Content area

Abstract

Küresel olarak olağan hava koşullarındaki değişimi niteleyen iklim değişikliği, özellikle sosyo-ekonomik açıdan ortaya çıkardığı sonuçlar ve sorunlar itibariyle, çağımızın en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada; ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel birçok alanı etkileme potansiyeline sahip iklim değişikliğinin özellikle ekonomik gerekçeleri, çalışma yaşamı ve işgücü piyasaları üzerine etkileri incelenmiştir.

Çalışmada öncelikle, iklim değişikliğine ilişkin kavramsal ve kuramsal tartışmalara yer verilmiştir. Bu bağlamda ekonomik büyüme, belirsizlik ve eşitsizlik iklim değişikliğinin temel unsurları olarak belirlenmiştir. İklim değişikliğine ilişkin yaklaşımlar ise hem genel kabul görmüş ana akım ekonomi görüşlerine dayanan ortodoks, hem de ekonomik olguları ve olayları tamamen farklı bir açıdan açıklamaya çalışan heterodoks ekonomik görüşler çerçevesinde tartışılmıştır. İklim değişikliğinde etkili temel sosyo-ekonomik gerekçeler ise serbestleşme, üretim biçiminin değişimi, hızlı nüfus artışı ve kentleşme, artan enerji talebi ve artan tüketim başlıkları altında tartışılmıştır.

Gerek iklim değişikliği gerekse iklim değişikliği ile mücadeleyi temsil eden yenilenebilir enerjiye geçiş, işgücü piyasasının işleyişini değiştirmektedir. Buna göre, iklim değişikliğinin yarattığı ve yok ettiği yeni işler ve meslekler işsizlik bağlamında sorgulanmış; işgücü piyasalarını ilgilendiren ücret, işgücü verimliliği, işgücünün akıcılığı ve göç, çalışma ilişkileri ile iş sağlığı ve güvenliği alanında ortaya çıkan değişimler değerlendirilmiştir. Nitekim, iklim değişikliğinin doğrudan etkilerine ve mücadele bağlamında oluşan koşullara uygun politikalar geliştirilip uygulanmazsa işgücü piyasasında işsizlik oranlarının artacağı düşünülmektedir.

İklim değişikliği ile mücadele, karbon salımının azaltılması ve değişen iklim etkilerine uyum bağlamında tanımlanmaktadır. Bu nedenle iklim değişikliği ile mücadelede genel olarak azaltım ve uyum politikaları öne çıkmaktadır. Ancak konu gereği bu çalışmada, çeşitli biçimlerdeki işgücü piyasası politikalarına ağırlıklı olarak yer verilmiştir.

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer almasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadelede henüz yeterli ilerleme sağlayamamıştır. Dolayısıyla, Türkiye işgücü piyasasının iklim değişikliğinin etkilerine açık olduğu söylenebilir. Ancak bu konuyla ilgili araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu nedenle çalışmanın amacı, Türkiye’de iklim değişikliğinin işgücü piyasasına etkilerini özellikle işsizlik bağlamında araştırmaktır. Bu kapsamda, Türkiye’de 1990-2019 yılları arasında hem iklim değişikliğinin hem de yenilenebilir enerjinin işsizlik üzerindeki etkisini inceleyen iki model tasarlanmıştır. Araştırmada, bağımlı değişken olarak işsizlik, bağımsız değişkenler olarak karbon salım, sıcaklık, GSYİH, kentsel nüfus, yenilenebilir ve yenilenmeyen enerji tüketimi verileri kullanılmıştır. Yöntem olarak zaman serilerinden faydalanılmış, değişkenlerin aynı dereceden durağan olmalarına gerek duyulmaksızın kullanılabilen ARDL testi uygulanmıştır. İklim değişikliğinin işsizlik üzerindeki etkisini kesin bir biçimde belirlemek mümkün olmamakla birlikte elde edilen bulgular, Türkiye’de işsizlik ile karbon salımı arasında uzun dönemli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak, halihazırda devam eden karbon yoğun yatırımlar, işsizliği azaltıyor olsa da yoğun karbon salımı daha fazla iklim değişikliği anlamına gelmekte ve dolayısıyla çevresel ve toplumsal bağlamda uygulanabilir kabul edilmemektedir. Bu anlamda, Türkiye’nin belirli bir yol aldığı yenilenebilir enerji yatırımlarının mevcut çevresel ve toplumsal sorunlara bir çözüm olacağını söylemek mümkündür. Aynı şekilde, araştırmanın sonuçları yenilenebilir enerji tüketiminin yenilenmeyen enerji tüketimine göre Türkiye’de işsizliği daha fazla azalttığını doğrulamaktadır. Bu anlamda, bir yandan yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak ve yenilenmeyen enerji kaynaklarından vazgeçmek, diğer yandan ise yeni oluşan karbon düşük işlere uyumu sağlamak için işgücü piyasası politikaları uygulamak Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadelede esas yaklaşım olmalıdır.

Alternate abstract:

Climate change, which characterizes the change in global normal weather conditions, has become one of the most important agendas of our age, especially in terms of its socio-economic consequences and problems. In this study, the economic reasons for climate change, which has the potential to affect many economic, social, political, cultural areas, and its effects on working life and labour markets were examined.

In the study, conceptual and theoretical discussions on climate change are included. Economic growth, uncertainty and inequality have been identified as the essential elements of climate change. Climate change approaches are discussed within the framework of both orthodox economics which is based on generally accepted mainstream economic arguments, and heterodox economics which try to explain economic phenomena and events in a completely different perspective. The main socio-economic reasons effective in climate change are discussed under the titles of liberalization, change in the mode of production, population growth and urbanization, increasing energy demand and increasing consumption.

The climate change and the transition to renewable energy, which represents climate change struggle to disrupt the function of the labour market. Accordingly, the new jobs and occupations created and destroyed by climate change were questioned in the context of unemployment. In addition to this, changes in wages, labour productivity, labour mobility and migration, labour relations, and occupational health and safety, which are related to the labour market, were evaluated. As a matter of fact, it is thought that unemployment rates in the labour market will increase if policies are not developed and implemented in accordance with the direct effects of climate change and the conditions in the context of struggle.

The climate change struggle is defined in the context of mitigation of carbon emissions and adapting to changing climate effects. For this reason, mitigation and adaptation policies come to the fore in the climate change struggle. However, due to the subject matter, various forms of labour market policies are mainly included in this study.

Although Turkey is among the countries that will be most affected by climate change due to its geographical location, it has not yet made sufficient progress in the climate change struggle. Therefore, it can be said that the Turkish labour market is open to the effects of climate change. However, research on the subject is quite limited. For this reason, the study aims to examine the effects of climate change on the labour market in Turkey, especially in unemployment. In this context, two models were designed to examine the effects of both climate change and renewable energy on unemployment between 1990-2019 in Turkey. In the research, unemployment as the dependent variable, carbon emission, temperature, GDP, urban population, and renewable and non-renewable energy consumption data as independent variables was used. The ARDL test, which can be used without the need for the variables to be stationary in the same order, was applied in the study. Although it is impossible to precisely determine the impact of climate change on unemployment, the results show a long-term relationship between unemployment and carbon emissions in Turkey. However, even though ongoing carbon-intensive investments reduce unemployment, intense carbon emissions mean more climate change and were therefore not considered environmentally and socially sustainable. In this sense, it is possible to say that renewable energy investments, which Turkey has taken a certain path forward, will be a solution to the current environmental and social problems. Likewise, the results of the research confirm that renewable energy consumption reduces unemployment more than non-renewable energy consumption in Turkey. In this sense, implementing labour market policies to increase renewable energy investments and give up non-renewable energy resources, on the one hand, and adapt to newly created low-carbon jobs on the other, should be the main approach to the climate change struggle in Turkey.

Details

Title
Küresel İklim Değişikliğinin İşgücü Piyasasına Etkisi: Türkiye'De İşsizlik Üzerine Ampirik bir Değerlendirme
Author
Memiş, Olcay Besnili
Publication year
2022
Publisher
ProQuest Dissertations & Theses
ISBN
9798381564969
Source type
Dissertation or Thesis
Language of publication
Turkish
ProQuest document ID
2925388882
Copyright
Database copyright ProQuest LLC; ProQuest does not claim copyright in the individual underlying works.