ÖZET
Fiziksel engel, insan yapi ve biçiminde, fiziksel yönlerinden herhangi bir bo- zukluk veya eksiklik olusturarak onun bedensel yeteneklerini engelleyen veya ortadan kaldiran sorun olarak tanimlanir. Fiziksel engellilik dogum öncesi, dogum sirasi ve dogum sonrasi nedenlere bagli olarak ortaya çikabilir. Fiziksel engelli kisilerin de her insan gibi dogal bir takim gereksinimi vardir. Engellile- rin, yasamin birçok alaninda güçlükler yasamakta olduklari bilinmektedir. Toplumda bu bireylerin cinsel hayatlari genelde bilinmeyen ve göz ardi edilen bir konu olarak kalmakta, engelli bireylerin cinsel iliski yasamadigi varsayil- maktadir. Oysa engellilerde de cinsellik yasam kalitesi için önemli alanlarin- dan biri olup, bu kisilerin cinsel yasamlarinda çesitli güçlükler yasadiklari bildirilmektedir. Bu yazida fiziksel engellilik ve cinsellikle ilgili bilgiler verile- rek, fiziksel engelli kisilerin cinsel yasamlarinda karsilastiklari güçlükler tanim- lanacak ve konuyla ilgili yapilmis çalismalar gözden geçirilecektir.
Anahtar Sözcükler: Fiziksel engellilik, cinsellik, yasam kalitesi ABSTRACT
Physical disability is termed as disturbance or defect which impede or eliminate human body's ability by disturbing human structure and shape. Physical disability may occur due to neonatal, natal or postnatal causes. People with physical disability have some natural needs as everyone. They are known to have difficulties in many areas of life. In society, sexual lives of these individuals are treated as an unknown and ignored issue, and moreover it has been assumed that they have no such needs. Disabled patients experience many troubles in their life domains including sexuality. This article provides information about physical disability and sexuality, and difficulties with which disabled people faces in their sexual life and overviews literature on this topic.
Keywords: Physical disability, sexuality, quality of life
Fiziksel engelli kisiler dogumdan itibaren ya da özürlü kaldiklari andan itibaren birçok sorunla karsi karsiya kalirlar. Bu sorunlar çok çesitli ve degisik alanlarda olmakla birlikte, bu alanlardan önemlilerden biri cinsel yasamlaridir.[1] Fiziksel engelli kisilerin cinsel yasantilari çok üzerinde durulmayan bir konudur. Genelde bu insanca gereksinime karsi önyargili yaklasilmakta ve onlarin cinsel iliski yasamadigi varsayilmaktadir.
Fiziksel engelli bireylerin insanlarla yakin iliskileri ve cinsel iliskileriyle ilgi- li yapilmis çalismalar kisitli sayidadir. Bu kisilerin cinsellik alanindaki sorunla- rini daha iyi anlayabilmek için öncelikle fiziksel engellilik kavraminin açik- lanmasi gerekir. Bu nedenle de yazimizda öncelikle fiziksel engelliligin tanimi, engellilik türlerinde bahsedilerek cinsellik konusunda bilgiler verilecek, ardin- dan da fiziksel engelli kisilerin cinsel yasamlarinda karsilastiklari zorluklar mevcut çalismalar isiginda gözden geçirilecektir.
Fiziksel Engellilik
Dünya Saglik Örgütü engelliligi, bedensel, zihinsel ve ruhsal özelliklerinden belirli bir oranda ve sürekli olarak islevi ve görüntü kaybina neden olan organ yoklugu veya bozuklugu sonucu kisinin normal yasam gereklerine uyamama durumu olarak tanimlamistir.[1] Bedensel (fiziksel) engel, insan yapi ve biçi- minde fiziksel yönden herhangi bir bozukluk veya eksiklik olusturarak yine onun bedensel yeteneklerini engelleyen veya bütünüyle kaldiran bozukluktur. Görmeyen gözler, isitmeyen kulaklar, konusma bozukluklari, digerine oranla kisa bir bacak veya olmayan bir kol, insan yapisinin fiziksel becerilerini engel- leyen örneklerdir.[2] Fiziksel engel açisindan bakildiginda engelli olarak nite- lenen bireylerin de aralarinda farkliliklar bulunmaktadir. Fiziksel engelli birey- ler su sekilde siniflandirilabilir:[2]
1. Ortopedik engelliler
2. Görme engelliler
3. Isitme engelliler
4. Konusma engelliler
Ortopedik Engelliler
Dogum öncesi, dogum sirasi ve dogum sonrasi dönemde herhangi bir neden- le, iskelet, kas ve sinir sistemindeki bozukluklar sonucu, bedensel yeteneklerini çesitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yasama uyum saglama ve günlük gereksinimlerini karsilamada güçlükleri olan ve korunma, bakim, iyilestirme, danismanlik ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kisiye ortopedik engelli denir.[3] Ortopedik engelli kisilerdeki bozukluklar; iskelet bozuklukla- ri ve özürleri, kas bozukluklari ve zayifliklari, eklem bozukluklari, sinir siste- mindeki bozukluklar ve yetersizlikler ile devimsel bozukluklar ve yetersizlikler seklindedir.[3]
Görme Engelliler
Görme engellilik görme yetisinin veya görsel uyaran algisinin olmamasi ya da kaybi'' olarak tanimlamaktadir.[4] Gerekli bütün düzeltmeler yapildik- tan sonra iyi gören gözünde olagan görme gücünün en fazla onda biri bulu- nan ve görüs açisi yirmi dereceyi geçmeyenlere "kör" denilmektedir.[5] Diger grup olan az görenler, bütün düzeltici tedbirlere ragmen görme gücü 20/70 olan ya da daha az görenlerdir (görme keskinligi 20/70-20/200 arasinda olan.
Genel olarak, görme engelli bireylerde görme kaybina karsilik isitme, koku alma, dokunma gibi becerilerin gelismis oldugu görüsü savunulmaktadir. Bu düsünceye göre yapilan çalismalarda, körlerin saglam kalan duyulari, görenle- rinkine göre duyarlilik açisindan herhangi bir üstünlük göstermemektedir. Söz konusu olabilecek tek üstünlükleri, bu duyular yoluyla aldiklari uyaranlari yorumlamakta edindikleri tecrübelerdir.[5]
Isitme Engelliler
Isitme engelli, özel egitim ve tedavi gerektirecek derecede isitme yetersizligi olanlardir. Isitme engelliler "sagir" ve "agir isiten" kisiler olarak 2 grupta top- lanir.[5] Isitme kayiplari bütün düzeltmelere ragmen 70 db'den daha fazla olan, normal yasam ve aktivitelerinde isitme gücünden faydalanamayacak sekilde özel egitime ihtiyaç duyanlara "sagir" denir.[5] "Agir isiten" kisiler, normal yasam ve aktivitelerinde; isitme cihazlari, görsel bilgiler veren cihazlar ve ortak dinleme donanimlari gibi yardimci araçlara bagli olarak yasayan kisi- lerdir.[5] Iletisim, iliski kurma, anlama, konusma, okuma-yazma gibi egitim- de ve günlük hayatta çok önemli olan görevlerin hepsi isitme engelinde etkile- nir. [6]
Konusma engelliler
Konusma, dildeki kodlarin isitilebilir sekilde ifadesi ya da fonasyon, rezonasyon ve artikülasyondan olusan sürecin bir ürünüdür.[7] Konusma akisinda, ritminde, titizliginde, vurgularinda, ses birimlerinin çikarilisinda, artikülasyon bozuklugu bulunanlara konusma engelli denir. Konusma, kisinin çevresiyle iletisim kurabilmesini, toplumda aktif rol alabilmesini saglayan, iletisime yardimci duyularimizdan biridir.[7] Kisi kendi konusmasinda bir sorunun varligini hissediyor ve çevresi ile iliskilerinde bir uyumsuzluk yasiyor- sa konusma engelli olarak tanimlanir.
Engelliligin Nedenleri
Engellilige neden olan faktörler çesitlidir. Bu faktörler dogum öncesi, sirasin- da ve sonrasinda olmak üzere üç grupta ele alinabilir:[3]
Dogum Öncesi Nedenler
Dogum öncesi engellilik nedenleri arasinda, beslenme bozuklugu, asiri stres ve yorgunluk, akil ve kalp rahatsizliklari, hormonal bozukluklar yer almakta- dir.[3] Hamileligin ilk üç ayinda geçirilen atesli hastaliklar, bakteriyel ve viral enfeksiyonlar, travmalar, annenin çesitli metabolik-sistemik hastaliklari, gebe- lik döneminde kontrolsüz kullanilan ilaçlar, alkol ve uyusturucu maddeler, dogum kanalinin yapisal bozukluklari, radyoaktif isinlar, yakin akraba evlilik- leri, kan uyusmazliklari gibi hamilelik süresince olusan olumsuzluklar engelli- lige yol açmaktadir.
Dogum Sirasindaki Nedenler
Dogum sirasi nedenler arasinda dogum kanali enfeksiyonlari, bebegin gelis pozisyon anomalileri, asfiksi, kordon komplikasyonlari, çogul gebelikler ve travma gibi dogum sirasinda olusan olumsuzluklar yer alir.[3]
Dogum Sonrasi Nedenler
Menenjit, kizamik, kizamikçik, difteri, bogmaca, su çiçegi, ensefalit, çocuk felci, kizil, sarilik, kalp rahatsizliklari, dengesiz ve yetersiz beslenme, geçirilen atesli hastaliklar, çocugun kundaklanmasi, ayrica bebegin gürültülü ve saglik- siz sartlarda yetistirilmesi gibi ilk bebeklik ve çocukluk yillarinda karsilasilan sorunlar engellilige neden olmaktadir.
Cinsellik
Iki karsi cins arasinda ilgi, yakinlik, sevgi, istek, zevk ve üreme saglayan dü- sünsel, duygusal, davranissal ve sosyal bir etkilesimdir. Iyi bir cinsellik için uygun es, uygun zaman ve uygun ortamin olmasi gereklidir.[8] Cinselligi tanimamiz ve için fizyolojisini, anatomisini ve psikolojisini bilmemiz gerek- mektedir. Kolodny ve arkadaslari cinsel yaniti arzu, uyarilma, plato, orgazm ve çözülme evreleri olarak bes evreye ayirmistir.[9] Fiziksel engelli bireylerde cinselligi anlayabilmek için öncelikle cinsel iliski döngüsü Tablo.1'de kisaca gözden geçirilmistir.[8]
Cinsel Iliski Döngüsü Evreleri
Arzu
Arzu evresinde, psikolojik ve fiziksel uyarilmalar ön plandadir. Duyusal sis- tem, androjenler ve nörotransmitterler tarafindan etkilenir. Dis görünüs, kendine güven, partnerle iliskiler gibi psikososyal faktörler de etkilidir. Bu faktörleri etkileyen herhangi bir hastalik ya da ayni zamanda tedavi de cinsel islevleri olumsuz etkiler. Kadinlarda dokunma, güzel bir söz gibi sözel uyari, iliskide kendisine önem verilmesi ön plandayken, erkeklerde görsel uyari ve dis görünüs arzunun dogmasi ve uyarilma için daha ön plandadir.[8,9]
Uyarilma
Uyarilma evresinde de psikolojik ve fiziksel uyarilar ön plandadir.[9] Bu evre- de istemli ve istem disi çalisan kaslarin gerilimi artar, damarlara kan göllenme- si baslar. Kadinda vajinal islaklik, vasküler sisteme kan göllenmesi sonucu klitorisin sismesi ve genislemesi olurken erkekte penis ereksiyonu baslar. Bu evrenin saglikli olmasi için, saglam vasküler sisteme ve parasempatik sinir sistemine ihtiyaç vardir.[10]
Plato
Cinsel uyaranin devam etmesi durumunda kadin ve erkek plato evresine girer. Bu evrede parasempatik sinir sistemi ve vasküler sistem etkisi ile vajinal islak- lik zirve yapar. Cinsel gerilim artar ve kisi orgazma geçecegi uç noktaya ulasir. Nefes alip verme siklasir, kalp hizi ve tansiyon artar. Kadinda vajinal islaklik ve genisleme, erkekte penis ereksiyonu olusur. Eger uyari yetersizse kisi orgazmik rahatlamaya geçemeyecektir.[8,9]
Orgazm
Cinsel zevkin dorugundaki duyguya ise orgazm denir. Orgazmin kesin bir tanimini yapmak olanaksizdir. Bu evrede sempatik sinir sistemi ve kas tonusu artar. Vajina istemsiz olarak kasilir. Nefes alip verme, kalp hizi ve tansiyon daha fazla artar. Kadinda uterus kontraksiyonu olusur. Erkekte penis tam ereksiyondadir ve ejakulasyon öncesi penil üretra ve perineal kaslarin ritmik kasilmasi görülür. Kadin ve erkek için heyecan artarak zirve yapar. Ardindan cinsel gerginlik çözülür. Orgazmda beynin ve psikolojik faktörlerin önemi tartisilamaz. En önemli cinsel organ beyindir diyebiliriz.[9]
Çözülme (Rahatlama)
Çözülme (rahatlama) evresinde ise sempatik sinir sistemi aktivedir. Beden uyarilma öncesi döneme döner. Vajinal islaklik geri döner. Hiperventilasyon ve tasikardi azalir. Istem disinda olusan bu gevseme ve rahatlama sirasinda kadinlar yeniden bir uyari alirsa bir baska orgazm evresine girme potansiyeline sahiptir.[8,9]
Fiziksel Engellilerde Cinsellik
Fiziksel engellilik dogustan ya da sonradan olusabilir. Konjenital veya dogum sirasinda meydana gelen bazi bozukluklar kisilerin normal cinsel olgunluga erismelerinde sikintilara neden olabilir. Benzer sekilde, sonradan kazanilan bir sakatlik durumunda daha çok kisinin hangi döneminde basina geldigine bagli olarak çesitli cinsel sikintilara yol açabilir.[11]
Yapilan arastirmalarda fiziksel engelli insanlarin cinsel iliskilerde yasadikla- ri birtakim zorluklar tanimlanmistir. Bunlar arasinda, toplumun fiziksel engel- lilere olan tutumu, asiri koruyucu aile, yalniz kalamama, bakim için baskalari- na muhtaç olma, ev ve bulusma mekanlarinin yetersizligi sayilabilir.[11-14] Fiziksel engelli bireylerin insanlarla yakin iliskileri ve cinsel iliskileriyle ilgili yapilmis çalismalar kisitlidir. Yapilmis bazi çalismalarda fiziksel engelli insan- larin aktif cinsel hayat sürdürebildikleri vurgulanirken, diger çalismalarda, fiziksel engelli insanlarin cinsel iliskiyi kurmakta yasadiklari birçok ortak so- run gösterilmistir.[13-15] Bu çalismalarda fiziksel engellerin cinsel iliskiyi kurmakta ve sürdürmekteki zorluklari kismen cinsel islevlerdeki sorunlara baglanmistir. Cinsel iliskideki problemlerin bireylerin iliski arama konusunda kendilerine olan güveni azalttigi ve cinsel doyumu engelleyebildigi düsünül- mektedir.[16]
Cinsel Hayatta Yasanan Güçlükler
Fiziksel engellilerin cinsel hayatta yasadiklari güçlükleri asagida yedi ayri baslik altinda ele alinmistir.
Toplumun Yanlis Genellemeleri
Yasamin çok erken döneminde yasanilan sakatliklar sosyallesmede azalmalara neden olmakla birlikte cinsel anlamda da kisinin kendine güvensizligine ne- den olmaktadir. Ergenlik döneminde yasanan sakatliklar sonrasinda ise kisi hayatinda neleri artik çikardigini bildigi için tepkileri daha da farkli olabil- mektedir.[11]
Toplum herhangi bir sakatligi olanlari cinsellik disi görmeye çok yatkindir. Engelli insanlar cinsel yasamda birtakim sorunlarla karsilastiklari gibi, onlarin en önemli sorunlarindan biri baskalarinin onlara olan önyargilari olmakta- dir.[12] Fiziksel engelli kadinlarin çogu aseksüel olarak kabul edilmekte, bu nedenle de cinsel yasamlari da görmezden gelinmektedir.[17,18]
Fiziksel engellilerin cinsel iliski kurmada yasadigi en büyük sorunlardan biri diger kisilerin fiziksel engellilik konusundaki olumsuz algilaridir.[19] Çekici ya da cinselligi olmayan, kisitlanmis, engellenmis arkadas olarak kabul edilmelerine ragmen, cinsel es olarak kabul görmemeleri, cinsel olarak isten- medikleri hissine yol açar ve es aramaktan vazgeçmelerine neden olabilir. Bu da kendini kötü hissetmelerine ve cinsel yönden kendine güvenlerinin azalma- sina yol açar.[12] Bunun disinda fiziksel engelli kisilerle ilgili toplumun birçok yanlis genellemeleri vardir. Bunlar arasinda; "engellilerin fiziksel görünüsü hos degildir, bir ise yaramazlar, engellilerin çocugu olmaz, engelliler cinsel iliskiye giremez, o kadar saglikli insan varken neden engelli biri tercih edilsin?" gibi, birçok yanlis genellemelerle karsilasilmaktadir.[12,13,19]
Insanlar, fiziksel engelli kisilerle olan iliskilerin dengesiz ve yürütülmesi zor oldugu önyargisi ile fiziksel engelli insanlarla cinsel iliskilerden kaçinabilir- ler.[20] Taleporos ve McCabe tarafindan yapilan bir çalismada, fiziksel engelli erkeklerin iliski kurmada daha fazla engelle karsilasmasi nedeni ile fiziksel engelli gruptaki erkeklerin daha fazla yalniz oldugu bildirilmistir. Bu sekilde fiziksel engelli kisilerin yakin iliski kurma firsatlari engellendigi sikça dile getirilmektedir.[21]
Bilgi Edinmedeki Engeller
Fiziksel engellilerin cinsel haklari oldugu unutulmakta, cinsel konulardaki bilgi gereksinimleri, cinsellikle ilgili duygu ve düsünceleri çogu zaman aileleri ve toplum tarafindan göz ardi edilmektedir. Yapilan çalismalarda engelli bi- reylere cinsel konularda yeterli bilgi verilmedigi görülmektedir. Normal kisile- rin arkadas ve anne-babadan bilgi alma sanslarinin engelli bireylerden daha yüksek oldugu bilinmektedir. Engelli bireylerin sosyal arkadas çevresi daha kisitlidir.[11]
Ayrica eriskin cinselligi hakkinda pek çok temel çocukluk dönemlerinde atilmaya baslanir. Disi veya erkek cinsel kimligimiz, ayni veya karsi cinse duy- dugumuz ilgiler, cinsiyetimize güvenmemiz, cinsel korkularimiz, çocukluktan itibaren olusur. Fiziksel engelli insanlar cinsellikle ilgili bilgileri okuduklari yazilardan ögrenmeye çalisirken bunun çok da yeterli olmadigi görülmektedir. Yapilan bir çalismada spina bifidali gençlerin cinsellik ve üreme sagligi konu- sunda çok az bilgi sahibi oldugu bildirilmistir.[22]
Fiziksel engelliler cinsellik konusunda bilgileri daha az olunca daha geri planda durabilirler. Günümüzde fiziksel engellilerin egitiminde cinsel egitim programlarina da yer verilmeli ve cinsel egitimlerine destek olunmalidir.
Asiri Koruyucu Aile ve Bulusma Mekanlarinin Yoklugu
Toplumun yanlis genellemeleri yaninda, dogduklarindan itibaren asiri koru- yucu-kollayici aile tarafindan büyütülmeleri, cinsel yasamlari dâhil yaptiklari- nin kontrol edilmeye çalisilmasi, sosyal hizmet kurumlarinda sürekli bakim ve koruma altinda olan engellilerin özel yasamlarinda birçok kisitlamalar getir- mektedir.[14] Fiziksel engellerinden dolayi hareket yetenegi bozuk olan kisile- rin bakim için baskalarina muhtaç olmasi, birileri ile beraber yasamak zorunda kalmalari da özel yasamlarinda kisitlamalar getirmektedir. Engelliye ait bir mekanin yoklugu ve cinsel yasam gibi kimi etkinliklerin önlenmesi gibi pek çok sinirlama cinsel yasamlarini ortadan kaldirmaktadir.[15] Esleri ile yalniz kalacaklari yeterli ev, bulusma mekanlarinin olmamasi, cinsel iliskiden kaçin- ma sebepleri arasindadir. Ayrica engellilerin evlenmeleri ve aile kurmalari da diger insanlara oranla daha güçtür. Bu durum onlarin toplumla bütünlesmele- rini önemli ölçüde engellemektedir.[13,14] Fiziksel engelilik ve onun siddeti iliski kurmak için firsatlari azaltmaktadir. Fiziksel engelli insanlarin sosyal etkilesimlerinin ve yeni insanlarla tanisma ve iliski kurabilme firsatlarinin arttirilmasi için yeniliklerin yapilmasi gerekmektedir.[21]
Cinsel Iliskiyi Kurmada ve Sürdürmedeki Fiziksel Güçlükler
Fiziksel engellilerin cinsel disavurumunu aksatan birçok fiziksel engeller bu- lunmaktadir. Fiziksel engelli kisilerde hareketlilikteki azalmanin cinsel disa vurumu azalttigi bildirilmektedir. Kas spazmlari, katilik, esneklik ve hareketli- likle ilgili sorunlar hastanin cinsel istegini ve iliskiye girmesini etkileyebi- lir.[23] Spinal musküler atrofi ve diger nöromusküler durumlar gibi fiziksel güçsüzlügü olanlar, orgazm olabilmesi için masturbasyon yapabilecek ya da cinsel esinden yeterince zevk alabilecek güce sahip olmayabilirler.[11,15,16]
Fiziksel engelli kisilerin yasadiklari cinsel sorunlardan biri de iskelet siste- mindeki kusurlardan dolayi ortaya çikabilen sakatliklarin bazi durus ve hare- ketlerin yapilmasini olanaksiz hale getirmesidir. Belli hareketler kisiye aci verebilir ve hareket yapmasini zorlastirabilir. Serebral palsi ya da felçli kisilerde kontrol altina alinamayan istek disi kas kasilmalarinin olmasi cinsel birlesmeyi engelleyen durumlar arasindadir.[11] Yine cinsel birlesme sirasinda bu kisile- rin nefes almakta zorlanmalari, asiri cinsel heyecan yüzünden kalp çarpinti- sinda artma ya da epilepsi nöbetinin baslamasi gibi sorunlar cinsel iliskiyi zorlastiran durumlar arasindadir.[11] Agir fiziksel engelin nesnel bir göstergesi olan fazla yardima gereksinimi olmanin da yalnizliga yol açtigi bildirilmis- tir.[21]
Yapilan çalismalarda; fiziksel engelli olan kisilerin fiziksel bozulmayla ilis- kili birçok cinsel zorluklar yasadiklari gibi sosyal engellerle de mücadele ettik- leri görülmektedir.[16] Bunlar da katilimcilarda cinsel açidan düsük degerlili- ge neden olmaktadir. Spinal kord yaralanmasi olanlarla yapilan bir çalismada siddetli yaralanmasi olanlarin cinsel yönden kendilerini düsük degerde gör- dükleri saptanmistir.[24] Benzer sekilde Silvers yaptigi bir çalismada engelli kisilerin engelli olmayan kisilere göre daha düsük cinsel doyum düzeylerine, cinsel islevlere bagli daha yüksek olumsuz duyguduruma (cinsel depresyon) sahip olduklarini belirlemistir.[25] Fiziksel engelliligin kisilerde cinsellikle ilgili olumsuz duygulara yol açtigi, bu düsüncelerinin altinda daha az cinsel olarak arzu edilmenin yattigi vurgulanmis ve bu süreçlerin cinsel disavurumu azalttigi bildirilmistir.[26]
Cinsel Uyari Olusumundaki Güçlükler
Fiziksel engellilik, cinsel uyari olusumunda birtakim sorunlara yol açabilir. Dokunma sonrasi cinsel uyarinin olusumunda etkili olan parasempatik sinir sistemi hasari, erkekte sertlesme, kadinda vajinal lubrikasyonun olusmasini engelleyebilir. Cinsel uyari mesajlari cinsel organlardaki sinir sistemi tarafin- dan alinip omurilik araciligi ile santral sinir sistemine kadar tasinir. Parasem- patik sinir sisteminin uyarilmasi ile erkekte sertlesme, kadinda vajinal lubrikasyon meydana gelir. Beyin ve spinal kord yaralanmalarinda cinsel islev- lerin isleyisleri kismen ya da tamamen kaybolabilir.[11] Belden asagi felçliler- de oldugu gibi omurilikte bir kopukluk varsa, omurilik bir zarar görmüs ya da gelismemisse, cinsel mesajlarin iletilmesini engelleyebilir. Bu sinir sisteminde- ki hasarin konumuna, tam ya da kismi olusuna göre cinsel organlarin islevleri ya tümüyle ortadan kalkar ya da azalir.[10,11]
Spinal kord yaralanmasi ve multiple skleroz gibi durumlarda ereksiyon ba- sarisinda degisiklik, vaginal lubrikasyonda azalma, duyu, cinsel haz ve or- gazmda azalmaya gibi cinsel sorunlar gözlenebilir.[16] Erektil disfonksiyon, engelli insanlar arasinda en sik görülen rahatsizliklarin basinda gelir. Erektil disfonksiyon, multipl skleroz, spinal kord yaralanmalari, spina bifida, transvers myelitli erkekler arasinda sik görülür.[11] Spinal kord hasarli hasta- lar sempatik hasardan dolayi retrograd ejakulasyonda gözlenebilir.[11]
Ruhsal Sorunlar
Fiziksel engelli kisilerde "engelli kisiler cinsel olarak daha az arzu edilir", "engelli olmak cinsel disavurum için kisitliliktir" gibi düsüncelere bagli olarak olumsuz duygular olusabilir.[16] Yapilan çalismalar cinsel davranis, cinsel degerlilik ve cinsel tatminin fiziksel engelli kisilerde sinirli düzeyde oldugunu göstermistir. Tilley fiziksel engelli kadinlarla yaptigi bir çalismada, kadinlarin cinsel rolleri mükemmel ve uygun bir vücuda sahip olmalarina bagladiklari ve geleneksel olarak heteroseksüel bir evlilik, çocuk ve is sahibi olmayi arzuladik- larini göstermistir.[27] Yapilan bir baska çalismada fiziksel engeli olmayan kadin ve erkekler fiziksel engelli kadin ve erkeklerle karsilastirilmis ve fiziksel engelli kadin ve erkeklerin cinsel güven, cinsel tatmin ve cinsel aktivitelerinin daha düsük oldugu, ancak daha yüksek düzeyde cinsel depresyonlarinin bulun dugu belirlenmistir.[26] Yine ayni çalismada daha siddetli fiziksel bozuklukla- ri olan insanlarin daha hafif siddette bozukluklari olanlara göre cinsel saygi, cinsel tatminlerinin daha düsük oldugu ve daha yüksek cinsel depresyon gös- terdikleri bildirilmistir.[26] Kettl ve arkadaslarinin yaptiklari bir çalismada, spinal kord yaralanmali kadinlarin yarisinin yaralanma sonrasinda cinsel çeki- ciliklerinde azalma oldugunu bildirdiklerini aktarmistir.[28] Fiziksel engelli- lerde arkadas olarak kabul edilip, cinsel es olarak ilgi görmemeleri, cinsel ola- rak istenmedikleri hissine yol açar. Bu da es aramaktan vazgeçmelerine neden olur. Kendilerini, aseksüel, çekici olmayan, kisitlanmis, engellenmis biri olarak görürler ve bu da cinsel yönden kendine olan güvenin azalmasina neden olur.[13]
Konjenital veya dogum sirasinda meydana gelen bazi bozukluklar kisilerin normal cinsel olgunluga erismelerinde sikintilara neden olmaktadir. Fakat sonradan kazanilan bir sakatlik durumunda daha çok kisinin hangi dönemin- de basina geldigine bagli olarak etkisi degismektedir. Hayatin çok erken dö- neminde yasanilan sakatliklar, düsük sosyal hayata ve cinsel anlamda kendine güvensizlige neden olmaktadir. Ergenlik döneminde yasanan sakatliklar sonra- sinda ise tepkiler farkli olabilmektedir.[11]
Fertilite Sorunlari
Fiziksel engelli insanlarda infertilite ile ilgili sorunlar %70 gibi yüksek oran- larda görülebilir.[11] Özellikle fiziksel engelli erkeklerde erektil disfonksiyon ve ejakulasyon sorunlari en sik infertilite nedenleri arasinda gelir.[11,26] Erektil disfonksiyon özellikle multipl skleroz, spinal kord yaralanmalari, spina bifida, transvers myelitli erkek hastalar arasinda sik görülür. Spinal kord yara- lanmalarinda cinsel islevler üzerinde degisik etkiler görülse de fertilite, bu hasta grubunda önemli bir sorundur.[23] Spinal kord yaralanmalarinda bir- çok erkekte ejakulasyon disfonksiyonu, spermatogenezisin bozulmasi ve düsük sperm kalitesine ikincil infertilite görülebilir.[29]
Spinal hasarli hastalar sempatik hasardan dolayi spremlerin mesaneye git- mesi seklinde tanimlanan retrograd ejakulasyonu sik yasarlar. Nörolojik bo- zukluklarda spermin hareket yetenegi bir problem olarak karsimiza çikarabilir. Sorunsuz bir fiziksel yapisi olsa da psikolojik faktörler bazen bu tür sikintilar- da ön plana çikabilir. Fiziksel engelli kisilerde skrotal hipertermi, uzun süreli kullanilan ilaçlar, tekerlekli sandalyeye uzun süre bagimli olma ve tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonlari semen kalitesi ve sperm hareketini de etkilemek- tedir.[11]
Fiziksel engellilik genellikle kadinlarda menstruasyonu, fertiliteyi ve cinsel yaniti etkilememektedir. Spinal kord yaralanmasi olan kadinlarda ilk aylarda amenore görüldügü sonrasinda bu durumun düzeldigi ve kadinlarin dogur- ganliklarinin devam ettigi söylense de, tetraplejik kadinlarda menstrual hijye- nin sürdürülmesinde güçlükler yasanarak infertiliteye neden olabilecegi bildi- rilmektedir.[17] Bu kadinlardaki infertilite sorunlari siklikla ovulasyon ve hormon salinimlarinin etkilenmesinden kaynaklanmaktadir.[11,17,29]
Fiziksel Engellilerde Cinsel Tatmin
Çalismalarda agirlikli olarak cinsel davranis, cinsel degerlilik ve cinsel tatminin fiziksel engelli kisilerde kisitli oldugu bildirilmistir.[25] Fiziksel engelli olan kisiler, fiziksel bozulmayla iliskili olarak birçok cinsel ve sosyal engelle müca- dele etmektedir. Bu durumlar ise bu kisilerde cinsel degerliligin azalmasina neden olabilmektedir.[16]
Yapilan çalismalarda fiziksel engelli kisilerde cinsel tatminin sinirli oldugu gösterilmistir. Bu çalismalarda fiziksel engelli insanlarin çogunlukla, güçlü kuvvetli insanlardan cinsel olarak daha az çekici olduklarina ve engellerinin onlari cinsel yasamlarini ciddi bir sekilde sinirladigina inandiklarini göster- mektedir.[12,16,25] Erkeklerde oral seksin sikligi, cinsel tatminin en güçlü belirleyicisidir. Bunu takiben çiplakken sarilma ve erotik konulu seyler izleme cinsel tatmin için önde gelen davranislar oldugu görülmektedir. Kadinlarda ise sadece derin öpüsmenin kadinin cinsel tatmininin kayda deger bir haberci- si olarak görülmektedir.[25]
Yapilan çalismalar, fiziksel engelli kadinlarin cinsel yasama daha kolay alis- tigini göstermektedir. Kadinlarda erkeklere göre daha çok karsilikli cinsel deneyim, daha yüksek cinsel tatmin, karsilarindakine karsi daha yüksek algi- lanmis çekicilik, daha yüksek cinsel saygi ve daha düsük düzeylerde cinsel depresyon seyri bildirilmistir.[16,25] Bu durumun kadinlarin geleneksel ola- rak daha hassas, daha duygusal, paylasimci olmalari ve genital islevlerine daha az dikkatlerini vermelerinden kaynaklandigi belirtilmektedir.[16,26,30,31]
Fiziksel engelliligin baslangicinda cinsel alismanin zorluklari oldugu tarti- silmakla birlikte, McCabe ve arkadaslarinin yaptigi çalismada daha uzun süre- dir fiziksel bozukluklari olan insanlarin fiziksel bozulmalarinin siddetinin zamanla artmasina ragmen, cinsellikleri hakkinda daha olumlu duygular için- de olduklari bildiirlmistir.[26] Bu, engelli insanlarin engellilik süresi uzadikça cinsellik açisinda daha mutlu oldugunu göstermektedir. Bu çalismada engelli kisilerin cinsel engelleri astikça ve kabul ettikçe cinsel yönden uyum saglama süreçlerinin daha iyi oldugu yönünde yorumlar yapilmistir.
Ayrica spinal musküler atrofi ve diger nöromüsküler durumlar gibi fiziksel güçsüzlügü olan fiziksel engelli kisiler, orgazm olabilmek için masturbasyon yapabilecek ya da cinsel esinden yeterince zevk alabilecek güce sahip olamaya- bilir.[16]
Görme, Isitme ve Konusma Engellilerde Cinsellik
Görme, isitme ve konusma engellilerle ilgili sorunlar ise çok baska bir yönde- dir. Sorun daha çok kisisel iletisimin olanaksizliginda yatmaktadir. Isitme engelliler için baskalariyla anlasmak hayli güçtür. Kullandiklari isaret dilinde ise henüz cinsellikle ilgili kavramlar için resmen belirlenmis isaretler de yok- tur. Görme özürlüler dis dünya ile iletisimlerinde genellikle aracilik eden kimselere ihtiyaç duyarlar. Ayrica karsisindaki kisinin yüz ifadesini göreme- mek, bu gibi özürlülerde cinsel iletisim açisindan büyük eksiklik yaratir.[32- 34] Ayrica erkeklerde dis görünüs ve görsel uyari ile istek ve uyarilma evresi- nin olustugunu göz önünde bulunduruldugunda görme özürlü erkeklerde bu asamalarda cinsel problemler görülmesi olasidir.[8,9] Görme engelli kadinlar ile yapilan bir çalismada, kadinlarin cinsel problemlerinin daha çok cinsellige olan bakis açilarinin degismesinden kaynaklandigi, bu grupta cinsel iliski yasi, sikligi ve biyolojik yapida herhangi bir degisiklik olmadigi tespit edilmis- tir.[32] Bu konuyla olan ilgi artmakla birlikte, daha genis ve ayrintili çalisma- lara ihtiyaç oldugu açiktir.[33-35]
Sonuç
Fiziksel engelli bireyler diger alanlarda oldugu gibi cinsel yasamlarinda da sayisiz zorluklar yasayabilirler. Gelecekte, fiziksel engelin türüne göre hangi tür cinsel sorunlarin yasandigini aydinlatmaya yönelik, genis hasta grubu içeren çalismalar fiziksel engellilerde cinsel sorunlarin belirlenmesi açisindan degerli olacaktir. Fiziksel engelli kisilerde cinsel sorunlarin belirlenmesi ise bu kisilere bu konuda yapilacak yardimin yönünü belirlemek amaciyla kullanila- bilir. Fiziksel sorunlar yaninda cinsel sorunlar yasamak, bu insanlarin psikososyal yasaminda, evlilik iliskilerinde bozulmalara yol açabilecektir. Bu bozulmalarin önlenmesi ile de onlarin yasam kalitesinin artirilmasi hedefleri- miz arasinda olmalidir. Cinsel alanda yasadiklari zorluklara ragmen, cinsel hayati ve çocuk sahibi olmayi en az fiziksel sorunu olmayan insanlar kadar hak ettigi unutulmamali ve onlara destek olunmalidir.
Kaynaklar
1. Hanson L. Designing with Care: A Guide to Adaptation of the Built Environment for Disabled Persons., New York, United Nations, 1983.
2. Sayyar AA. Sosyal Siyaset Açisindan Özürlülüge Karsi Mücadele. Istanbul, Türdav Yayinlari, 2001.
3. Çaglar D. Ortopedik Özürlü Çocuklar ve Egitimleri- 2. Ankara, Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi Yayinlari, 1982.
4. Bolat N, Dogangün B, Yavuz M, Demir T, Kayaalp L. Dogustan tam görme engeli olan ergenlerin depresyon,kaygi düzeyleri ve benlik kavrami özellikleri. Turk Psikiyat- ri Derg 2011; 22:77-82.
5. Enç M, Çaglar D, Özsoy Y. Özel Egitime Giris. Ankara, Sevinç Matbaasi, 1981.
6. Özsoy Y, Özyürek M, Eripek S. Özel Egitime Muhtaç Çocuklar. Ankara, Karatepe Yayinlari, 1998.
7. Ibiloglu AO. Kekemelik. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar-Current Approaches in Psychiatry 2011; 3:704-727.
8. Kaplan HS. The New Sex Therapy: Active Treatment of Sexual Dysfunctions. New York, Brunner/Mazel, 1974.
9. Kolodny RC, Masters WH, Johnson VE. Textbook of Sexual Medicine. Boston, Little&Brown, 1979.
10. Incesu C. Cinsel islevin fizyolojisi. Cinsel Islev Bozukluklari Monograflari 1998; 1:3- 11.
11. Glass C, Soni B. Toolbox: Sexual problems of disabled patients. West J Med 1999; 171:107-109.
12. Wiegerink DJ, Roebroeck ME, Donkervoort M, Cohen-Kettenis PT, Stam HJ. Transition Research Group South West Netherlands. Social, intimate and sexual relationships of adolescents with cerebral palsy compared with able-bodied age-mates. J Rehabil Med 2008; 40:112-118.
13. Wiegerink DJ, Roebroeck ME, Donkervoort M, Stam HJ, Cohen-Kettenis PT. Social and sexual relationships and young adults with cerebral palsy: a review. Clin Rehabil 2006; 20:1023-1031.
14. White, MJ, Rintala DH, Hart KA, Fuhrer MJ. Sexual activities, concerns and interests of women with spinal cord injury living in the community. Am J Phys Med Rehabil 1993; 72:372-378.
15. Suris JC, Resnick MD, Cassuto N, Blum RN. Sexual behavior of adolescents with chronic disease and disability. J Adolesc Health 1996; 19:124-131.
16. Taleporos G, McCabe MP. Physical disability and sexual esteem. Sex Disabil 2001; 19:131-148.
17. Gündüz S. Spinal kord yaralanmasinda seksüel disfonksiyonlara rehabilitatif yaklasim. Türkiye Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Dergisi 2003; 49(3):28-31.
18. Smith E, Murray SF, Yousafzai AK, Kasonka L. Barriers to accessing safe motherhood and reproductive health services: Disabil Rehabil 2004; 26;121-128.
19. Özkorumak E. Fiziksel/zihinsel engellilerde ve kronik hastaligi olanlarda cinsellik ve cinsel sorunlara yaklasim. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2009; 10(Ek 1):37-38.
20. Duck S. Human Relationships: An Introduction to Social Psychology. London, Sage Publications, 1986.
21. Taleporos G, McCabe MP. Relationships, sexuality and adjustment among people with physical disability. Sex Relation Ther 2003; 18:25-43.
22. Sawyer SM, Roberts KV. Sexual and reproductive health in young people with spina bifida. Dev Med Child Neurol 1999; 41:671-675.
23. Nusbaum MRH, Hamilton C, Lenahan P. Chronic illness and sexual functioning. Am Fam Physician 2003; 67:347-354.
24. Donelson E. The relationship of sexual self-concept to the level of spinal cord injury and other factors (Doctoral dissertation). Ohio, Kent State University, 1997.
25. Silvers B. Sexuality, early-onset physical disability, and sense of coherence (Doctoral dissertation). Alameda, California School of Professional Psychology, 1996.
26. McCabe MP, Taleporos G. Sexual esteem, sexual satisfaction, and sexual behavior among people with physical disability. Arch Sex Behav 2003; 32:359-369.
27. Tilley CM. Sexuality in women with physical disabilities: a social justice or health issue? Sex Disabil 1996; 14:139-151.
28. Kettl P, Zarefoss S, Jacoby K, Garman C, Hulse C, Rowley F et al. Female sexuality after spinal cord injury. Sex Disabil 1991; 9:287-295.
29. Cardoso FL, Savall AC, Mendes AK. Self-awarenes of the male sexual response after spinal cord injury. Int J Rehabil 2009; 32:294-300.
30. Drench M. Impact of altered sexuality and sexual function in spinal cord injury: A review. Sex Disabil 1992; 10:3-14.
31. Tepper MS, Whipple B, Richards E, Komisaruk BR. Women with complete spinal cord injury: A phenomenological study of sexual experiences. J Sex Marital Ther 2001; 27:615-623.
32. Dignan K. Sexual knowledge and experiences of young adults who are visually impaired or sighted (Doctoral dissertation). Austin, University of Texas at Austin, 1992.
33. Moura GR, Pedro EN. Visually impaired teenagers: perceptions on sexuality. Rev Lat Am Enfermagem 2006; 14:220-226.
34. Bezerra CP, Pacliuca LM. The experience of sexuality by visually impaired adolescents. Rev Esc Enferm USP 2010; 44:578-583.
35. Getch YQ, Branca DL, Fitz-Gerald D, Fitz-Gerald M. A rationale and recommendations for sexuality education in schools for students who are deaf. Am Ann Deaf 2001; 146:401-408.
Birgül Elbozan Cumurcu, Doç.Dr., Inönü Üniversitesi Tip Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dali, Malatya; Rifat
Karlidag, Prof.Dr., Inönü Üniversitesi Tip Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dali, Malatya; Behice Han Almis, Dr.,
Inönü Üniversitesi Tip Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dali, Malatya
Yazisma Adresi/Correspondence: Birgül Elbozan Cumurcu, Inönü Üniversitesi Tip Fakültesi Psikiyatri
Anabilim Dali, Malatya,Turkey. E-mail: [email protected]
Yazarlar bu makale ile ilgili herhangi bir çikar çatismasi bildirmemislerdir.
The authors reported no conflict of interest related to this article.
Çevrimiçi adresi / Available online at: www.cappsy.org/archives/vol4/no1/
Çevrimiçi yayim / Published online 08 Aralik/ December 08, 2011; doi:10.5455/cap.20120406
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer
Copyright Psikiyatride Guncel Yaklasimlar : Current Approaches in Psychiatry 2012





