Özet
Eski Rusya'da Istanbul, Çargrad (Tsargrad) yani 'Çarin pehri'olarak adlandirilir. Tarihin her döne- minde dikkatleri üzerinde toplayan bu §ehir, Fatih Sultan Mehmet tarafindan fethedildikten sonra daha da büyük bir önem kazanmi§ ve birçok edebiyat eserine konu olmu§tur. Eski Rus edebiyatinda özellikle XV. yüzyilin ikinci yarisindan itibaren din di§i konulara deginilmesiyle ve ayrica güncel, toplumsal ve siyasal sorunlari ele alan ögretici/bilgilendirici yazilarin geli§me göstermesiyle birlikte, Türkler tarafin- dan ele geçirilen Konstantinopolis'in dü§me hikâyesi ve bunun nedenleri, en çok i§lenen konulardan biri olmu§tur. XVI. yüzyilin taninmi§ yazarlarindan biri olan Ivan Peresvetov, Rusya'nin sosyo-politik dü§ünce sistemine yön veren "Sultan Mehmet Menkibesi"nde (CKa3SHue O MarMeT-cafiTaHe) Rus devlet yönetim sistemini ele§tirmi§ ve bu menkibe araciligiyla kûçûk ya§ta tahta oturan Çar IV. Ivan'a (Korkunç han) Rusya'nin ihtiyaci olan sosyal reformlari gerçekle§tirmesi konusunda yön ver- mi§tir. Peresvetov'un 'siyasal bir ütopya' niteligi kazandirdigi Fatih Sultan Mehmet, yazara göre ör- nek alinmasi gereken gûçlû, otoriter, bilge ve filozof bir hükümdardir. Söz konusu menkibede Bizans Imparatorlugu'nun yikili§ nedenleri, Fatih Sultan Mehmet'in kurdugu merkeziyetçi ve mutlakiyetçi devlet düzeni ve dini duygular ayrintilariyla aktarilirken, Bizans Imparatoru'nun dü§tügü durumla kar§ila§mamasi için genç Çar'in tarihten ders almasi gerektigi öne sürülür. Rusya'nin adil ve gûçlû bir yönetim politikasi olu§turma konusunda Mûslûman bir Türk hûkûmdarinin örnek gösterilmesi Fatih Sultan Mehmet'in Avrupa'da ve Rusya'da ne §ekilde efsanele§tiginin de bir göstergesidir. Bu çali§ma- da, bir imparatorlugun çotâ^ nedenleri, Peresvetov'un Çar'dan bekledigi yeni ve güq\ü devlet düzeni ve örnek alinan ideal Türk hükümdari Fatih Sultan Mehmet'in adaletli yönetim sistemi, menkibeden yapilan alintilar i§iginda ortaya konulmaktadir.
Anahtar Kelimeler: Fatih Sultan Mehmet, Adalet, Peresvetov, Mutlak Güq, Korkunç Ivan.
Abstract
In Old Russia, Istanbul was called Tsargrad, "The City of Tsar". The city that gathers attention for all the times has gained huge importance after it has been conquered by Sultan Mehmet the Conqueror, and then been subject to many works of literature. In old Russian literature, especially after the second half of XV^sup th^ century, with the improvement of writings which were touching on the non-religious subjects also contemporary, social and political problems, the story of Constantinopolis' fall and its invasion by Turks has been one of the common subjects. The well known author of XVI^sup th^ century, Ivan Peresvetov had criticised the Russian state government system at the "Sultan Mehmet the Conqueror Saga" ... which shaped Russia's socio-political thought system and within that saga, the author have informed young Tsar Ivan IV (Ivan The Terrible) and shaped the future of social reforms that Russia had needed. Sultan Mehmet The Conqueror who gained a "political utopia" hallmark by Peresvetov in his opinion was a strong, authoritarian and wise emperor, philosopher and a person that should be taken as a role model. While at the saga, the reasons of Byzantine Empire's fall, centralist and absolutist state order and religious thoughts have been narrated with details, young Tsar also had received the message of how to protect himself from the same situation as Byzantine Emperor, like it happened in the past. Having been shown as an example for the creation of fair and strong state politics of Russia, in spite of being a muslim person, Turkish emperor puts the importance of the legacy of Sultan Mehmet the Conqueror in Europe and in Russia as well. In this research, the reasons of an empire's fall, fair state system of the ideal Turkish emperor Sultan Mehmet The Conqueror and the strong new state order that Peresvetov's expectations from young Tsar have been presented in the light of various quotations form the saga.
Key Words: Sultan Mehmet The Conqueror, Justice, Peresvetov, Absolute Power, Ivan the Terrible.
(ProQuest: ... denotes non-US-ASCII text omitted.)
Giris
XVI. yüzyilin önde gelen Rus dü^ünürlerinden biri olan ivan Semyonoviç Peresvetov'un devlet yönetimi hakkindaki fikirlerini dile getirmek üzere kaleme aldigi "Sultan Mehmet Menkibesi" (CKS3SHue o MarMer-camaHe), yazildi- gi dönemde saray çevresinde tüm dikkatleri üzerinde toplamiçtir. Menkibenin asil ilgi odagini ise yazarin kusursuz devlet yönetim çekli konusunda erdemli ve mutlak güç sahibi, Müslüman bir Türk hükümdarini içaret etmesi oluçturmak- tadir. Peresvetov'un nazarinda Fatih Sultan Mehmet, gerek bilgeligi gerekse devlet yönetim çekli açisindan örnek alinmasi gereken ideal bir hükümdardir. Bu menkibesinde son Bizans imparatoru XI. Konstantin'in karçisina, istanbul'u fethederek imparatoru tahtindan indiren ve yeni bir çigir açan Fatih Sultan Mehmet'i koyan Peresvetov'a göre, Türk hükümdarinin gerçek baçarisi, onun adalet duygusunda ve ayrica bilgece ve akillica yönettigi devlet sisteminde giz- lidir. Yaçadigi devirde Çar'in özel muhafiz alayinda hizmet yapan ve böylece görevi geregi üç farkli ülkenin üç ayri hükümdar tarafindan nasil yönetildigini yakindan gözlemleme olanagi bulan Peresvetov'un 1547 yilinda yazdigi "Sultan Mehmet Menkibesi", o dönemde Rusya'nin siyasi dü^ünce sisteminde önem- li bir basamak oluçturmuçtur. Hiristiyan bir yazar olarak Peresvetov'un XVI. yüzyil gibi dini duygu ve dü^üncelerin son derece baskin oldugu bir devirde Müslüman bir Türk hükümdarini örnek göstermesi açisindan bizce önemi bü- yük olan bu eser, 1982 yilinda degerli hocamiz Prof.Dr.Altan Aykut tarafindan T^kçeye kazandirilmiç ve ayrica eser hakkinda bir makale de yazilmiçtir.1 Söz konusu makalede ivan Peresvetov ve menkibesi agirlikli olarak tarihsel bir ze- minde incelenmiç olup, eserin Rus dü^ünce tarihindeki yeri vurgulanmiçtir. Bu özgün makaleden farkli olarak, kendi çaliçmamizda menkibeyi metne bagli ka- larak incelemeye ve böylece hem dönemin idari yapisina hem de yazarin göz- lemledigi ve kimi zaman da hayalini kurdugu kadariyla Fatih Sultan Mehmet'in devlet düzenine içik tutmaya çaliçacagiz.
Tarihi kaynaklara göre dogum ve ölüm tarihleri konusunda kesin bir bilgiye ulaçilamamiç olan ivan Peresvetov, Polonya kökenli alt düzey soylu sinifindan bir aileye mensuptur. Dogum yerinin Rusya'nin batisi (Litvanya) oldugu tahmin edilen Peresvetov, 1520-1530 tarihleri arasinda özel muhafiz alayinda görev yapmak üzere Macar Krali Yanos Zapolya'nin sarayinda, daha sonra ise Çekoslovakya Krali 1. Ferdinand'in sarayinda bulunmuçtur. Buradan, askeri bir ittifakla ilgili anlaçma yapmak üzere Peter IV. Rareç'in yönetimindeki Moldova'ya gönderilen ivan Peresvetov, kendisini "ûç kralin hizmetlisi" olarak adlandirmiçtir.2 Peresvetov, son olarak 1538 yili sonunda 'boyar' iktidar mü- cadelelerinin en yogun çekilde yaçandigi Moskova'ya gelmiçtir. Bu dönemde Rusya'yi IV. ivan (ivan Grozniy/Korkunç ivan) yönetmektedir. Peresvetov, yö- netim çekli açisindan huzursuzlugun ve kargaçanin hâkim oldugu Moskova'da kaldigi dönem içinde üst düzey soylu sinif tarafindan pek çok kez hakarete ve baskiya maruz kalmiç ve Çar'a ithafen yönetim çeklini eleçtiren yergiler yaz- miçtir.
Yazarin Ideal Devlet Anlayisi
Uzun senelerini çeçitli krallarin saraylarinda geçiren Peresvetov, devlet yö- netim çekillerini yakindan izleme olanagi bulmuç, ileride Rus dü^ünce siste- mini etkileyecek yapitlar kaleme almiçtir. Peresvetov, askerî alanda bir saray görevlisi olmasinin yani sira, ayni zamanda güncel konulari içleyen, ögretici ve bilgilendirici konulari dile getiren bir yazardir. Mektup, dilekçe, menkibe ve yergi tarzlarinda kaleme aldigi yapitlarinda siklikla 'boyarlarin' adaletsiz ve yikici idare sistemini eleçtirmiç, merkezî ve mutlakiyetçi bir yönetim fikrini sa- vunmuçtur. Yapitlarini ortaya koyarken Nestor iskender'in "Çar Çehrinin Öy- küsü (Çehrin Kuruluçu ve 1453 Yilinda Türkler Tarafindan Aliniçi)" (noBßCTb o ^pbrpage (o co3gaHUU u B3flTMM rypKaMU b 1453 r.) adli el yazmasini, Fyodor Kuritsin'in "Drakula Hikâyesi" (noBecrb o fípaKyne) adli eserini ya da bati Avrupa kökenli tarih çaliçmalarini temel alarak, devlet yönetimi anlayi- çinda kati olunmasi gerektigini savunmuçtur.3 Peresvetov, Çar'a sunmak üze- re özel olarak 'baçvuru' (^enoóbirHan) çeklinde oluçturdugu iki ayri yapitinda cesur ve sadik askerlerden oluçan düzenli bir ordunun kurulmasi, yerel yöne- timden ziyade merkeziyetçi bir yönetim çekline geçilmesi, kölelik sisteminin kaldirilmasi, yeni bir adalet düzeninin geliçtirilmesi hakkindaki dü^üncelerini ortaya koymuçtur.4 Kimi tarihçilerin Çar'in bu yapitlari okuyup okumadigi ko- nusunda §üpheye dü^tüklerini ifade etmelerine karçin pek çok araçtirmaci, Çar IV. ivan'in, Peresvetov'un "Sultan Mehmet Menkibesi"nde dile getirdigi reform sistemini dikkate aldigi konusunda hemfikirdir; çünkü sonuçta Çar, 1564 yilin- da, birinci dereceden zengin soylu sinifini oluçturan ve ayni zamanda siyaset ve ekonomi alaninda da nüfuz sahibi olan 'boyarlarin' ellerinden topraklarini alarak kendi mülkiyetine geçirmiç, bunun gerekçesi olarak da 'boyarlarin' ülke- yi kendi istedigi çekilde yönetmesine engel olduklari görü^ünü öne sürmü^tür. Bu reformdan sonra Çar, kurmuç oldugu mutlakiyet rejimini güçlendirmek ve mülkiyetine geçirdigi topraklarin yönetimini saglamak üzere 'Opriçnina' adin- da özel bir üst düzey güvenlik sistemi geliçtirmiçtir.
Bazi tarihçiler, bir çeçit 'özlük muhafizi' olarak tarif ettikleri 'Opriçnina'yi, Osmanli'daki yeniçeri sistemine benzetse de, Rus tarih araçtirmacisi S.F.Platonov bunun daha farkli bir sistem oldugundan söz eder.5 Nitekim "Sul- tan Mehmet Menkibesi"ni yazan Peresvetov, örnek alinmasi gereken Fatih Sul- tan Mehmet'in devlet idaresini anlatirken hükümdarin oluçturdugu koruma sistemini §öyle anlatir:
"Türk hükümdari akillica davrandi. Silahlarla donatilmi§ 40.000 usta ni§anci yeni- çeriyi6 her gün yaninda bulundurdu, onlara her gün için maa§ ve ulufe verdi. Sahip oldugu topraklarda bir dü§manin belirip hainlik etmesini ve günaha girmesini önlemek için yeniçe- rileri yaninda tutardi. Böyle bir deli, hükümdarin canina kiyabilir, güienerek kibirlenebilir ve hükümdarin yerine geçmek isteyebilirdi. Fakat o, hükümdar olmayi ba§aramaz ve i§ledigi günah yüzünden sonsuza dek mahvolurdu. Oysa bir ülke hükümdarsiz kalamaz. Hükümdar yeniçerileri bu yüzden yaninda tutardi. Yeniçeriler hükümdara sadikti ve onu sevdikleri için verdigi maa§la yeti§ip sadakatle ona hizmet ederlerdi. Bilge hükümdar askerlerinin gönlünü alir, çünkü o, ordusuyla g^lü ve §anlidir"7
Ancak IV. ivan'in kurdugu 'Opriçnina' sistemi bundan daha farkli, kar- maçik ve acimasiz bir yapidir. Bir anlamda devlet içinde devlet niteliginde bir yapilanma olan 'Opriçnina', Çar'in Moskova diçindaki Kolomenskoye köyünde kendisine yakin kiçilerden oluçturdugu bir tür bürokratik ya da aristokratik bir yapidir.8 IV. ivan'in kendisi ve ailesi için özel olarak kurdugu bu düzen, ülkeyi neredeyse ikiye bölmü§ ve insanlari karçi karçiya getirmiçtir. Öyle ki, 1570'li yillara gelindiginde bu sistem artik Çar'in özel korumasi olmaktan çikmiç, bir terör dalgasi haline gelmiçtir.9 Üzerlerinde çelik zirh ve siyah kiyafetler ta§i- yan 'Opriçnina' askerleri, tehditkâr olduklarini göstermek için bindikleri atlarin egerlerine köpek kafalari ve çali süpürgesi iliçtirmektedirler. Bunlar, diçlerini göstererek gözdagi verdiklerini ve böylece Çar'a karçi gelen hainleri ülkeden süpürerek attiklarini simgeleyen objelerdir.10 Uygulanan yöntem neticesinde §üpheli görülen ve kimi zaman da masum olan pek çok isim yargilanmak ve cezalandirilmak üzere Çar'in dava listesine girmiçtir. Tarihi belgelere bakilir- sa, Korkunç ivan'in tahtta bulundugu 37 yillik süre içinde (1547-1584) çeçitli kesimlerden yaklaçik 4000 kiçi ölüm cezasina çarptirilmiçtir.11 Peresvetov'un ölümüyle ilgili kesin bir bilginin olmamasi ve yazarin birdenbire ortadan kay- bolmasi, "Çar Arçivi"ndeki dava listesinde ivan Peresvetov adina da rastlanma- siyla, yazarin 'Opriçnina' tarafindan belirlenen bir suçlama ile yargilandigi ve belki de öldürüldügü teziyle açiklanabilir.12 Peresvetov'un nerede ve ne zaman öldügüne dair kesin bir bilgi olmasa da, yapitlari "Çarlik Arçivi"nde muhafaza edildigi için günümüze kadar ulaçmiçtir.13 Peresvetov, "Kutsal Kitaplar Menki- besi (CKa3aHue o KHurax), "Sultan Mehmet Menkibesi" (CKa3aHue o Mamer- canraHe), "Çar Konstantin Menkibesi" (CKa3aHue o i4ape KoHcraHTUHe) gibi yapitlarinda ve ayni zamanda IV. ivan'a yazdigi 'baçvuru' tarzindaki dilekçele- rinde, saray eçrafinin keyfî hareketlerini eleçtirmiç, toplum düzeni için güçlü bir yönetim çeklinin, merkezî bir idare yapisinin ve ayrica düzgün içleyen bir adalet sisteminin çart oldugunu dile getirmiçtir.
Rusya'da kilisenin toplum üzerindeki rolü konusunda ruhban sinifinin kendi içinde farkli görü^lerin ortaya çiktigi XV. yüzyilda, kilise ve devlet hakkin- da dini polemikler ve yeni fikirler farkli yazarlar tarafindan risalelerde, kinayeli hikâyelerde ve bilimsel incelemelerde ele alinmiçtir. ivan Peresvetov'un adalet, inanç ve yönetim sistemiyle ilgili olarak yaptigi yazarlik çaliçmalarinda ise onu çagdaçlarindan ayiran en önemli özellik, mecazli anlatimlar ortaya koymasi, imgesel ve açiklayici ifadelere yer vermesi ve neredeyse kilise dilinden arinmiç bir dil kullanmasidir.0 Bu açidan Peresvetov, din diçi konulari ele alan dünyevi edebiyat akiminin temsilcilerine dahil edilebilir. Ancak yine de dini ideolojinin ve kilisenin egemen oldugu bir dönemde dinden tamamen kopmasi da müm- kün olamamiçtir. Peresvetov'un yapitlarinda üzerinde durdugu konular, henüz üç yaçindayken babasini kaybederek tahta geçen IV. ivan'in döneminde faali- yet gösteren 'boyarlarin' keyfi hareketlerini eleçtirmek ve Rusya'da yapilmasi gereken sosyo-politik dönü^üm projelerini hayata geçirmektir. Yazar, IV. ivan dönemindeki yönetim çeklini son Bizans imparatoru Konstantin'inkine ben- zetmekte, Bizans ve Osmanli imparatorluklarinin tarihsel deneyimine gönder- me yaparak 1453'de Konstantinopolis'in dü§ü§ü konusunda Hiristiyan inan- cina göre "Üçüncü Roma"14 olarak kabul edilen Moskova'nin ders çikarmasi gerektigini dile getirmektedir.
Örnek Hükümdar Fatih Sultan Mehmet
ivan Peresvetov, ideolojisini dile getirdigi ve bir anlamda siyasal bir bro^ür niteligi kazandirdigi "Sultan Mehmet Menkibesi"nde kusursuz, bilge, filozof ve gûçlû bir hükümdar olarak Fatih Sultan Mehmet'i ele alir ve herkese örnek gösterir. Bu dönemde yolu istanbul'dan geçen Hiristiyan seyyahlarin, gezgin- lerin, hacilarin, diplomatlarin, yazarlarin ya da tarihçilerin büyük çogunlugu bu çehirdeki kutsal yerlerden ve Hiristiyan dininin etkilerinden büyülenmelerine ve bu nedenle eski adiyla Konstantinopolis'in Müslüman Türkler tarafindan fethinden sonra hoçnutsuzluklarini dile getirmekten kaçinmamalarina ragmen ivan Peresvetov, Fatih Sultan Mehmet'i "bilge ve büyük hükümdar" olarak nite- lendirmiçtir.15 Sultan Mehmet'in adalet ve devlet yönetimi sistemine hayranlik duyan yazar, Türk hükümdarini idealize eder. Menkibe §u sözlerle bailar:
"Türk hükümdari Sultan Mehmet, Türkge eserler okuyarak yeti§mi§ bilge bir filozof- tu. Yunanca eserler okuyup bunlari kelimesi kelimesine Trnkçeye çevirdigi zaman hükümda- rin bilgeligi daha da artmi§ti"16
Yazar, menkibenin bir kismini anlatici araciligiyla dile getirirken pek çok yerini Sultan Mehmet'in etrafina topladigi devlet yöneticilerine hitabi çeklinde sunar. Bizans imparatorlugu'na son veren Sultan Mehmet, yazarin sözlerine göre, Konstantin hakkinda konuçurken, ona saygi ve hürmet göstermekten çe- kinmez:
"O (Sultan), seyitlerine, pa§alarina, mollalarina ve hafizlarina17 §öyle demi§ti: "Fel- sefe kitaplarinda dinine bagli Imparator Konstantin hakkinda büyük bilgelere yaki§ir sözler yazilmi§tir. Askeri bilgeligin kaynagi, Konstantinin güne§in aydinlattigi tüm varliklari tit- reten kilicindan dogmu§tur".18
Tipki önceli ve ayni zamanda istanbul'un fethinin görgü tanigi olan Nes- tor iskender gibi dü^ünen menkibe yazarina göre, Bizans'in çökü§ünün sebe- bi Konstantin degil, onun maiyetindeki soylularin açgözlülügü, sahtekârligi, para hirsi ve çikar hevesleridir. Peresvetov, Fatih Sultan'in agzindan, imparator Konstantin'in dü^tügü durumu §öyle anlatir:
"O, babasi öldükten sonra kü§ükken, henüz 3 ya§indayken imparatorluga geçti. Yunanlilar tefecilikle, topladiklari kirli haraçlarla insanoglunun gözya§i ve kanindan zengin oldular. Adil yargiyi hiçe saydilar ve masum insanlari rü§vet suçuyla yargiladilar. Impa- ratorun maiyetindeki soylular, o re§it oluncaya kadar, topladiklari kirli haraçlarla zengin olmu§lardi"19
Sultan Mehmet bu sözlerin ardindan Konstantin'in büyüyüp tecrübe ka- zandikça ve her çeyin farkina varmaya baçlayinca etrafindaki soylularin nasil rahatsiz olduklarini anlatir. Menkibe §öyle devam eder:
"Türk hükümdari Sultan Mehmet bilge filozoflarina §öyle dedi: "O zengin ve sahtekärlarin fesatliklarla Imparatorun etrafini nasil sardiklarini, büyük kurnazliklar ya- parak, fitne ve §eytanca ayartmalarla onu nasil elde ettiklerini, bilgeligine ve mutluluguna nasil gölge dü§ürdüklerini, fesatliklariyla Imparatorun dü§manlarinin ba§lari üzerinde yük- selen egemenlik kilicini nasil a§agiladiklarini ve dinden saparak nasil sinsile§tiklerini görüyor musunuz?"20
Peresvetov'un Fatih Sultan'in agzindan anlattigi bu hayat hikâyesi bire- bir IV. ivan'in yaçantisiyla örtü^mektedir. Dolayisiyla yazarin imparator Kons- tantin adi altinda aslinda Çar'in kendisinden söz ettigi söylenebilir. Nitekim IV. ivan'in babasi III. Vasiliy 1533 yilinda öldügünde oglu henüz üç yaçindadir. Devlet idaresini üzerine alan annesi ise ivan sekiz yaçindayken ölür. Çok küçük yaçta anne-babasini kaybeden ivan tahta geçtiginde ülkeyi onun adina yöneten imtiyazli 'boyarlar' görevlerini kötüye kullanarak bakimsiz, kimsesiz ve hamisiz Çar'i bertaraf etmek isterler. Yetiçtigi ortam nedeniyle korkak, çekingen ama ayni zamanda acimasiz bir kiçilik kazanan IV. ivan, büyürken 'boyarlarin' kendi- sine yaptigi haksizliklari ve saygisizligi görür ve ömrü boyunca onlardan öç al- maya odaklanir. Eline geçen ilk firsatta "Opriçnina" sistemini kuran Çar, 'hain' dedigi yüksek aristokrasi ve 'boyarlar' zümresini hedef alarak, sürdürdügü kanli rejim dönemi boyunca binlerce insani vahçice öldürtür. Tarih araçtirmacila- ri, IV. ivan'in yön verdigi siyasi çatiçmada Çar'in karakter yapisinin önemli rol oynadigi konusunda hemfikirdirler.21 Yaptigi kati reformlarla ve acimasiz yö- netim çekliyle taninmasi nedeniyle Ruslar IV. ivan'a "Grozniy" (Korkunç) adini vermiçlerdir. Söz konusu menkibede Konstantin'in çevresindeki soylu ve zen- gin Yunanlilarin imparatora yaptiklarini, 'boyarlar' IV. ivan'a yapmaktadirlar. Peresvetov'a göre içte tam da bu nedenle, bir hükümdar ülkesini egemen ola- rak, maiyetindeki saray yetkililerinden bagimsiz olarak yönetmelidir. Hüküm- dar, bunu gerçekleçtirmek için etrafina korku salmali, dehçet uyandirmalidir; aksi takdirde sözünü geçiremez. Yazarin bu dü^üncesi menkibede bir leitmotif olarak çu sözlerle defalarca vurgulanir: "Deh§et saçmadan ülkede adalet saglanamaz", "deh§etin olmadigi hükümdarlik, dizginsiz at gibidir", "hükümdar deh§et saçmazsa ülkeyi elinde tutamaz", "böyle bir dehnet saçmadan ülkede adalet saglanamaz".
Peresvetov, tüm ülkede adaleti ve güveni saglamak için hükümdara karçi gelenlerin agir bir çekilde cezalandirilmalari ve böylece kimsenin mutlak hükümdarin sözünden çikmamalari gerektigini savunarak menkibede Fatih Sultan'a çu sözleri söyletir:
Türk hükümdari Sultan Mehmet filozoflariyla konu§masina §öyle devam etti: "Gö- rüyorsunuz, Tanri hainligi, kibri ve tembelligi sevmez. Yüce Tanri bunlara kar§i koyar ve bunlari yapanlari sonsuz öfkesiyle cezalandirir. Görüyorsunuz ki Yunanlilarin kibirliligi ve §eytanligi kar§isinda Tanri bize askeri gücün kaynagi olan bilge ve büyük imparatoru bah§etti ancak onlarin fesatligi Tanriyi öfkelendirdi; çünkü bu kadar bilge bir imparatorun etrafini fitneyle sarmi§, onu kurnazlikla elde etmi§, sava§ma gücünü azaltmi§lardi. Ben, siz bilge filozoflarima §unlari söylüyorum: Tanrinin bize kar§i hiçbir §ekilde öfkelenmemesi için beni her §eyden koruyun"22
Böylece hükümdar, sadece Bizanslilarin hatalarindan ders çikarilmasi- ni istemekle kalmaz, ayni zamanda kendi gahsina da saygi duyulmasini talep eder.
Menkibenin devaminda Sultan Mehmet'in devlet yönetiminden söz edi- lir. Bu, aslinda Peresvetov'un Çar IV. ivan'dan bekledigi yönetim sistemidir:
"Hükümdar, 1453 yilinda egemenligi altindaki topraklardan elde edilecek tüm gelir- lerin kendi hazinesinde toplanmasini emretti. Rü§vetle ba§tan çikmamalari ve kimseyi adalet- siz yargilamamalari için soylularindan hiçbirine hiçbir §ehrin yönetimini vermedi ancak gös- terdikleri yararliliklar için kendilerine devlet hazinesinden maa§ bagladi. Ülkenin her yerinde mahkemeler kurdu ve yargiçlarin bastan çikmamalari ve adil yargilamalari için mahkeme gelirlerinin kendi hazinesine gönderilmesini emretti. Yargiçlarina §öyle emirler verdi: "Yala- nin dostu olmayin. Tanrinin sevdigi gibi, dogruluktan §a§mayin". Yargiçlarini, sadik pa§a- larini, kadilarini, suba§ilarini ve emirlerini23§ehirlere göndererek yargilamada adil olmalarini emretti ve §öyle dedi: "Sevgili ve sadik din karde§lerim, yargilarken adil davranin" Kisa bir süre sonra da yargiçlarin nasil yargiladiklarini denetledi"24
"Sultan Mehmet Menkibesi"ni IV. ivan'in gerçekten okuyup okumadigina dair kesin bir kanit olmasa da menkibede önerilen devlet sistemiyle Çar'in bu menkibenin yazilig tarihinden sonra uygulamaya koydugu 'Opriçnina' sistemi arasindaki benzerlik, IV. ivan'in Peresvetov'un görüglerini göz ardi etmedigine igaret etmektedir. Menkibenin ilerleyen satirlarinda hükümdarin emirlerinin yerine getirilmediginde suçlularin nasil cezalandirilacagina dair bilgiler veril- migtir. Ancak verilecek cezanin niteligi fazla agirdir. Bu da Korkunç ivan'in be- nimsedigi yönetim çekline fazlaca uymaktadir:
"Hükümdara yargiçlarinin rü§vet aldiklari ve kendilerine yapilan vaatlere göre yar- gilamada bulunduklarina dair ihbarlar yapildi. Hükümdar herhangi bir suçlamada bulun- madi. Sadece diri diri derilerinin yüzülmesini emretti ve §öyle dedi: "Eger vücutlari tekrar deriyle kaplanirsa suçlari affedilsin". Yüzülen derilerin tabaklanmasini, kâgitla doldurulma- sini ve demir çivilerle mahkemelere çakilmasini, derilerin üzerine de §u sözlerin yazilmasini emretti: "Böyle bir dehnet saçmadan ülkede adalet saglamak mümkün degildir. Bir hüküm- darin ülkesinde adaleti saglamasi, suçlu ise en sevdigi insani bile bagi§lamamasi demektir. Deh§etin olmadigi hükümdarlik, dizginsiz at gibidir". Hükümdar sözlerine §öyle devam etti: "Hükümdar dehnet saçmazsa ülkeyi elinde tutamaz"25
Korkunç ivan'in kendisine ihanet ettikleri §üphesiyle tüm Novgorod hal- kini cezalandirmak için 1570'de bu çehri tamamen yakip yiktigi, Moskova'da çok sayida idam cezalari verdigi, küçük bir itiraza tahammül edemeyerek büyük oglu ivan'i asasiyla öldürdügü dü^ünülürse, Çar'in menkibede geçen bu sözle- re fazlasiyla sadik kaldigi söylenebilir.
Menkibenin yazari siyasal amaçlarla kaleme aldigi bu yapit araciligiyla genç ve tecrübesiz Çar'a adalet ve inanç kavramlarini benimsetmek istemiçtir. Peresvetov, bir hükümdarin adil olmasi ve sözünü dinletebilmesi için otoriter davranmasi gerektigini §u sözlerle anlatmiçtir:
"(Sultan) Mehmet sahip oldugu topraklara adaletli yargiyi getirdi, yalani ortadan kaldirdi ve bu konuda §unlari söyledi: "Tanri adaleti her §eyden çok sever. Bir hükümdar deh- net saçmadan ülkeyi elinde tutamaz. Imparator Konstantin, maiyetindeki soylulari ba§ibo§ birakti ve onlarin gönlünü ho§ tuttu. Soylular buna sevindiler ve kirli yollarla zengin oldular, oysa toprak ve ülke onlarin yüzünden inliyordu ve felaket içinde yüzüyordu. Tanri bu yüzden Imparator Konstantine, onun soylularina ve tüm Yunan imparatorluguna kar§i gazaba geldi, çünkü onlar adaletten tiksinmi§lerdi ve Tanri'nin adaleti her §eyden çok sevdigini bil- miyorlardi. Yoksa siz de benim Tanri'yi gazaba getirmemi istiyor ve beni sizlerle birlikte yok olmaya mi sürüklüyorsunuz?"26
Sultan Mehmet'in kendi ülkesinde uyguladigi reform sistemini Peres- vetov Rusya için de çart kabul ederek mutlak monarçinin tasvirini yapar. Türk hükümdari emir ve kanunlari kendisi koyar; askerlerinin ve maiyetindeki yöne- ticilerin alacagi maaçin miktarini kendisi belirler; dirlik ve düzeni saglamak için mahkemeler kurar ve bunlari denetleme içini kendisi organize eder. Elbette hükümdar bütün bunlari tek bacina yapmaz. Bunlari yaptiracagi paçalari, mol- lalari kadilari vardir. Menkibede Fatih Sultan'in kendi adalet sistemini oluçtu- rurken nasil bir yol izlediginden §öyle söz edilir:
"Hükümdar, bütün §ehirlerine deh§etiyle gözdagi verdigi dürüst yargiçlar gönderdi. Onlara suçlamada bulunma ya da temize çikarma konusunda ba§vuracaklari yargilama kitaplari verdi. Her §ehirde ücretsiz mahkemeler kurdu. Hükümdar, egemenligi altindaki §ehirlere ve ülkenin her yerine maiyetindeki soylulardan pa§alar, suba§ilari ve emirler gön- derdi. Böylece her §ehirde hükümdarin kendi yargiçlari bulunuyordu. Hükümdar, kötülügün yayilmamasi için askerlerinin büyük bir §iddetle, ölüm cezasiyla yargilanmalarini ve bunun ücretsiz yapilmasini emretti. Yargiçlarin adaletsiz hüküm vermeleri konusunda ayartilma- malari için ise onlara hükümdarlik hazinesinden maa§ baglandi. (...) Ordusunu taniyan ve hükümdarin gazabindan korkan pa§a, davayi hiçbir ücret ve rü§vet almadan yürütür, yargilamada adil davranirdi. Bu davalar kisa sürede tamamlanirdi. Hükümdar akillica dav- ranmi§, ordusuyla yakindan ilgilenmi§ ve bütün askerleri sevindirmi§ti. (...) O (Sultan) ordusuna §öyle dedi: "Karde§lerim, görevinizden dolayi üzüntüye kapilmayin. Görevimiz ol- masa bu dünyada ya§ayamayiz. Eger hükümdar k^ük bir yanilgiya dü§er ve yumu§arsa ülkesi fakirle§ir ve ba§ka bir hükümdarin eline geçer".27
Fatih Sultan'in bu sistemini benimseyen Peresvetov'a göre, Rusya'nin en büyük eksigi olan güçlü bir merkeziyetçi yönetim için askerî, adlî ve ekono- mik reform ancak bu çekilde mümkün olabilir. Nitekim IV. ivan'in kurdugu ve XVI. yüzyilin ortalarinda tam olarak olgunlaçmaya baçlayan otokratik sistemin birçok unsuru 1917 Devrimi'ne kadar ayakta kalacaktir.28
"Sultan Mehmet Menkibesi"nde siradan 'asker' imgesinin ayri bir önemi vardir. Peresvetov'a göre ülkenin kaderini askerler belirler. Dolayisiyla hüküm- darin askerlere sahip çikmasi gerekir. Fatih Sultan, ordusunun yüksek komu- tanlarina ve erlerine §öyle seslenir:
"Kardeçlerim, hepimiz Adem ogluyuz. Bana sadakatle hizmet eden ve canini verirce- sine dü§mana kar§i koyan ki§i benim gözümde en degerli insandir". Hükümdar, askerlerden her birinin §an ve §öhret kazanmasini saglamak için ordusuna böyle seslendi. Onlari hem ödüllendirdi hem de gözdagi verdi: "Dü§manla ölüm oyunu oynayarak onurlu bir §eklide canini vermek istemeyen, ölüm cezasina çarptirilarak benim gazabimdan ölecek. Kendisinin ve çocuklarinin §eref ve itibari yok olacak"29
Ayrica siradan bir asker savaç sirasinda yararlilik gösterdiginde bir soylu gibi yüceltilir:
"Hükümdar, dü§mana kar§i g^lü durani, ölüm oyunu oynayani, dü§man ordula- rini bozguna ugratani ve sadakatle hizmet edeni, taninmi§ bir soydan olmasa da, yüceltir. Ona yüksek bir unvan verir, maa§ini büyük ö^üde artirir ve böylelikle askerlerin gönlünü alirdi"3
Böylece iyi bir asker, unvanini zenginlik ya da asaletle degil, bilgeligi ve kiçisel cesaretiyle elde eder.
Peresvetov, Fatih Sultan Mehmet zamaninda askerlerin hak ve adaletini korumak için ortaya konulan kurallari da örnek almiçtir. Askerlerin iyi yaçama- lari ve dolayisiyla savaçlarda cesaret gösterebilmeleri için düzenli bir hayata ihtiyaci vardir. Onlarin haklarini korumak amaciyla belli kurallar konulmuçtur ve bu kurallara uymayanlar hükümdarin gazabiyla karçi karçiya kalacaktir:
"Hükümdarin verdigi maa§ ve ulufe yeterliydi ve askerlerin yürekleri ne§e doluydu. Onlar sessiz sedasiz sava§irlardi. Askerler sabah, öglen ve ak§am olmak üzere günde \Àç kere ali§veri§ yaparlardi. Her malin fiyati, neyin ne kadar satilacagi kanunla belirlenmi§ti. Her §ey tartilarak satilirdi. (...) Asker, bir mali hükümdarin çikarmi§ oldugu yasaya göre be- lirlenen ücreti ödeyerek satin alirdi. Yasada belirtilen ücreti ödemeyen ya da para vermeden almaya çali§anlar ölüm cezasina çarptirilirdi ve en degerli insanlar bile bagi§lanmazdi. Eger tüccar kandirir, eksik tartar ya da hükümdarin yasasinda belirtilen fiyattan fazlasini alirsa, hükümdarin yasalarina kar§i gelmek suçundan ölüm cezasina çarptirilirdi ".31
Görüldügü gibi ülkede dirlik ve düzeni saglamak için hem adil yasalar konulmakta hem de tüm halka gözdagi verilmektedir. Menkibenin yazari da böylesine mutlak bir iktidarlik saglanmadan ülkede düzen kurulamayacaginin altini çizmektedir. Yine menkibenin ilerleyen bölümlerinde bu fikirler §öyle pe- kiçtirilmiçtir:
"Türk hükümdarliginda hirsiz ve soyguncular için cezaevi yoktur. Kötülügün yayil- mamasi için onlari ^üncü gün ölüm cezasina çarptirirlar"32
"Sultan Mehmet Menkibesi"nde sosyal sorunlara da deginilir. Peresvetov'a göre Rusya'da ilk olarak ele alinmasi gereken en önemli sosyal konular esirlik ve kölelik sorunudur. Yazar, Konstantin'in ülkesinde en degerli insanlarin imparatorun maiyetindeki soylularin elinde özgürlüklerini yitirdik- lerini, kölele^tirildiklerini ve böylece dü^mana karçi amansizca sava^amadikla- rindan söz eder. Oysaki Sultan Mehmet, menkibede kölelik hakkinda §öyle der: "Yalnizca Tanri bizim üzerimizdedir ve bizler O'nun kölesiyiz"33 Yine menkibeye göre Fatih Sultan, Bizans'i ele geçirince kölelik kayit defterlerinin ve belgelerinin kendisine teslim edilmesini ister ve hepsinin yakilmasini emreder. Menkibeye göre:
"Esirler yedi ya da en fazla dokuz yil çali§tiktan sonra özgürlüklerine kavu§acaklar. Eger birisi esiri yüksek ücret ödeyerek satin alirsa ve dokuz yildan fazla tutmaya kalkar ve esir de §ikâyette bulunursa, o ki§i hükümdarin gazabina ugrayacak ve ölüm cezasina çarpti- rilacaktir. (...) Sultan Mehmet §öyle dedi: "Bir ülkede insanlar kölele§tirilmi§se, onlar cesur olamaz ve dü§manla sava§ma yürekliligini gösteremezler. Kölele§tirilmi§ insan, ister g^lü, ister zayif olsun, utanç duymaktan korkmaz, onur kazanmaya çali§maz. "Madem ki ben bir köleyim, ba§ka biradim da olmayacak"der".34
Kölelige karçi olan Fatih Sultan'in bu konudaki kararliligi, maiyetine da- hil ettigi paralarla kanitlanmaktadir:
"Çimdiki Türk hükümdarinin maiyetindeki Arnavut Pa§a, Arnavutluk topraklarin- dan bir esirdir, fakat o, cesaretle dü§mana kar§i koymayi ve dü§man ordularini bozguna ugratmayi ba§ardi. Karaman Pa§a da Karaman'dan getirilmi§ bir esirdi. Her ikisi de büyük bilge ki§i olduklari, hükümdara hizmet etmeyi ve dü§mana cesaretle kar§i koymayi ba§ardik- lari için ün kazandilar. Hükümdar, ba§kalarinin da ayni §ekilde kendisine sadakatle hizmet etmelerini saglamak için, babalarinin kim oldugu bilinmedigi halde, bilgeliklerinden dolayi onlara büyük unvanlar verdi'7.35
Bu sözlerle Peresvetov, Türk adaletini örnek göstererek Rus Çarliginda da köleligin kaldirilmasini umut etmektedir. Ancak tarihsel sürece bakildi- ginda, özellikle Avrupa'da XVI. yüzyilda devlet sisteminin yerine oturmasiyla köleligin kalktigi görülürken, Rusya'da durum tam tersine geliçmiçtir. IV. ivan döneminde kölelik, devletin gücünden, iradesinden ve ihtiyaçlarindan ortaya çikmigtir. Topragin bol ve el emeginin az oldugu bu ülkede düzenli mali girdi- leri garanti altina alma ve devletin bütün faaliyetlerini denetim altinda tutma ihtiyaci kölelige yön veren durumlar olmugtur36
Siyasal Ütopya
ivan Peresvetov'un bu menkibede olumlu özellikler yükledigi ve kimi aragtir- macilarin kabul ettigi gibi "siyasal bir ütopya" niteligi kazandirdigi Fatih Sultan Mehmet imgesi, kimi zaman siyasal amaç, kimi zaman da dinsel inanç kaygi- siyla ayni zamanda yazarin kendi "dini ütopyasi"dir. XVI. yüzyil, kilise baskisi dolayisiyla Rusya'da din digi konularin yeni yeni ele alinmaya baglandigi bir dönemdir. Peresvetov'un da dindar bir yazar oldugu göz önünde bulundurul- dugunda, Rus Çarligi için örnek gösterdigi ütopyayi Müslüman bir Türk pa- digahina mal ederken dini açidan zorlandigi dügünülebilir. Yazar, bu sorunu agabilmek için menkibesinde kimi zaman gerçekleri saptirarak aslinda Fatih Sultan'in Hiristiyan olmak istedigini, bilgece fikirlerini Hiristiyan din kitapla- rindan aldigini belirtir. Menkibede Peresvetov, Sultan Mehmet'in din hakkin- daki fikirlerini gu gekilde dile getirir:
"Tanri'nin sevmedigini yapma. Tanri'nin hiçbir §ekilde gazaba gelmemesi için Tanri'dan kork ve hükümdarin buyruklarini unutma"3
Ve hemen ardindan gunlari ekler:
"Sultan Mehmet bu bilgeligi, bir Hiristiyan hükümdarinin nasil olmasi gerektigini ve Tanri iradesini yaratmayi Hiristiyan kitaplarindan aldi".38
Peresvetov, menkibe boyunca bu tür görüglere yer verdikten sonra ta- mamen hayal gücüne bagvurmak zorunda kalarak göyle bir çikarimda bulunur:
"Sultan Mehmet kendisi için gizlice §unlari yazmi§tir: "Bir Hiristiyan hükümdarinin böyle olmasi gerekirdi. Her §eyde adaletten yana olmali ve Hiristiyan dinini bütün gücüyle savunmalidir". O, büyük bir bilge ki§i oldugundan bu konuyu çok dü§ünmü§, kalpten gelen bir co§kuyla Hiristiyanligi kabul etmek istemi§ ve Hiristiyan dinini övmü§tü: Tanri katinda Hiristiyanlik gibi ba§ka bir din yoktur. Hiristiyan olmayanlari Hiristiyan yapmak ve bu dini yaymak için sefereçikan ve bu ugurda ordusu yenilenler Tanri iradesini yerine getirmi§tir"39
istanbul'u fethederek bir çagi kapatan Fatih Sultan Mehmet'in ne kadar güçlü ve adaletli bir hükümdar oldugunu bilen Peresvetov, aslinda bu yazdik- lariyla tahta yeni geçen genç Çar'a din, inanç ve adalet kavramlarini benimset- mek istemigtir. Böylesine büyük bir gücü sadece Hiristiyan dininden olan bir hükümdara yakigtiran Peresvetov, ancak hayal gücüyle Fatih Sultan Mehmet'e söylettigi bu sözlerle dile getirip dini duygularini da pekiçtirmiçtir. Menkibe yazarinin asil göstermek istedigi, Hiristiyan olmayan bir hükümdarin Tanri'nin isteklerini yerine getirebilme kudretinde olmasi ve bunu da hem maiyetinde- kilere hem de askerlerine açilamasidir. Peresvetov'a göre Fatih Sultan'in gücü ve bilgeligi, Tanri'ya bagli kalarak kutsalligini kanitlamasi, devletini yönetirken hem adil davranip hem de dinin gerektirdiklerini yapmasinda gizlidir. Yaza- rin dü§üncesine göre inanç, dini dogmalar sistemi ve davraniç kurallarindan ibarettir. Adalet kavrami ise yönetmekle, yargilamakla, ahlakla ve dogrulukla eç anlamlidir. Adalet, bir ülkenin var olmasi için en gerekli unsurdur. Kons- tantinopolis de Hiristiyan inancina sahip oldugu halde yöneticilerinin adaleti unutmasindan dolayi dü§mü§tür. Peresvetov'un siyaset ve hukuk teorisi, XV. yüzyilin sonlarindan itibaren tüm Rusya'yi sarmaya baçlayan kilise normlarin- dan uzaklaçma egiliminin de etkisiyle, din diçi konulara yönelmi§tir. Böylece adalet kavrami da dini içerikten kismen uzaklaçmiç, daha ziyade dünyevi bir yorum kazanmiçtir. Dolayisiyla yazarin siyasi ütopyasini Hiristiyan olmayan bir devlet büyügünün yerine getirmiç olmasi, Peresvetov'dan beklenmesi çaçirtici olmayan bir durum çeklinde dü§ünülebilir. Ancak tüm bunlara ragmen yazar, öne sürdügü adalet kavraminin en çok Hiristiyan dü§üncesiyle örtü§tügünü dile getirmekte ve siyasi ütopyasinin baçka topraklarda degil de Hiristiyan Rus devletinde gerçekleçmesini dilemektedir. Yazar, menkibenin sonunda çu söz- leri söylemekten kendini alamaz:
"Eger gerçek Hiristiyan dini Türk adaletiyle birle§mi§ olsaydi, melekler onlarla sohbet ederdi. Eger Türk adaleti Hiristiyan diniyle birle§mi§ olsaydi, melekler ayni §ekilde onlarla da sohbet ederdi".40
Yazar bu sözlerini hem Hiristiyan dininin propagandasini yaparak Çar'in gözünden dü§memek, hem de Türklerin dinde gösterdikleri ho§görüyü dile getirmek amaciyla yazmiç olabilir. Nitekim Fatih Sultan Mehmet'in istanbul'u fethettikten sonra üstlendigi görev, çehirdeki Bizans etkisini yok etmek degil, onu yeni bir Osmanli modeline göre diriltmek olmuçtur. Bu açamada çehrin Müslüman olmayan en büyük ve kültürlü azinligini oluçturan Rumlara karçi ol- dukça ilimli bir tavir takinmasi ve 1454 yilinda ünlü keçiç Gennadios'a Patriklik tacini giydirmesi, Bati'da sultanin din degiçtirip Hiristiyanligi kabul edebilece- gine dair tutumlara yol açmiçtir. Ancak bu yaklaçimlar, dinsel konularda hoç- görülü olan ama kendini Allah'in aracisi ve halifelerin varisi olarak gören ve bu nedenle de ruhen ve siyasal açidan islam diniyle özde§le§mi§ olan Fatih Sultan Mehmet'i hiçbir çekilde etkilememiçtir.41 Dolayisiyla, gerek Bati'da gerekse Rus Çarliginda hiçbir hükümdara nasip olmayan böylesine bir gücü Hiristiyanliga mal etme çabalari bir sonuç verememiçtir.
Sonuç
ivan Peresvetov, "Sultan Mehmet Menkibesi" ile sade bir dille genç Rus Çar'ina dersler vermektedir. Fatih Sultan Mehmet'in yönetim çeklini örnek göstererek Çar'in hiçbir surette maiyetindekilere sonsuz yetki vermemesini, devlet yö- netimi sirasinda kararli ve acimasiz olmasini, kendisine has bir ordu sistemi geliçtirmesini, hiçbir çekilde Tanri'yi gazaba getirmemesini, adaletin her çey- den üstün gelmesi gerektigini, köleligin ve esaretin kesinlikle kaldirilmasini önermektedir. Yazar bütün bunlari Fatih Sultan Mehmet'in agzindan, onun dü^üncelerini ya da maiyetindekilerle sohbetini aktarma çekliyle sunmuçtur. Peresvetov'un din diçi bir yaklaçimla sunmaya gayret gösterdigi ve ideal devlet düzenini ele aldigi bu menkibe, yeni bir çagin kurucusu olan bir Türk sultanini örnek göstermesi açisindan önemlidir. XV. yüzyilin ikinci yarisindan baçlaya- rak feodal prensliklerden merkezileçmeye geçme açamasinda Rusya'da yaça- nan siyasal geliçmelerin edebiyata yansimasi dogal bir süreçtir. Peresvetov'un "Sultan Mehmet Menkibesi" ile özetlemeye çaliçtigi ve vermek istedigi dersler, yeni bir devlet düzeni arayiçindan, Çar'dan beklenen sorumluluklardan kay- naklanmaktadir. Bunun yaninda söz konusu menkibe, Fatih Sultan'in agzindan sunularak efsane hükümdarin bilgeligi ve adaleti pekiçtirilmiçtir.
1 Tam metin için bkz: Altan Aykut, "ivan Peresvetov ve "Sultan Mehmet Menkibesi", Belleten , Türk Tarih Kurumu Basimevi, Sayi: 184, Cilt: 46, Ankara 1982, s. 861-882.
2 Komandorova N.i., Russkiy Stambul , Veçe, Moskva 2009, s. 129.
3 Gudziy N.K., ístoriya drevney russkoy literaturi, 1938, www.stavatnarod.ru/dopolnit/book0110.htm, s. 176.
4 Lihaçev D.S., Istoriya russkoy literaturi, Tom perviy, Nauka, Leningrad 1980, s. 278.
5 Platonov S.F., Polniy kurs lektsiy po russkoy istorii , Firma STD, Moskva 2005, s. 216.
6 Orijinal metinde bu sözcük "yaniçani" olarak yazilmigtir.
7 Gudziy N.K., Hrestomatiya po drevney russkoy literature XI-XVII . Gosudarstvennoye uçebno- pedagogiçeskoye izdatelstvo ministerstva prosve§çeniya RSFSR, Moskva 1952, s. 267-268.
8 Kezban Acar, Ba§langiçtan 1917Bolçevik Devrimi'ne Kadar Rusya Tarihi, Nobel, Ankara 2004, s. 73-74.
9 Platonov S.F., a.g.e., s. 222.
10 Yakovlev N. ve Prigçepenko V., istoriçeskiye istoki, Russkiy yazik, Moskva 1989, s. 114.
11 Yakovlev N. ve Priççepenko V., a.g.e., s. 115.
12 Altan Aykut, "ivan Peresvetov ve Sultan Mehmet Menkibesi", Belleten, Türk Tarih Kurumu Basimevi, Cilt 46, Sayi 184, Ankara 1982, s. 863.
13 www.bibliotekar.ru/istoria-politicheskih-i-pravovyh-ucheniy.
14 www.qoos.ru/people/rupublicists/peresvetov.
15 '^üncü Roma' teorisi, 1510-1511 yilinda Pskov'da Ortodoks Kilisesinde bir rahip olan Filofey'in, Çar III. Vasiliy'e yazdigi bir mektupla özetlenebilir. Filofey mektubunda, eskiden dünya hakimiyetinin merkezinin Roma oldugunu, Roma imparatorlugu'nun kiliselerinin ayrilikçilar yüzünden yikildigini, ikinci Roma olan Konstantinopolis'in kiliselerinin Türklerin §ehri fethiyle yikildigini, ^üncü ve son Roma'nin ise dünyadaki tek Hiristiyan Çar olan Vasiliy'in ülkesindeki yönetim merkezi olan Moskova'da kurulacagini yazmaktadir (Ayrintili bilgi için bkz: Kezban Acar, "Çargrad: Rus Tarihi ve Kültüründe istanbul", 7. Uluslararasi Türk Kültürü Kongresi, 5-10 Ekim 2009, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara 2012, s. 27-60; Akdes Nimet Kurat, Rusya Tarihi, Türk Tarih Kurumu Basimevi, Ankara 1999, s. 139-141).
16 Komandorova N.i., a.g.e., s. 130.
17 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 264.
18Orijinal metinde bu unvanlar Tür^e olarak verilmi§tir: "seit", "pa§a", "molna", "obiz".
19Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 265.
20 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 265.
21 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 265.
22 Klyuçevskiy V.O., Russkaya istoriya, Eksmo, Moskva 2010, s. 220.
23 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 265.
24 Orijinal metinde bu unvanlar Tmkçe olarak verilmigtir: "paga", "kadiy", §uba§i", "amin".
25 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 265.
26 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 265-266.
27 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 266-267.
28 H.Carrere D'encausse, Tamamlanmami§ Rusya, Çev. Reçat Uzmen, Ötüken, istanbul 2003, s. 55.
29 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 269.
30 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 269.
31 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 268-269.
32 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 269.
33 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 268.
34 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 268.
35 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 269.
36 H.Carrere D'encausse, a.g.e., s. 62.
37 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 268.
38 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 268.
39 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 270.
40 Gudziy N.K, 1952, a.g.e., s. 271.
41 Lord Kinross, Osmanli, Çev. Meral Gaspirali, Altin Kitaplar, istanbul 2008, s. 114-115.
Kaynaklar
ACAR, Kezban, Ba§langiçtan 1917 Bol§evik Devrimi'ne Kadar Rusya Tarihi, Nobel, Ankara 2004.
ACAR, Kezban "Çargrad: Rus Tarihi ve Kültüründe istanbul", 7. Uluslararasi Türk Kültürü Kongresi, 5-10 Ekim 2009, Ankara 2012.
AYKUT, Altan, "ivan Peresvetov ve Sultan Mehmet Menkibesi". Belleten. Cilt 46. Sayi 184, Türk Tarih Kurumu Basimevi, Ankara 1982.
D'ENCAUSSE, Helene Carrere, Tamamlanmami§ Rusya. Çev: Reçat Uzmen. Ötü- ken, istanbul 2003.
GUDZiY, N.K., Hrestomatiya po drevney russkoy literature, Gosudarstvennoye uçebno- pedagogiçeskoye izdatelstvo ministerstva prosveççeniya RSFSR, Moskva 1952.
GUDZiY, N.K., istoriya drevney russkoy literaturi. http://www.stavatvnarod.ru/do- polnit/book0110.htm. (Eriçim Tarihi: 22.12.2012).
KINROSS, Lord, Osmanli. Çev: Meral Gaspirali, Altin Kitaplar, istanbul 2008.
KLYUÇEVSKiY, V.O., Russkaya istoriya, Eksmo, Moskva 2010.
KOMANDOROVA, N.i., Russkiy Stambul, Veçe, Moskva 2009.
KURAT, Akdes Nimet, Rusya Tarihi, Türk Tarih Kurumu Basimevi, Ankara 1999.
LiHAÇEV, D.S., istoriya russkoy literaturi. Tom perviy, Nauka, Leningrad 1980.
PLATONOV, S.F., Polniy kurs lektsiy po russkoy istorii. Firma STD, Moskva 2005.
YAKOVLEV, N. - PRÎÇÇEPENKO, V., istoriçeskiye istoki, Russkiy yazik, Moskva 1989. http://www.bibliotekar.ru/istoria-politicheskih-i-pravovyh-ucheniy (Eriçim Tarihi: 13.01.2013). http://www.qoos.ru/people/rupublicists/peresvetov (Eriçim Tarihi: 20.01.2013).
Gamze Öksüz*
* Yrd. Doç. Dr., Gazi Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Rus Dili ve Edebiyati Bölümü, e-mail: [email protected]
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer
Copyright Professor Dr. Hale Sivgin 2013
Abstract
In Old Russia, Istanbul was called Tsargrad, "The City of Tsar". The city that gathers attention for all the times has gained huge importance after it has been conquered by Sultan Mehmet the Conqueror, and then been subject to many works of literature. In old Russian literature, especially after the second half of XV^sup th^ century, with the improvement of writings which were touching on the non-religious subjects also contemporary, social and political problems, the story of Constantinopolis' fall and its invasion by Turks has been one of the common subjects. The well known author of XVI^sup th^ century, Ivan Peresvetov had criticised the Russian state government system at the "Sultan Mehmet the Conqueror Saga" ... which shaped Russia's socio-political thought system and within that saga, the author have informed young Tsar Ivan IV (Ivan The Terrible) and shaped the future of social reforms that Russia had needed. Sultan Mehmet The Conqueror who gained a "political utopia" hallmark by Peresvetov in his opinion was a strong, authoritarian and wise emperor, philosopher and a person that should be taken as a role model. While at the saga, the reasons of Byzantine Empire's fall, centralist and absolutist state order and religious thoughts have been narrated with details, young Tsar also had received the message of how to protect himself from the same situation as Byzantine Emperor, like it happened in the past. Having been shown as an example for the creation of fair and strong state politics of Russia, in spite of being a muslim person, Turkish emperor puts the importance of the legacy of Sultan Mehmet the Conqueror in Europe and in Russia as well. In this research, the reasons of an empire's fall, fair state system of the ideal Turkish emperor Sultan Mehmet The Conqueror and the strong new state order that Peresvetov's expectations from young Tsar have been presented in the light of various quotations form the saga. [PUBLICATION ABSTRACT]
You have requested "on-the-fly" machine translation of selected content from our databases. This functionality is provided solely for your convenience and is in no way intended to replace human translation. Show full disclaimer
Neither ProQuest nor its licensors make any representations or warranties with respect to the translations. The translations are automatically generated "AS IS" and "AS AVAILABLE" and are not retained in our systems. PROQUEST AND ITS LICENSORS SPECIFICALLY DISCLAIM ANY AND ALL EXPRESS OR IMPLIED WARRANTIES, INCLUDING WITHOUT LIMITATION, ANY WARRANTIES FOR AVAILABILITY, ACCURACY, TIMELINESS, COMPLETENESS, NON-INFRINGMENT, MERCHANTABILITY OR FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. Your use of the translations is subject to all use restrictions contained in your Electronic Products License Agreement and by using the translation functionality you agree to forgo any and all claims against ProQuest or its licensors for your use of the translation functionality and any output derived there from. Hide full disclaimer





