel Project Protocol C-05. J Natl Cancer Ins. 1998;90:1810-16.
16. Petrioli R, Pascucci A, Francini E, et al. Neurotoxicity of FOLFOX- 4 as adjuvant treatment for patients with colon and gastric cancer: a randomised study of two different schedules of oxaliplatin. Cancer Chemother Pharmacol 2008;61:105-11.
17. Gamelin L, Boisdron-Celle, Delva R, et al. Prevention of oxaliplatin-related neurotoxicity by calcium and magnesium infusions: a retrospective study of 161 patients receiving oxaliplatin combined with 5-fluorourocil and leucovorin for advanced colorectal cancer. Clin Cancer Res 2004;10:4055-61
18. Muto O, Ando H, Ono T, et al. Reduction of oxaliplatin-related neurotoxicity by calcium and magnesium infusions. Gan To Kagaku Ryoho 2007;34:579-81.
19. Kummar S, Norohna V, Chu E. Antimetabolites. In: DeVita VT, Hellman S, Rosenberg AS, eds. Cancer Principles&Practice of Oncology, 7th edn. Philadelphia: Lippincott Williams&Wilkins, 2005:358-374.
Kerim Çayir1, Mehmet Bilici1, Salim Basol Tekin1, Habip Emre2, Yusuf Bilen2
Atatürk Üniversitesi Tip Fakültesi, 1Medikal Onkoloji Bilim Dali, 2Iç Hastaliklari Anabilim Dali, Erzurum- Türkiye.
Gelis Tarihi / Received: 01.02.2010, Kabul Tarihi / Accepted: 16.04.2010
Yazisma Adresi /Correspondence: Dr. Kerim Çayir, Atatürk Üniversitesi Tip Fakültesi, Iç Hastaliklari Anabilim Dali, Medikal Onkoloji Bilim Dali, Erzurum- Türkiye E-posta: [email protected]
Copyright © Dicle Tip Dergisi 2010, Her hakki saklidir / All rights reserved
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer
Copyright Dicle University Jun 2010





